ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Antik seramikleri ele veren gizli iz bulundu! Modern sahtekarlar bunu kopyalayamıyor

San Diego'daki Scripps Okyanus Bilimleri Enstitüsü'nde geliştirilen yeni manyetik test, antik seramiklerin gerçekliğini kesin olarak ayırt edebiliyor. Bu yöntem, müze depolarında bekleyen ve yaşı tartışmalı olan yüzlerce eserin akıbetini belirlemede devrim yaratıyor.

Ali Demirtaş - | Son Güncelleme Tarihi:
Antik seramikleri ele veren gizli iz bulundu! Modern sahtekarlar bunu kopyalayamıyor

San Diego'da Scripps Okyanus Bilimleri Enstitüsü'nde yürütülen bir araştırma, antik seramiklerin gerçekliğini tespit etmek için geliştirilmiş yeni bir manyetik testle müze ve arkeoloji dünyasında çığır açtı. Jeobilimciler Lisa Tauxe ve Jeffrey Gee ile doktora sonrası araştırmacı Yoav Vaknin'in liderliğinde hazırlanan çalışma, modern sahtekarların kopyalayamayacağı bir 'manyetik imza' sayesinde, pişirilmiş kil eserlerin gerçek mi yoksa sahte mi olduğunu kesin olarak ayırt ediyor. Liverpool Üniversitesi'nden Brendan Cych'in de katkı sunduğu ekip, yöntemi bilinen yaşlara sahip 45 kil nesnesi üzerinde uyguladı ve test edilen her parçada yüzde 100 doğruluk elde etti. Bu yenilikçi yaklaşım, müze depolarında yıllardır bekleyen, yaşı tartışmalı eserlerin kaderini değiştirmeye aday olarak öne çıkıyor.

Yoav Vaknin: 'Manyetik test sahteciliğe son verebilir'

Yeni geliştirilen manyetik test yöntemi, antik seramikler ile modern sahte ürünler arasındaki farkı, kilin yapısında yüzyıllar boyunca biriken ve sadece zamanla oluşan zayıf bir manyetik sinyali ölçerek ortaya koyuyor. Araştırma ekibinin başında bulunan Yoav Vaknin, bu testin özellikle müze küratörleri için büyük bir avantaj sunduğunu belirtti. Vaknin, "Yalnızca otantik eserleri sergilemek isteyen kurumlar için bu yöntem bir dönüm noktası olacak" ifadelerini kullandı. Test, sadece müzeler için değil, aynı zamanda arkeologlar, tarihçiler ve antikaların yasadışı ticaretini önlemeye çalışan kolluk kuvvetleri için de değerli bir araç olarak öne çıkıyor. Çünkü sahtekarlar, pişirilmiş kilin standart laboratuvar testlerini geçebilen kopyalar üretebilse de, kilin yüzyıllar boyunca yavaşça kaydettiği manyetik değişimi taklit edemiyor.

Lisa Tauxe: 'Manyetik sinyal, geçmişin izini taşıyor'

Jeobilimci Lisa Tauxe'ye göre, pişirilmiş kil kaplar, Dünya'nın manyetik alanını adeta bir kayıt cihazı gibi saklıyor. Kilin içindeki demir taneleri, fırında pişirme işlemi sırasında Dünya'nın mevcut manyetik alanına göre hizalanıyor. Kap soğuduktan sonra, bu taneler zamanla çevrelerindeki alanla yeniden yönlenerek ikinci, daha zayıf bir manyetik sinyal oluşturuyor. Çoğu laboratuvar bu ikinci sinyali gürültü olarak görüp ortadan kaldırmaya çalışırken, Vaknin'in ekibi tam tersine bu sinyalin ne kadar ısıya dayanıklı olduğunu ölçüyor. Yapılan testlerde, modern sahte ürünlerin manyetik sinyali 234°F (112°C) sıcaklığa ulaşmadan kaybolurken, bin yıl ve üzeri yaşa sahip antik eserlerde sinyal bu sıcaklığı aşarak varlığını sürdürüyor. Bu kritik sıcaklık noktası, ekip tarafından bilgisayar simülasyonlarıyla da doğrulandı ve 1.000 yıllık nesneler için güvenilir bir ölçüt olarak belirlendi.

Modern sahte ürünler manyetik testi geçemiyor

Araştırmada test edilen 45 nesneden 19'u arkeolojik kazılardan çıkarılan antik eserlerdi. Bunların 15'i Judean kraliyet depolama kapları, 4'ü ise seramik parçalardan oluşuyordu. Geriye kalan 26 nesne ise modern yöntemlerle, elektrikli ocaklarda veya geleneksel fırınlarda üretilmişti. Ayrıca, eski Kudüs'ten alınan dört hatıra eşyası da teste dahil edildi. Her bir nesnenin küçük bir parçası, belirli sıcaklıklara maruz bırakılarak manyetik sinyalin kaybolduğu nokta tespit edildi. Sonuçlar, modern ürünlerin ikinci manyetik sinyalini 234°F (112°C) altında kaybettiğini, antik eserlerin ise bu sıcaklığı aşıp sinyalini koruduğunu gösterdi. Bu bulgular, modern sahte ürünlerin, ne kadar ustaca üretilirse üretilsin, yüzyıllar boyunca biriken manyetik değişimi eksik bıraktığını net biçimde ortaya koydu.

