Alaska'da donmuş topraklar eriyor! Nehirler asit ve metaller yüzünden turuncuya büründü
Arctic Alaska'da donmuş toprakların çözülmesi, bölgedeki nehirlerin kimyasında köklü değişikliklere yol açtı. California Üniversitesi'nden bilim insanları, asit ve metal seviyelerindeki artışın hem sucul yaşam hem de insan sağlığı açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirtti.

Arctic Alaska'nın donmuş topraklarında yaşanan çözülme, bölgedeki nehirlerin kimyasında büyük bir değişime neden oldu. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, çözülmenin etkisiyle asit ve metal yüklü suların nehir sistemlerine karıştığını ortaya koydu. Özellikle California Üniversitesi, Davis'ten uzmanlar, 2022 ile 2024 yazları arasında Noatak Ulusal Koruma Alanı ve Kobuk Vadisi Ulusal Parkı çevresindeki Batı Brooks Sırası'nda altı farklı havzada gerçekleştirdikleri örneklemelerde, nehirlerin onlarca mil boyunca asit ve metal seviyelerinde ciddi artışlar tespit etti. Bu gelişmeler, bölgedeki ekosistemi ve yerel toplulukları doğrudan etkileyen yeni bir çevre tehdidinin habercisi olarak değerlendiriliyor.
California Üniversitesi uzmanları: 'Asit ve metal seviyesi madencilik bölgeleriyle yarışıyor'
California Üniversitesi, Davis'ten kıdemli yazar Brett Poulin ve ekibi, Arctic Alaska'nın donmuş topraklarındaki çözülmenin, nehirlerde madencilik bölgelerinde görülen düzeyde asit ve metal birikimine yol açtığını açıkladı. Poulin'in aktardığına göre, sızıntı sularındaki asitlik ve metal yoğunluğu, ABD Ulusal Parkları'nın bakir nehirlerinde bile madencilik alanlarından alınan örneklerle benzerlik gösteriyor. Ekip, pirit gibi kükürt içeren minerallerin çözülmesiyle açığa çıkan asit ve metallerin, nehirlerin rengini turuncuya çevirdiğini ve suyun kimyasal yapısını onlarca mil boyunca değiştirdiğini belirledi. Özellikle Salmon Nehri'nde 64 mil boyunca yapılan ölçümlerde, nikel, çinko ve kadmiyum seviyelerinde 65 kata varan artışlar gözlemlendi. Bu durumun, nehir ekosistemindeki balık ve diğer sucul canlılar için toksik etkiler yarattığı, ekosistemin bütününü tehdit ettiği vurgulandı.
Brooks Sırası'nda 200'den fazla dere asit drenajından etkileniyor
Brooks Sırası boyunca yapılan uydu analizleri, 2025 itibarıyla 200'den fazla nehir ve derenin asit kaya drenajı tehdidi altında olduğunu gösterdi. Bilim insanları, çözülmekte olan donmuş toprakların, suyun yer altındaki minerallerle daha fazla etkileşime girmesine yol açtığını ve böylece asit ile metallerin nehir sistemlerine taşındığını ifade etti. Özellikle pH değerlerindeki ani düşüşler ve metal konsantrasyonlarındaki sıçramalar, 2019 ve 2020 yıllarında bölgedeki en sıcak kışların ardından gözlemlendi. Bu dönemde, sülfat ve çinko seviyelerinde yüzde 200'ü aşan artışlar kaydedildi. Ekip, bu tür değişimlerin, iklim değişikliğinin etkisiyle donmuş toprakların çözülmesinin hızlanmasından kaynaklandığını ve Arctic Alaska'nın su kaynaklarının geleceği için büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Uzmanlar: 'Su kalitesi balık ve insan sağlığını tehdit ediyor'
California Üniversitesi'nden Taylor Evinger ve Brett Poulin, Arctic Alaska'daki nehirlerde ölçülen birçok metalin balıklar ve diğer sucul canlılar için toksik seviyelere ulaştığını açıkladı. Asidik drenajların görüldüğü yan derelerde selenyumun federal sınırların üzerine çıktığı, bunun da akarsu yaşamı üzerinde ek baskı yarattığı belirtildi. İnsan sağlığı açısından ise, kurşun ve arsenik seviyeleri güvenli sınırların altında kalsa da, uzun vadeli etkilerin ve diğer metallerin potansiyel risklerinin tam olarak bilinmediği vurgulandı. Araştırmacılar, suyun kimyasal yapısındaki değişimin, balık popülasyonlarında ve küçük akarsu hayvanlarının çeşitliliğinde belirgin düşüşlere yol açtığını, bu durumun da ekosistemin dengesini bozduğunu kaydetti. Ayrıca, metalin ne kadarının kıyı Arctic sularına ulaştığı halen belirsizliğini koruyor.
2019'daki ani değişimlerin nedeni sıcak kışlar ve yoğun kar yağışı
Bilimsel ekip, Arctic Alaska'daki nehirlerde gözlenen ani asit ve metal artışlarının, 2018 ve 2019 yıllarında yaşanan rekor sıcak kışlar ve yoğun kar yağışlarıyla bağlantılı olduğunu tespit etti. Daha fazla kar, toprağın yalıtımını artırarak donmuş zeminin çözülmesini hızlandırdı ve suyun daha derinlere inerek minerallerle temasını sağladı. Bu süreç, asit ve metal salınımının birdenbire artmasına yol açtı. 2019'dan sonra sülfat ve çinko seviyelerinde tekrar düşüşler kaydedilse de, bu azalmanın kesin nedeni henüz açıklanamadı. Bilim insanları, reaktif minerallerin sınırlı olabileceğini veya yer altı su yollarının yıldan yıla değişebileceğini düşünüyor. Ancak, Arctic Alaska'daki donmuş toprakların çözülmesiyle ilgili risklerin önümüzdeki yıllarda da devam edeceği öngörülüyor.
Donmuş toprak çözülmesi Arctic Alaska'nın geleceğini tehdit ediyor
Uzmanlar, Arctic Alaska'da donmuş toprakların çözülmesiyle ortaya çıkan asit ve metal yüklü suların, sadece ekosistem için değil, bölgedeki topluluklar ve su kaynakları için de ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekiyor. Özellikle su kalitesinde gözle görülür değişiklikler yaşanırken, balık ve diğer sucul canlıların popülasyonlarında düşüşler tespit edildi. Bilim insanları, bu sürecin dinamik olduğunu ve her yıl yeni etkilerle karşılaşıldığını belirtiyor. Araştırmacılar, hangi manzaraların ve hava koşullarının bir sonraki sızıntıya yol açacağını öngörebilmek için daha fazla veri toplamaya ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Sonuç olarak, Arctic Alaska'daki donmuş toprakların çözülmesi, bölgenin doğal dengesini tehdit eden ve yakından izlenmesi gereken bir çevresel sorun olarak öne çıkıyor.
- Popüler Haberler -
Kuantum bilgisayarlar için tarihi adım! Bir işlemci ilk kez yörüngede çalıştırıldı
Güneş ve Ay depremleri nasıl tetikliyor?
Bitki köklerinin gizli alarm sistemi ortaya çıkarıldı
Topraktaki bakterilerin %4'ünü oluşturuyorlar ama onlar olmasa hiçbir şey yetişmez!
İsrail basını: Netanyahu, BAE liderinden 7 Ekim uyarısına ilişkin haberleri yalanlamasını istedi
Girne'de batan yolcu gemisi: 2 kişinin cesedine ulaşıldı



