ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

125 kronik ağrı hastasının taramaları kafatasındaki gizli bağlantıya dikkat çekti

Harvard Tıp Okulu öncülüğünde yürütülen son araştırma, kronik ağrı çeken bireylerde kafatası kemik iliği aktivitesinin önemli bir rol oynayabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu bulgunun ağrı tedavilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğini vurguluyor.

Yakup Ünsal - | Son Güncelleme Tarihi:
125 kronik ağrı hastasının taramaları kafatasındaki gizli bağlantıya dikkat çekti

Harvard Tıp Okulu liderliğinde gerçekleştirilen yeni bir bilimsel çalışma, kronik ağrıya sahip bireylerde kafatası kemik iliği ile beyin arasındaki bağışıklık aktivitesinin, ağrının şiddeti ve süreci üzerinde etkili olabileceğine işaret etti. ABD merkezli ekip, Science Translational Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, özellikle kafatası kemik iliği dokusunun kronik ağrı vakalarında daha yoğun bir bağışıklık yanıtı gösterdiğini ortaya koydu. Çalışma, farklı ağrı türleri yaşayan 125 yetişkinin beyin taramalarını analiz ederek, sağlıklı bireylerle karşılaştırdı ve dikkat çekici sonuçlara ulaştı.

Harvard ekibi: Kafatası kemik iliği bağışıklık yanıtı ağrıyı tetikleyebilir

Araştırmanın merkezinde, kafatası kemik iliği ve beyin zarı arasında bulunan özel kanalların bağışıklık hücrelerinin hareketinde oynadığı rol yer aldı. Harvard Tıp Okulu'ndan Mehrbod Mohammadian ve ekibi, kronik ağrı yaşayan bireylerde bu kanalların özellikle aktif olduğunu tespit etti. Daha önce yapılan araştırmalarda, kafatası kemik iliği çevresinde translocator proteini (TSPO) seviyelerinin migren ve görsel aura gibi rahatsızlıklarda yükseldiği gözlemlenmişti. Yeni bulgular, TSPO'nun yalnızca migrenle sınırlı olmadığını, Alzheimer hastalığı, inme, depresyon ve otizm gibi çeşitli nörolojik bozukluklarda da benzer artışlar gösterdiğini ortaya koydu. Bu durum, kafatası kemik iliği aktivitesinin kronik ağrıya özgü olmadığını, daha geniş bir nöroimmün yanıtın göstergesi olabileceğini düşündürüyor.

Kronik ağrı hastalarında TSPO seviyesi belirgin şekilde arttı

Araştırmacılar, 88'i kronik bel ağrısı, 37'si diz osteoartriti çeken toplam 125 yetişkinin PET/MRI beyin taramalarını inceledi. Elde edilen sonuçlar, kronik ağrı yaşayan bireylerin kafatası kemik iliği dokusunda TSPO seviyelerinin sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı derecede arttığını gösterdi. Özellikle kafatasının frontal ve parietal bölgelerinde belirgin TSPO artışı saptandı. Diz ağrısı çeken katılımcılar, TSPO sinyallerinde en yüksek artışı gösteren grup oldu. Araştırmada, TSPO seviyelerindeki yükselişin, katılımcıların anketlerle bildirdiği ağrı yoğunluğu ve günlük yaşamda yaşanan ağrı müdahalesiyle doğrudan ilişkili olduğu belirlendi. Ayrıca, farklı analizler sonucunda TSPO düzeylerinin anksiyete, depresyon ve genel ağrı yüküyle de bağlantılı olduğu ortaya çıktı.

Otopsi bulguları kafatası kemik iliği ve ağrı ilişkisini güçlendirdi

Kafatası kemik iliği ile kronik ağrı arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak için araştırmacılar, biri kronik ağrı geçmişi olan, diğeri ise böyle bir öyküsü bulunmayan 62 yaşındaki iki erkekten alınan kafatası dokularını da inceledi. Kronik ağrı çeken bağışçıdan alınan kemik iliği örneğinde, toplam hücre sayısı ve TSPO-pozitif hücre oranı, sağlıklı bağışçıya kıyasla belirgin şekilde yüksekti. Kronik ağrı öyküsü olan kişinin dokusunda 3.826 hücre ve yüzde 82 oranında TSPO-pozitif hücre tespit edilirken, kontrol örneğinde bu rakamlar sırasıyla 1.616 hücre ve yüzde 55 olarak kaydedildi. Bilim insanları, bu otopsi bulgularının, beyin görüntüleme sonuçlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, kafatası kemik iliğiyle ilişkili bağışıklık yanıtının kronik ağrıyla bağlantılı olabileceğini gösterdiğini ifade etti. Ancak araştırmacılar, bu aşamada bulguların ön değerlendirme niteliğinde olduğunu ve daha fazla çalışmayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Kafatası kemik iliği hedefli tedaviler umut vadediyor

Çalışmanın sonuçları, kafatası kemik iliği ve beyin arasındaki nöroimmün etkileşimin, kronik ağrının nedenleri ve sürdürücüsü olabileceğine dair güçlü ipuçları sunuyor. Araştırma ekibi, beyinden kaynaklanan bağışıklık sinyallerinin kafatası-meninges kanalları aracılığıyla kemik iliğine ulaşabileceğini ve burada myeloid hücreleri aktive ederek nöroinflamasyonu tetikleyebileceğini belirtti. Bu mekanizmanın, henüz tam olarak anlaşılmasa da, kronik ağrının hücresel düzeydeki nedenlerinin aydınlatılmasında kritik bir rol oynayabileceği düşünülüyor. Araştırmacılar, kafatası kemik iliğini hedef alan yeni tedavi yaklaşımlarının, kronik ağrıya sahip bireyler için umut olabileceğini dile getiriyor. Ancak, çalışmanın gözlemsel yapısı nedeniyle, kafatası kemik iliği aktivitesinin kronik ağrıya doğrudan sebep olup olmadığını kesin olarak belirlemek için daha fazla deneysel araştırmaya ihtiyaç duyuluyor.

Kafatası kemik iliği ve kronik ağrı arasındaki bu yeni bağlantı, bilim dünyasında önemli bir tartışma başlattı. Harvard Tıp Okulu ekibi, bu alanda yürütülecek ileri araştırmaların, kronik ağrının tedavisinde devrim niteliğinde sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Önümüzdeki yıllarda, kafatası kemik iliği hedefli terapilerin, kronik ağrıya sahip milyonlarca insan için yeni bir umut kaynağı olması bekleniyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
kafatası kemik iliği kronik ağrı Harvard bilimsel araştırma TSPO