İsrail Antik Eserler İdaresi'nden üç eser teste tabi tutuldu

Ekip, yaşı tartışmalı üç nesneyi de manyetik testten geçirdi. İsrail Antik Eserler İdaresi'nin Antik Eser Hırsızlığı Önleme Birimi tarafından yasadışı antika ticaretinden ele geçirilen bu eserlerin tamamı antik olarak okundu. Özellikle küçük bir sürahi, 664°F (351°C) gibi oldukça yüksek bir sıcaklıkta manyetik sinyal verdi ve bu, kabın tarihsel süreçte ikinci kez yüksek sıcaklığa maruz kaldığını gösterdi. Sürahinin bir kısmındaki kararmış alanlar, antik bir ateşe işaret ederken, standart testlerin yanıltıcı olabileceği bir kez daha ortaya çıktı. Bu bulgu, manyetik testin, geleneksel yöntemlerle birlikte kullanıldığında, sahtecilik vakalarını aydınlatmada ne kadar etkili olabileceğini gözler önüne serdi.

Termolüminesans ve petrografi testleri yetersiz kaldı

Pişirilmiş kilin yaşı için yaygın olarak kullanılan termolüminesans testi, kilin son pişirilmeden bu yana emdiği radyasyonu ölçüyor. Ancak sahtekarlar, yeni bir eseri yapay radyasyona maruz bırakarak veya gerçek bir antik kabı toz haline getirip modern yapıştırıcıyla birleştirerek bu testi geçebiliyor. Petrografi ise kilin kimyasal yapısını analiz ediyor, fakat antik çağda kullanılan kili bulup kullanmak da bu testi yanıltabiliyor. Buna karşın, manyetik testte toz haline getirilmiş kilin bütün olarak fırından geçmemesi veya yapay radyasyonun yüzyıllar boyunca biriken manyetik değişimi taklit edememesi nedeniyle sahte eserler kolayca ayırt edilebiliyor. Lisa Tauxe, "Manyetik test, müzeler ve hükümetler için sahtecilikle mücadelede yeni bir güvenlik katmanı sunuyor" dedi.

1.000 yılın altındaki eserlerde belirsizlik sürüyor

Manyetik testin belirlediği 234°F (112°C) kesim noktası, 1.000 yıldan daha eski eserler için güvenilir sonuçlar veriyor. Ancak bu süreden daha genç olan nesneler veya yakın tarihte üretilmiş sahte ürünler için henüz kesin bir sınır belirlenmiş değil. Özellikle 234°F (112°C) civarında okuma veren parçalar, antik mi yoksa sahte mi oldukları konusunda net bir yanıt sunamıyor. Ayrıca, gerçek bir antik parça da başarısız olabiliyor; örneğin bir kap, fırında durduğu pozisyonda yüzyıllarca yatmışsa veya bir bina yangınında yeniden pişirilmişse, iki manyetik sinyal aynı yöne işaret edebiliyor ve test ayırt edemiyor. Bu nedenle araştırma ekibi, manyetik testin geleneksel yöntemlerle birlikte kullanılması gerektiğini vurguluyor.

Müze depolarında yeni dönem: Manyetik testler yaygınlaşıyor

Dünya genelinde müze depolarında bekleyen ve yaşı tartışmalı antik seramiklerin gerçekliğini belirlemek için artık yeni bir dönem başlıyor. Araştırmacılar, bir sonraki aşamada bu depolardaki tartışmalı nesneleri manyetik teste tabi tutmayı ve elde edilen bulguları olası sahtecilik davalarında mahkemeye sunmayı planlıyor. Bu yaklaşım, özellikle İsrail, Çin, Meksika gibi sahtecilik vakalarının sıkça yaşandığı bölgelerde, kültürel mirasın korunmasına büyük katkı sağlayacak. Müze yetkilileri ve arkeologlar, manyetik testin sağladığı kesin sonuçlar sayesinde, koleksiyonlarını güvenle sergileyebilecek ve sahtecilikle mücadelede önemli bir avantaj elde edecek.

Sonuç olarak, San Diego'da geliştirilen manyetik test yöntemi, antik seramiklerin gerçekliğinin belirlenmesinde hem bilimsel hem de hukuki alanda yeni bir standart oluşturuyor. Bu yöntem, sadece müze koleksiyonlarının güvenliğini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda kültürel mirasın korunmasına ve sahtecilikle mücadeleye de güçlü bir destek sunuyor. Araştırma ekibi, yöntemin yaygınlaşmasıyla birlikte, antik eserlerin geçmişine ışık tutacak yeni keşiflerin de önünün açılacağına inanıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
manyetik test antik seramik sahtecilik arkeoloji müze güvenliği