ANASAYFA
RAMAZAN
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

ABD Hürmüz'de yalnız mı kaldı? Trump ne yapacak?

DURSUN TOPÇU - | Son Güncelleme Tarihi:
ABD Hürmüz'de yalnız mı kaldı? Trump ne yapacak?

ABD Başkanı Donald Trump Çin, Japonya, Güney Kore ve NATO/Avrupa'yı Hürmüz Boğazı güvenliğini sağlamak için ABD ile birlikte hareket etmeye ve hatta savaş gemisi göndermeye davet etti. Ancak beklediği desteği alamayan Donald Trump, daha sert seçenekleri masaya koyabilir. Washington'un bölgede tek kalması hem askeri riskleri hem de iç politik baskıyı büyütebilir.

Kapat

HABERİN DEVAMI

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş üçüncü haftasına girerken, küresel enerji güvenliğinin kalbi olan Hürmüz Boğazı krizin merkezine yerleşti. Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz akışının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu dar su yolu, İran'ın tehditleri ve fiili müdahaleleri nedeniyle büyük risk altında.

ABD Başkanı Donald Trump, ilk etapta krizin kontrol altında tutulabileceğini savunmuş ve Amerikan donanmasının tankerleri koruyacağını açıklamıştı. Ancak petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması ve İran'ın geri adım atmaması, Washington yönetimini yeni arayışlara itti.

Kaostan çıkış yolları arayan ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz'den gemilerin serbest ve güvenli şekilde geçebilmesi için diplomatik temaslarda bulundu. Axios'un haberine göre Trump, 'çok uluslu koalisyon' oluşturmak için hafta sonu yoğun telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.

'7 ÜLKEYLE GÖRÜŞTÜK'

Bu konuda başta Çin ve Japonya olmak üzere 7 ülkeyle görüştüklerini aktaran Trump, "Bu ülkeler petrolün yaklaşık yüzde 90'ını Hürmüz Boğazı'ndan temin ediyor. Ben de 'Girmek ister misiniz?' dedim. Bakalım ne olacak. Belki gelirler, belki de gelmezler" dedi.

NATO'YU HEDEF ALDI

Trump, Financial Times'a verdiği röportajda ise NATO'yu hedef alarak, "Eğer olumsuz yanıt gelirse, bunun NATO'nun geleceği için çok kötü olacağını düşünüyorum. Ukrayna'da onlara yardım etmek zorunda değildik ama yardım ettik. Şimdi bize yardım edecekler mi, göreceğiz. Orada olacaklar mı, emin değilim." şeklinde konuştu?

"ABD bu yükü tek başına taşımamalı" diyen Trump'ın askeri destek talebi karşılık bulmadı. İngiltere sınırlı teknik destekle yetinmek isterken, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Yunanistan, Norveç, Japonya, İtalya ve Avustralya askeri angajmana kapıyı tamamen kapattı. Çin, İngiltere, Güney Kore ve Danimarka'nın ise çekimser kalması, ABD'nin bölgede giderek yalnızlaşabileceğine işaret ediyor.

ABD'NİN ÖNÜNDEKİ SENARYOLAR

Uzmanlara göre Trump yönetimi önümüzdeki süreçte üç temel seçeneği değerlendirebilir:

1. ABD hâlihazırda bölgede 50 bin asker bulundururken, hafta sonu bir amfibi ile 5 bin deniz piyadesi sevk etmesiyle Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolünü daha fazla güçlendirmeye çalışabilir. Bu senaryo, kısa vadede boğazdan geçen tankerlerin güvenliğini artırsa da İran ile doğrudan çatışma riskini ciddi şekilde yükseltir.

2. Çin, Güney Kore, Japonya gibi NATO dışında, enerjiye bağımlı ülkeleri kapsayan daha dar bir askeri koalisyon kurulabilir. Ancak müttefiklerin çekimser tavrı göz önüne alındığında, bu seçeneğin sınırlı kalması bekleniyor.

3. ABD, İran'a yönelik yaptırımları sertleştirerek ve özellikle Hürmüz'den en çok faydalanan ülkelerin başında gelen Çin ve diğer alıcıları hedef alarak dolaylı baskıyı artırabilir. Bu senaryo askeri riski düşürse de kısa vadede boğazdaki gerilimi çözmeyebilir.

ABD DONANMASI TEK KALIR MI?

ABD donanmasının bölgede tek başına kalması durumunda, asimetrik saldırılar en büyük risk olarak öne çıkıyor. İran'ın hızlı botlar, mayınlar ve insansız hava araçlarıyla uzun sürecek yıpratma stratejisi izlemesi halinde, ABD'nin kayıp verme ihtimali artabilir.

Böyle bir senaryoda, ABD kamuoyunun tepkisi kritik hale gelir. Özellikle uzun süreli ve belirsiz hedeflere sahip askeri operasyonlar, geçmişte olduğu gibi ciddi iç siyasi baskı yaratabilir. Kayıpların artması halinde Trump yönetimi, hem Kongre'den hem de kamuoyundan güçlü bir sorgulamayla karşı karşıya kalabilir.

KÜRESEL ETKİLER DERİNLEŞEBİLİR

Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak uzun süreli bir kriz, sadece bölgesel değil küresel sonuçlar doğurabilir. Enerji fiyatlarındaki artış, enflasyonu tetikleyebilir ve dünya ekonomisinde yeni bir dalgalanma yaratabilir.

Trump'ın önünde hem askeri hem diplomatik açıdan riskli bir 'Hürmüz' kartı bulunuyor. Beklenen uluslararası destek gelmezse, ABD'nin daha agresif bir stratejiye yönelmesi ihtimali güçlenirken, bunun bedelinin hem sahada hem de iç politikada ağır olabileceği değerlendiriliyor.


Etiketler:
Donald Trump Hürmüz Boğazı ABD güvenliği