66 yıllık gizem çözülüyor! Dyatlov Geçidi'nde neler yaşandı?

Kuzey Ural'da 1959 yılında yaşanan ve hala çözülemeyen turist grubunun ölümü, yeni araştırmalar sonucunda tamamen farklı bir ışıkta görülüyor. Rus sunucu Andrey Malakhov'un ekibi tarafından ortaya çıkarılan belgeler, resmi soruşturmanın gizli yönlerini ve grubun asıl amacını gün yüzüne çıkardı.
Dyatlov Geçidi trajedisinin üzerinden altı buçuk on yıl geçmesine rağmen, bu gizemli olayın etrafında yeni detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Rus medya kuruluşlarının derinlemesine araştırması sonucunda, Igor Dyatlov liderliğindeki turist grubunun ölümüne ilişkin daha önce bilinmeyen kanıtlara ulaşılmıştır. Bu bulgular, Dyatlov Geçidi'nde yaşananların resmi açıklamalardan çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir.
Dyatlov Geçidi'ndeki gizli bilimsel görev
Eski dedektif Vladimir Kolyagin, Dyatlov Geçidi'nde yaşanan trajedinin ardında bir bilimsel-teknik görevin yattığını ortaya koymaktadır. Igor Dyatlov, yetenekli bir radyo mühendisi olarak, kısa dalga telsizi alanında benzersiz bir cihaz geliştirmiştir. Bu icat, grubun Kuzey Ural'a gitmesinin asıl nedenini açıklamaktadır. Kolyagin'in ifadelerine göre, Dyatlov ve arkadaşları telsiz iletişiminde bir rekor kırmak amacıyla yola çıkmışlardır. Sovyetler Birliği'nde o dönemde Moskova ile Novgorod arasında kurulan bağlantı rekor olarak kabul ediliyordu. Dyatlov'un geliştirdiği vericisi, bu mesafeyi aşmayı başarmıştır. Turist grubunun yaklaşık 600 kilometre uzaklıktaki Otorten dağının zirvesinden Sverdlovsk şehriyle iletişim kurmayı planladığı belirtilmektedir. Gençler, bu başarıyı gerçekleştirdikleri takdirde dünya çapında ün kazanacaklarını düşünüyorlardı. Rekorun resmi olarak kaydedilmesi için grubun yanında sıradan fotoğraf makinelerinin yanı sıra sinema çekim cihazı da bulunduğu tespit edilmiştir.
Dyatlov Geçidi'nde gizli soruşturmanın izleri
SSCB Başsavcılığı nezdinde özellikle önemli davalarla ilgilenen kıdemli müfettiş Leonid Proshkin, Dyatlov Geçidi olayında resmi soruşturmanın dışında bir başka soruşturmanın yürütüldüğünü ortaya koymaktadır. Proshkin'in açıklamalarına göre, halka açık olan soruşturma sırasında, Başsavcılığın gizli departmanı tarafından paralel bir soruşturma yürütülmekteydi. Bu gizli soruşturma, olayın teknojenik yönüyle ilgileniyordu. Proshkin, bu gizli soruşturmanın bir roketin düşmesiyle bağlantılı olduğunu belirtmektedir. Durumun ne kadar ciddi olduğunu gösteren bir başka detay, cesetlerin otopsisinde Sverdlovsk bölgesi savcısının hazır bulunmasıdır. Proshkin'e göre, bu düzeydeki savcıların otopsiye katılması emsalsiz bir durumdur. Bu tür yüksek rütbeli görevlilerin otopsi işlemlerine katılması, olayın resmi açıklamalardan çok daha önemli bir niteliğe sahip olduğunu göstermektedir.
Hemşire Pelageya Solter, ölen cesetleri ilk kabul eden kişi olarak şok edici tanıklıklar vermektedir. Solter'in ifadelerine göre, cesetler başlangıçta kirli giysilerle morga getirilmiş, orada yıkandıktan sonra giysileri değiştirilmiştir. Bu işlem, resmi belgelerde yer alan birçok tutarsızlığı açıklamaktadır. Araştırmacı Alexey Koskin, cesetlerin bulunduğu haldeki durumu ile otopsi sırasındaki durumunun tamamen farklı olduğunu belirtmektedir. Koskin, Nikolay Tibo-Brignol'un fotoğrafında başının sarılı olarak görüldüğünü, ancak resmi raporda başında yünlü örme bir şapka takılı olduğunun yazılı olduğunu örnek vermektedir. Bu tür tutarsızlıklar, Dyatlov Geçidi olayının resmi açıklamalarının ne kadar güvenilir olduğu konusunda ciddi şüpheler yaratmaktadır.
Dyatlov Geçidi'nde kayıp kanıtlar ve gizemli görüntüler
Georgy Krivonishchenko'nun filmindeki son karelerin detaylı incelenmesi, kampın yakınında yabancı nesnelerin varlığını ortaya çıkarmıştır. Filmin analizi sonucunda, grubu izliyor olabilecek bir insan silueti tespit edilmiştir. Daha da ilginç olan, filmde gizemli parlayan küreler görüntülenmesidir. Bu görüntüler, Dyatlov Geçidi'nde yaşananların ne kadar gizemli olduğunu bir kez daha göstermektedir. Araştırmacı Alexey Koskin, ölen turist grubunun üyelerinden Semyon Zolotarev'in, resmi soruşturmada yer almayan bir fotoğraf makinesine sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Koskin, bu bilinmeyen fotoğraf makinesinin varlığının hiçbir muayene tutanağında belirtilmediğini belirtmektedir. Bu fotoğraf makinesiyle ilgili tüm bilgilerin gizli tutulması, Dyatlov Geçidi olayının ne kadar karmaşık bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Kayıp kanıtlar ve açıklanamayan detaylar, resmi soruşturmanın eksikliklerini ve belki de kasıtlı olarak gizlenen bilgileri işaret etmektedir.
Tüm bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde, Dyatlov Geçidi trajedisinin resmi açıklamalardan çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğu açıkça görülmektedir. Gizli soruşturmalar, kayıp kanıtlar, tutarsız belgeler ve açıklanamayan detaylar, bu olayın tam olarak ne olduğunun hala bilinmediğini göstermektedir. Yeni araştırmalar ve belgelerin ortaya çıkması, Dyatlov Geçidi'ndeki trajedinin gerçek yüzünü anlamaya yönelik önemli adımlar atılmasını sağlamaktadır. Ancak, altı buçuk on yıl sonra bile tam bir açıklık sağlanamaması, bu olayın tarihsel bir gizem olarak kalacağını göstermektedir.
- Popüler Haberler -
Deniz karanlık dalgaları okyanus ekosistemlerini aylarca etkileyebilir
Dünyanın en uzun süren laboratuvar deneyi! 100 yıla yaklaşan sabır
Büyük piramitteki gizli şaftlar ve taşların sırrı ortaya mı çıkıyor?
Farelerin gece kestane seçimi! Risk ve ödül arasındaki ince çizgi
İspanya'daki hızlı tren kazasında can kaybı 41'e yükseldi
Güneş aktivitesi zirveye çıktı! 2026'nın en güçlü olayı



