100 yıllık sır çözüldü! Bu taşlar nasıl hareket ediyor

Death Valley Ulusal Parkı'ndaki Racetrack Playa'da yüz yılı aşkın süredir kendi kendine hareket eden ağır kayaların sırrı, 2014 yılında bir araştırmacı ekibi tarafından çözüldü. GPS donanımlı taşlar ve hızlandırılmış kameralar sayesinde ilk kez bu gizemli hareket görüntülenmiştir.
Death Valley Ulusal Parkı'ndaki Racetrack Playa'nın kurak tabanında uzun yıllar boyunca gözlemcileri ve bilim insanlarını şaşırtan bir fenomen yaşanmaktadır. Ağır kayaların çöl yüzeyinde kendi kendilerine hareket ederek yüzlerce metre uzunluğunda izler bırakması, geçtiğimiz yüzyılın başından itibaren araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Ancak bu gizemli olayın gerçek nedeni ancak 2014 yılında, kapsamlı bir bilimsel çalışma sonucunda ortaya çıkarılmıştır.
Yelkenli taşların uzun tarihi
Yelkenli taşlar olarak bilinen bu ilginç jeolojik oluşumlar, 20. yüzyılın başlarından beri araştırmacıların merakını uyandırmıştır. Death Valley'deki kuru göl yatağında bulunan bu taşlar, görünüşte hiçbir dış müdahale olmaksızın playa boyunca kayarak hareket etmektedir. Yıllar içinde bu fenomeni açıklamaya yönelik pek çok teori ortaya atılmıştır. Güçlü rüzgarlardan manyetik kuvvetlere, hatta dünya dışı etkiler gibi çeşitli hipotezler ileri sürülmüştür. Ancak tüm bu teoriler, nadir bir çevresel koşullar kombinasyonunun bir araya gelmesiyle açıklanabilecek kadar basit değildir. Bilim insanları, bu fenomenin çözümü için uzun yıllar boyunca sabırla çalışmışlardır.
Kamerada yakalanan hareket: Araştırmanın dönüm noktası
Gerçek atılım, Aralık 2013'te Richard D. Norris ve kuzeni James M. Norris'in öncülüğünde başlatılan Slithering Stones Research Initiative projesiyle gerçekleşmiştir. Bu araştırma ekibi, GPS donanımlı taşlar ve hızlandırılmış çekim kameraları kullanarak taşların hareketini belgelemek amacıyla çalışmaya başlamıştır. Racetrack Playa'ya toplam 15 adet böyle taş yerleştiren araştırmacılar, herhangi bir hareketi gözlemlemek için on yıla kadar sürebileceğini tahmin etmişlerdir. Ancak bu beklenti, beklenmedik bir şekilde kırılacaktır.
Aralık ayının 4. ve 20. günlerinde, yerleştirilen kameralar taşların dakikada 15 feet'e kadar bir hızla sürünerek hareket ettiğini kaydetmiştir. Bu dönemde yaşanan en dikkat çekici olaylardan biri, 60'tan fazla kayanın playa boyunca uyum içinde kaymasıdır. Enstrümanlı taşlardan bazıları Aralık 2013 ile Ocak 2014 arasında 224 metre kadar yer değiştirmiştir. Richard Norris, bu beklenmedik başarıyı şöyle açıklamıştır: "Bilimin bazen bir şans unsuru vardır. Hiçbir şey hareket etmeden beş ya da 10 yıl beklemeyi umuyorduk, ancak projeye başladıktan sadece iki yıl sonra, bunu bizzat görmek için tam doğru zamanda orada olmamız tesadüf oldu."
Ince buz tabakaları: Hareketin gerçek nedeni
Araştırma ekibinin bulguları, taşları hareket ettiren şeyin kasırga gücündeki rüzgarlar veya kalın buz levhaları olmadığını ortaya koymaktadır. Bunun yerine, ekibin "pencere camı" buzu olarak tanımladığı, sadece 3 ila 6 milimetre kalınlığındaki narin buz panelleri sorumludur. PLOS One dergisinde yayınlanan çalışmaya göre, bu kırılgan tabakalar sıcaklıklar düştükçe gece boyunca oluşmakta, ardından sabah güneşinin ısısıyla erimeye başlamaktadır. Buz tabakaları parçalandıkça, bazen onlarca metre genişliğindeki yüzen buz panelleri, su basmış playa boyunca yavaşça sürüklenmektedir.
Hızı 4 ila 5 metre/saniye (yaklaşık 9 ila 11 mil/saat) olarak ölçülen hafif rüzgarlar tarafından sürüklenen buz tabakaları, kayalara nazikçe bastırarak onları ileri itmektedir. Bu mekanizmanın sonucunda ortaya çıkan hareket, önceki teorilerin öngördüğünden çok daha pürüzsüz, istikrarlı ve inceliklidir. Güneş, su, buz ve rüzgar arasındaki etkileşim, bu fenomenin sessizce ve doğal bir şekilde ortaya çıkması için mükemmel koşulları yaratmaktadır. Bu dört unsur, çöldeki nadir bir iklimsel durum sırasında birleşerek, taşların hareket etmesine imkân tanımaktadır.
Taşların farklı hareket biçimleri ve izleri
Racetrack Playa'daki tüm kayalar aynı şekilde hareket etmemektedir. Her taşın şekli, dokusu ve yüzey özellikleri, playa boyunca hareketini doğrudan etkilemektedir. Pürüzlü diplere sahip kayalar, düz ve doğrusal izler bırakma eğilimindeyken, daha pürüzsüz yüzeylere sahip olanlar daha kavisli veya düzensiz yollar çizmektedir. Bu izler, çöl koşullarının etkisiyle üç ila dört yıl boyunca kalıcı olabilmekte, zamanla yavaşça solmaktadır.
Taşların kendileri boyut ve bileşim açısından önemli farklılıklar göstermektedir. Genellikle dolomit ve siyenit gibi mineral kayalardan yapılmış olan bu taşlar, ağırlıkları birkaç yüz gramdan birkaç yüz kilograma kadar değişmektedir. Kütlelerine rağmen, sığ su ve kaygan buzun yarattığı düşük sürtünmeli ortam, en ağır kayaların bile minimum kuvvetle hareket etmesine olanak tanımaktadır. Bu durum, fizik kanunlarının çöldeki uygulanışının ne kadar incelikli olduğunu göstermektedir.
Death Valley'deki yelkenli taşlar, bilim insanlarının doğanın gizemlerini çözmek için ne kadar sabırlı ve sistematik olması gerektiğini gösteren önemli bir örnek teşkil etmektedir. Yüz yılı aşkın süren merakın ardından, bu fenomenin açıklanması, jeoloji ve iklim bilimi alanında önemli bir başarı olmuştur. Araştırma ekibinin çalışması, doğanın en sıradan görünen olaylarının bile, derin bilimsel inceleme gerektiren karmaşık mekanizmalar içerebileceğini kanıtlamıştır.
- Popüler Haberler -
Köpekbalıkları yüzyıllar boyunca görüşünü nasıl koruyor! İnsan göz sağlığı için yeni umut
Şehirlerin iklim değişikliğine uyumu! Yeni yaklaşım ve etkileri
Bitkiler su tasarrufu yaparken nasıl nefes alıyor! Kuraklıkla mücadelede önemli buluş
Fransız çiftçilerden Meclis Başkanı'na protesto
Antik çağda meteorlardan demir işliyorlardı! Polonya'daki şaşırtıcı buluntu
İspanyol askerlerinin Gazze'ye gönderilebileceğini söyledi



