ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Uzun COVID hastalarının kanında garip yapılar keşfedildi

Ayşegül Gedik - | Son Güncelleme Tarihi:
Uzun COVID hastalarının kanında garip yapılar keşfedildi

Fransa ve Güney Afrika'daki araştırmacılar, uzun COVID'li hastaların kan örneklerinde sağlıklı insanlara kıyasla 19,7 kat daha fazla mikropıhtı ve anormal beyaz kan hücresi ağları tespit etti. Bu bulgu, hastalığın tanısı ve tedavisi için yeni kapılar açıyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

COVID-19 enfeksiyonundan aylar hatta yıllar sonra yaşanan uzun COVID, tıp dünyasının en gizemli sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Ancak son dönemde yapılan araştırmalar, bu rahatsızlığın arkasında yatan mekanizmaları aydınlatmaya başladı. Montpellier Üniversitesi'nden genetikçi Alain Thierry liderliğindeki bir araştırma ekibi, uzun COVID hastalarının kanında beyin sisi ve kronik yorgunluk gibi belirtilere neden olabilecek olağandışı mikroskobik yapılar bulmuştur. Bu keşif, gelecekteki tedavi yöntemleri için umut verici bir hedef sunmaktadır.

Kanında gizlenen yapılar: Mikropıhtılar ve NET'ler

Uzun COVID'in nedenleri hakkında yapılan araştırmalar, birden fazla fizyolojik mekanizmanın rol oynadığını göstermektedir. 2021 yılında Güney Afrika'daki Stellenbosch Üniversitesi'nden fizyolog Resia Pretorius tarafından gündeme getirilen mikropıhtılar, bu mekanizmalardan biridir. Bu yapılar, inme veya tromboz gibi ciddi hastalıklarda görülen pıhtılardan çok daha küçük olmakla birlikte, kılcal damarlar içinde kan akışını engellemeye yetecek kadar büyüktür. Uzun COVID hastalarının kanında bu anormal pıhtıların yüksek seviyelerde bulunması, hastalığın semptomlarını açıklamaya yardımcı olabilir.

Bunun yanı sıra, 2022 yılında Thierry ve ekibi tarafından yapılan çalışmalar, uzun COVID'li hastaların kanında NET adı verilen yapıların da yüksek seviyelerde olduğunu ortaya koymaktadır. NET'ler, nötrofil hücre dışı tuzaklar anlamına gelmekte ve vücudu istila eden patojenleri yakalamak amacıyla beyaz kan hücreleri tarafından salınan DNA ve enzimlerin yapışkan ağlarıdır. Normal şartlarda bu ağlar hızlı bir şekilde parçalanırken, büyük miktarlarda salındıklarında veya uzun süre vücutta kaldıklarında kan akışı sorunlarına ve damar hastalıklarına yol açabilirler.

Araştırma bulguları: Mikropıhtılar ve NET'lerin etkileşimi

Resia Pretorius ve Alain Thierry arasında gerçekleştirilen işbirliği, bu iki ayrı belirtecin uzun COVID hastalarının kanında nasıl etkileşime girdiğini ortaya koymaktadır. Araştırmacılar, 50 uzun COVID hastası ve 38 sağlıklı gönüllüden alınan kan örneklerini incelemek için görüntüleme akış sitometrisi ve floresan mikroskopisi gibi ileri teknolojik yöntemler kullanmışlardır. Sağlıklı kontrol grubu, Fransa ve Güney Afrika'da iki ayrı kohortta seçilmiş olup, bu çalışma uluslararası bir nitelik taşımaktadır.

Yapılan analiz sonuçları oldukça çarpıcı olmuştur. Uzun COVID'li hastaların kanında sağlıklı kontrol grubuna kıyasla medyanda 19,7 kat daha fazla mikropıhtı tespit edilmiştir. Ayrıca bu pıhtılar, sağlıklı bireylerin kanında görülen mikropıhtılardan daha büyük boyutlardadır. NET'lerdeki artış da uzun COVID hastalarında mikropıhtıların artışıyla doğrudan ilişkili olduğu gözlenmiştir. Ancak araştırmacılar daha sonra daha önemli bir bulguya ulaşmışlardır: NET'lerin mikropıhtıların içine fiziksel olarak gömülü göründüğü, daha önce hiç rapor edilmemiş bir ilişki keşfedilmiştir.

Bu ilişki, hem uzun COVID hastalarından hem de kontrol grubundan alınan tüm örneklerde gözlenmiş olsa da, etki uzun COVID grubunda çok daha belirgindir. NET'lerin yapışkan ağı pıhtılaşmayı kolaylaştırdığından, bu etkileşim mikropıhtıları vücudun fibrinoliz süreci aracılığıyla kan birikimlerini parçalamaya karşı daha dirençli hale getirebilmektedir. Thierry, bu bulguyu şöyle açıklamaktadır: "Bu keşif, mikropıhtılar ve NET'ler arasında, düzensiz hale geldiğinde hastalık yaratabilecek altta yatan fizyolojik etkileşimlerin varlığını göstermektedir."

Tanı ve tedavi için yeni umutlar

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, yapay zeka uygulamalarının bu kan bileşenlerini kullanarak uzun COVID hastalarını yüzde 91 doğrulukla tanımlayabilmesidir. Bu bulgu, mikropıhtılar ve NET'lerin doktorların uzun COVID'i teşhis etmek için kullanabilecekleri bir biyobelirteç olabileceğini göstermektedir. Standart testler kullanılarak belirlenmesi zor olan bu hastalık, artık kan analizi yoluyla daha kolay tanı konulabilir hale gelebilir.

Araştırmacılar, bu kan bileşenlerinin uzun COVID'i nasıl etkilediğini tam olarak çözmek için daha fazla çalışma yapılması gerektiğini belirtmektedir. Mikropıhtılar, NET'ler ve uzun COVID arasında nedensel bir ilişki kurmak, bu araştırmanın sonraki aşamalarında ele alınacak önemli bir konudur. Ancak bu bulguların başarılı bir şekilde uygulamaya geçirilmesi halinde, uzun COVID'le yaşayan milyonlarca insan için tedavi ve rahatlama yönünde önemli bir adım atılmış olacaktır. Tıbbi araştırmanın bu alanında yapılan ilerlemeler, hastalığın anlaşılması ve yönetimi konusunda yeni perspektifler sunmaktadır.


Etiketler:
uzun COVID tıbbi araştırma kan analizi mikropıhtı COVID-19