ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Aspirin demans riskini azaltabilir mi? Yeni analizde genetik ayrıntı dikkat çekti

Monash Üniversitesi'nde yürütülen geniş çaplı ASPREE araştırması, aspirin kullanımının belirli genetik profile sahip yaşlı bireylerde demans riskini önemli ölçüde azaltabileceğini ortaya koydu. Ancak uzmanlar, aynı grupta ciddi kanama riskinin de arttığına dikkat çekerek, aspirin kullanımının genetik faktörler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Talha Gül - | Son Güncelleme Tarihi:
Aspirin demans riskini azaltabilir mi? Yeni analizde genetik ayrıntı dikkat çekti

Monash Üniversitesi Halk Sağlığı ve Önleyici Tıp Okulu tarafından yürütülen ve 13.541 yaşlı yetişkinin dahil edildiği ASPREE çalışmasının yeni analiz sonuçları, aspirin kullanımının bazı genetik profillere sahip kişilerde demans riskini anlamlı şekilde düşürebileceğini gösterdi. Araştırma, ortalama yaşı 75 olan katılımcıların yaklaşık 4,6 yıl boyunca izlendiği ve bu süre zarfında hem demans hem de ciddi kanama vakalarının dikkatlice değerlendirildiği bir süreçte gerçekleşti. Sonuçlara göre, özellikle platelet biyolojisiyle ilişkili belirli genetik özellikler, aspirin kullanan grupta demans gelişme oranının kayda değer biçimde azalmasıyla bağlantılı bulundu. Ancak aynı zamanda, bu genetik profile sahip bireylerde aspirin kullanımının ciddi kanama riskini de artırdığı belirtildi. Uzmanlar, bu bulguların aspirin'in genetik yapı ile etkileşimini gözler önüne serdiğini ve ilaç kullanımında kişiselleştirilmiş yaklaşımların önemini ortaya koydu.

Dr. Fransquet: 'Aspirin, genetik profile göre demans riskini düşürebilir'

Çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Peter Fransquet, önceki büyük ölçekli denemelerde aspirin kullanımının genel olarak yaşlı yetişkinlerde demansı önlemede etkisiz olduğunun düşünüldüğünü hatırlattı. Ancak yeni analizde, katılımcıların genetik verileri detaylı biçimde incelendiğinde, özellikle platelet biyolojisiyle ilişkili poligenik skorları yüksek olan kişilerde aspirin kullanımının demans riskini yaklaşık yüzde 70 oranında azalttığı gözlemlendi. Bu grupta, aspirin kullanan 1.310 kişiden sadece 13'ü demans geliştirirken, plasebo grubunda aynı genetik profile sahip 1.398 kişiden 46'sında demans gelişti. Dr. Fransquet, bu bulgunun, genetiğin ilaç etkilerini belirlemedeki rolünü vurguladığını ve gelecekte kişiye özel önleyici tedavilerin yolunu açabileceğini ifade etti. Yine de, bu sonuçların tek başına aspirin kullanımına başlanması için yeterli olmadığını, özellikle kanama riskinin göz ardı edilemeyeceğini belirtti.

Aspirin kullananlarda kanama riski iki katına çıktı

Araştırma, demans riskinin azalmasına işaret eden sonuçların yanı sıra, aspirin kullanımının ciddi kanama riskini de artırdığını ortaya koydu. Platelet biyolojisiyle ilişkili genetik profile sahip olan ve aspirin kullanan katılımcıların yüzde 4,4'ünde büyük kanama vakası görülürken, plasebo grubunda bu oran yüzde 2,1 olarak tespit edildi. Yani, aspirin ile sağlanan demans riskindeki yüzde 2,3'lük azalma, aynı oranda kanama riskindeki artışla dengelendi. Araştırmacılar, bu genetik grupta yaklaşık 44 kişiye aspirin verilmesiyle bir demans vakasının önlenebileceğini, ancak aynı sayıda kişinin tedavisiyle bir ek büyük kanama olayının da ortaya çıkabileceğini hesapladı. Bu nedenle, aspirin'in faydasının ciddi bir maliyetle geldiği ve her iki riskin de dikkatle değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Genetik testlerle kişiselleştirilmiş tedavi mümkün mü?

Çalışmada öne çıkan bir diğer bulgu ise, demans riskinde etkili olan genetik faktörlerin alışılmış risk genlerinden farklı olmasıydı. Araştırma ekibi, APOE gibi demansla güçlü ilişkisi bulunan genlerde aspirin etkisi tespit edemedi. Demans, Alzheimer veya Parkinson hastalığıyla bağlantılı genetik skorlar da aspirin'in etkisini belirlemede kayda değer bir rol oynamadı. Bunun yerine, platelet biyolojisiyle bağlantılı genetik skorların belirleyici olduğu ortaya çıktı. Ancak araştırmacılar, bu bulgunun doğrudan yüksek platelet sayısının demansa karşı koruyucu olduğu anlamına gelmediğini, çünkü analizde platelet sayısı veya aktivitesinin doğrudan ölçülmediğini belirtti. Sonuçların doğruluğu için başka bağımsız gruplarda ve daha uzun süreli takiplerle yeni çalışmalar yapılmasının gerekliliği vurgulandı. Ayrıca, genetik testlerin yaygın kullanımıyla kişiselleştirilmiş demans önleme stratejilerinin geliştirilmesinin mümkün olabileceği, ancak bunun için daha fazla bilimsel kanıta ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.

ASPREE araştırmasında sınırlamalar ve uyarılar

Monash Üniversitesi ekibi, elde edilen verilerin umut verici olmasına rağmen, bazı önemli sınırlamalar bulunduğunu belirtti. Öncelikle, analiz edilen genetik soru orijinal ASPREE denemesi tamamlandıktan sonra gündeme geldi ve bu nedenle çalışma, aspirin'in özellikle bu genetik gruptaki etkisini test etmek üzere tasarlanmadı. Takip süresinin demans gibi yıllar içinde gelişen bir hastalık için kısa olduğu belirtildi. Ayrıca, katılımcıların büyük çoğunluğunun Avrupa kökenli olması, bulgunun farklı etnik gruplara genellenmesini zorlaştırıyor. Araştırmacılar, demans türleri arasında ayırım yapmak için yeterli vaka sayısına ulaşılamadığını da ekledi. Tüm bu nedenlerle, elde edilen sonuçların kesin bir öneri sunmadığı, ancak genetik faktörlerin ilaç yanıtında ne kadar etkili olabileceğini gösterdiği ifade edildi. Dr. Fransquet, "Yaşlı yetişkinlerin demansı önlemek amacıyla aspirin kullanımına başlaması için henüz yeterli kanıt yok. Gelecekte yapılacak özel olarak tasarlanmış denemeler, bu ilişkinin gerçek olup olmadığını netleştirebilir" dedi.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
aspirin demans genetik kanama riski ASPREE