Bilim insanları taş, kağıt, makas oyununda kazanmanın sırrını buldu

Bilim insanları 15 bin taş, kağıt, makas oyunu analiz ederek, insanların neden rastgele karar veremediğini ve geçmiş sonuçlara aşırı güvenmekle kaybettiklerini ortaya koydular.
Araştırmacılar, taş, kağıt, makas oyununda başarılı olmak için en etkili yöntemin mümkün olduğunca öngörülemez ve rastgele davranmak olduğunu belirtiyor. Ancak bu teorik bilgi, pratikte uygulanması oldukça zor bir strateji olarak karşımıza çıkıyor. Beyinlerin rekabetçi ortamlarda nasıl kararlar aldığını anlamak amacıyla yürütülen çalışmada, araştırmacılar katılımcılardan beyin aktivitelerini kaydederken 15 bin taş, kağıt, makas oyunu oynamalarını talep ettiler.
Geçmiş oyunlara güvenmek kaybettiriyor
Social Cognitive and Affective Neuroscience dergisinde yayınlanan sonuçlar, önceki turlardan etkilenen oyuncuların istatistiksel olarak daha sık kaybetme eğiliminde olduğunu gösterdi. Bu bulgu, insanların geçmiş sonuçlara aşırı güvenmesinin stratejik kararlarını olumsuz yönde etkilediğini açıkça ortaya koymaktadır. Kazanan oyuncuların beyinleri, geçmiş oyun hakkında bilgi taşımazken, kaybedenlerin beyinleri önceki turlarla ilgili veriler içeriyordu. Bu fark, geçmişe takılı kalmanın rekabetçi ortamlarda ne kadar dezavantajlı olduğunu göstermektedir.
Araştırma, insanların gerçekten rastgele olmakta ne kadar zorlandığını da açıkça gösterdi. Oyuncuların seçimlerinde belirgin önyargılar tespit edildi; katılımcıların yarısından fazlası taş seçeneğini tercih ederken, bunu sırasıyla kağıt ve makas izledi. Bu dağılım, optimal strateji olan tam rastgelelikten önemli ölçüde sapıyordu. Ayrıca insanlar seçimlerini tekrarlamaktan kaçınma eğilimindeydi; bir sonraki turlarında tesadüfen beklenenden daha sık farklı bir seçenek için gidiyorlardı.
Beyin aktivitesi kararları önceden açığa çıkarıyor
Araştırmanın en ilginç bulgusu, oyuncuların seçimlerinin beyin verilerinden tahmin edilebilir olmasıydı. Bilim insanları, bir oyuncunun taş, kağıt veya makas seçme kararını, oyuncu yanıtını vermeden önce bile beyin aktivitesinden doğru bir şekilde öngörebiliyorlardı. Bu, karar verme sürecinin beyin düzeyinde gerçek zamanlı olarak izlenebilir olduğunu göstermektedir. Sadece yaklaşan karar hakkında bilgi bulmakla kalmayan araştırmacılar, aynı zamanda önceki oyun turları hakkında beyin tarafından işlenen bilgiyi de tespit edebildiler.
Beyin, karar verme aşaması sırasında hem oyuncunun hem de rakibinin önceki yanıtı hakkında bilgiye sahipti. Bu bulgu, insanların bir sonraki adımda ne yapacaklarını belirlerken, daha önce ne olduğu hakkındaki bilgiyi bilinçli veya bilinçsiz olarak kullandıklarını göstermektedir. Oyuncular geriye bakarak bir sonraki adımda ne olacağını tahmin etmeye çalışmaktan kendilerini alamıyorlardı. Bu davranış, taş, kağıt, makas gibi basit oyunlarda bile insanın bilgisayarlar kadar rasyonel olamadığını ortaya koymaktadır.
Öngörülemezlik rekabetçi avantaj sağlıyor
Araştırmanın önemli bir sonucu, öngörülemez olmaya çalışırken geçmiş sonuçlara güvenmenin hiçbir şekilde yardımcı olmadığı yönündedir. Aksine, bu davranış oyuncuların stratejisini engelliyordu. Kazanan oyuncuların beyinleri, geçmiş oyunlar hakkında bilgi taşımazken, kaybedenlerin beyinleri bu bilgiyi işliyordu. Bu fark, geçmiş sonuçlara aşırı güvenmenin gerçekten kişinin performansını düşürdüğünü kanıtlamaktadır. Rakibinin bir sonraki adımda ne oynayacağını bilmeyi kim istememiştir ki? Basit oyunlardan küresel politikaya kadar, iyi bir strateji belirleyici bir avantaja yol açabilir.
Araştırma, beyinlerimizin bilgisayar olmadığını ve tamamen rasyonel karar veremediğini vurgulamaktadır. İnsanlar, bir sonraki adımda ne olacağını tahmin etmeye çalışmaktan kendilerini alamıyor ve bu verimsiz olsa bile, gelecekteki kararlarını etkilemek için geçmiş sonuçlara güveniyorlar. Taş, kağıt, makas, bu araştırma için ideal bir başlangıç noktası oluşturdu çünkü bu oyun, insan karar verme mekanizmalarının en temel halini yansıtmaktadır.
Bulguların pratik anlamı ve gelecek araştırmalar
Bilim insanları, çalışmalarını geçmiş kararları takip etmenin daha stratejik olduğu daha karmaşık rekabetçi ortamlara taşımayı planlıyor. Beyinlerimiz öngörülemez olmakta kötü olduğu için, bu durum çoğu sosyal bağlamda aslında iyi bir şeydir ve işbirliği sırasında bize yardımcı olabilir. Ancak, rekabet sırasında, bu önyargı ve davranış kalıpları bizi engelleme potansiyeline sahiptir. Buradan çıkarılacak pratik bir ders, geçmişi aşırı analiz etmeyi bırakanların gelecekte kazanma konusunda daha iyi bir şansa sahip olabileceğidir. Bu bulgu, sadece oyunlar için değil, iş dünyasından spor yönetimine kadar birçok alanda uygulanabilir niteliktedir.
- Popüler Haberler -
Black Friday'in beyninize etkisi bilim tarafından ortaya konuyor
Golden retriever'lar ve insanlar arasında şaşırtıcı genetik bağlantı keşfedildi
Sisle kaplanan Kastamonu havadan görüntülendi
Gözlerdeki gizli işaret: Demans riski erken tespit edilebiliyor
Uyku pozisyonunuz ruh halinizi ele veriyor olabilir
MARS yeni döneme başladı



