Erciyes'in eteğinde tarih ve lezzet

Kayseri, Erciyes'in beyaz duvağının dantelleriyle örülmüş 6 bin yıllık geçmişi, medeniyetler köprüsüyle yoğrulmuş lezzetleri ve kültür mirasıyla ziyaretçileri tarihi bir yolculuğa çıkarıyor.
Anadolu'nun kalbinde, Erciyes Dağı eteklerinde gelişmiş ticaret kültürüyle dikkat çeken Kayseri'nin sokaklarında biraz vakit geçirildiğinde, ziyaretçilerini binlerce yıllık bir hikayenin içine davet eden bambaşka bir dünya ortaya çıkıyor. Her köşesinde farklı bir medeniyetin izini taşıyan Kayseri, tarihle modern yaşamın iç içe geçtiği özel şehirlerden biri. Kayseri'nin geçmişi, MÖ 4000'li yıllara kadar uzanıyor. Hititlerden Perslere, Romalılardan Bizans'a, Selçuklulardan Osmanlı'ya kadar pek çok medeniyet bu topraklarda iz bıraktı. Antik dönemde "Mazaka" adıyla bilinen şehir, Kapadokya Krallığı'nın önemli merkezlerinden biri oldu. Roma döneminde "Caesarea" adını alan Kayseri, ticaret yollarının kesiştiği stratejik konumuyla bölgenin en canlı yerleşimlerinden biri hâline geldi.
DOĞASEVERLERE EŞSİZ ROTA
Şehrin siluetine hâkim olan Erciyes Dağı, Kayseri'nin hiç kuşkusuz en etki- leyici simgesi. Dört mevsim farklı güzelliklere bürünen bu heybetli dağ, kış aylarında kayak tutkunlarını ağırlarken yazın doğaseverlere eşsiz rotalar sunuyor. Zirveye doğru uzanan patikalarda yürürken İç Anadolu'nun geniş ufuklarını seyretmek, ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşatıyor.
GASTRONOMİNİN ARKEOLOJİSİ
Elbette Kayseri denince mutfağını anmadan geçmek mümkün değil. Ünü Türkiye sınırlarını aşan Kayseri mantısı, sabır ve ustalığın lezzete dönüşmüş hali. İştah kabartan pastırma ve sucuk da şehrin gastronomi mirasının vazgeçilmez tatları arasında yer alıyor. Kayseri'nin binlerce yıllık gastronomi mirası SUZ Restaurant'ta çağdaş mutfak anlayışıyla buluşuyor. Şef Ahmet Gündoğar'ın ev sahipliğinde Wyndham Grand Kayseri'de gerçekleştirilen "Gelenekten Geleceğe Lezzet Hikayeleri" etkinliğinde Gündoğar'ın liderliğinde hazırlanan menü, Kayseri'nin 16 ilçesinin coğrafi ve kültürel hafızasını tabaklara taşıdı. Geleneksel Kayseri mantısından yağlamaya, Develi cıvıklısından taş fırında pişen et yemeklerine kadar birçok yerel lezzet, çağdaş sunum teknikleriyle geleceğe taşındı.

SIFIR ATIK MUTFAKTA
Restoranda sıfır atık prensibi kapsamında kullanılan malzemeler yerel üreticilerden günlük olarak temin edilerek karbon ayak izinin azaltılması da hedefleniyor. Gündoğar, "Geçmişi korurken yeniden yorumluyoruz. Amacımız toprağın hafızasını, üreticinin emeğini ve bu coğrafyanın kültürel zenginliğini görünür kılmak" dedi.
ROMA DÖNEMİNDE İNŞA EDİLDİ- KAYSERİ KALESİ
Şehir merkezinde yükselen Kayseri Kalesi, geçmişin sessiz tanıklarından biri. Roma döneminde inşa edilen ve yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin dokunuşlarıyla şekillenen kale, bugün kültürel etkinliklerin düzenlendiği canlı bir buluşma noktası.
İLK TIP FAKÜLTELERİNDEN BİRİ-GEVHER NESİBE DARÜŞŞİFASI VE TIP MEDRESESİ
Kayseri'nin Selçuklu mirası, kente ayrı bir zenginlik katmış. Gevher Nesibe Darüşşifası ve Tıp Medresesi dikkat çekiyor. Dünyanın ilk tıp fakültelerinden biri olarak kabul edilen bu yapı, Anadolu'da bilime verilen önemin en somut örneklerinden biri. Hunat Hatun Külliyesi ise taş işçiliğinin inceliklerini gözler önüne seriyor. Caminin avlusunda hissedilen dinginlik, geçmişten bugüne uzanan manevi bir atmosfer yaratıyor.
400'DEN FAZLA TÜRKÇE KELİME BULUNDU- KÜLTEPE KANİŞ KARUM ÖREN YERİ
Şehrin yakınlarında bulunan Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri, Anadolu'nun yazıyla tanıştığı noktalardan biri olarak biliniyor. Burada gün yüzüne çıkarılan çivi yazılı tabletler, yaklaşık dört bin yıl önceki ticaret hayatına, hukuk düzenine ve sosyal yaşama ışık tutuyor. Her bir tablet, insanlık tarihinin ilk sayfalarından kopup gelen birer tanık gibi ziyaretçilerin karşısına çıkıyor. Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığındaki ekip, Asurlu tüccarların Anadolu'ya yazıyı getirdiği döneme ait tabletlerle ilgili çalışmalarını hâlâ sürdürüyor. Prof. Kulakoğlu tarihi mirası, "Anadolu insanı ilk kez okumayı ve yazmayı Kültepe'de öğrendi. Ticaret sayesinde yazıyla tanışılıyor. Çünkü sistemli ticaret kayıt gerektiriyor. Kültepe'de 4 bin yıllık tabletlerde bugün Türkçe'de kullandığımız 400'ün üzerinde kelime bulduk" diye anlattı.
- Popüler Haberler -
Tarihin sıfır noktası baştan yazılıyor! Göbeklitepe'de ‘konut' heyecanı
Avengers: Infinity War'da Tony Stark'a ait süreklilik hatası yıllar sonra fark edildi
Spider-Man: Brand New Day gişede bir rekora daha imza attı
Rami Kütüphanesi "Dünyanın En İyi Yeşil Kütüphanesi" seçildi
Solo Leveling serisi 12 Ağustos'ta geri dönüyor
100 bin Bursalı sanatla buluştu



