<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <link>https://www.yirmidort.tv</link>
    <title>Yirmidört</title>
    <description>Son Dakika Haberleri, Tv programları, Türkiye’ den ve dünyadan tüm gelişmeleri 24 TV’ den takip edebilirsiniz.</description>
    <language>tr-TR</language>
    <generator>Yirmidört Tv Haber</generator>
    <atom:link href="http://pubsubhubbub.appspot.com" rel="hub" />
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290670</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkcell-one-kullanicilara-yuzde-40a-varan-tasarruf-sagladi-290670</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Turkcell One kullanıcılara yüzde 40'a varan tasarruf sağladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Turkcell, dijital platformlardaki abonelikleri tek paket ve tek faturada buluşturduğu Turkcell One'a Disney+'ı da ekledi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Turkcell One kullanıcılara yüzde 40'a varan tasarruf sağladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, HBO Max'lı TV+, Netflix, Amazon Prime, YouTube Premium ile reklamsız YouTube, fizy Sesli Kitap, lifebox, Wonjo Kids gibi platformları bir araya getiren Turkcell One, Turkcell uygulamasından tarifeye eklenerek kullanılabiliyor.</p><p>Ayrı ayrı yapılan aboneliklere kıyasla kullanıcılara yüzde 40'a varan tasarruf ve 12 ay sabit fiyat garantisi sağlayan Turkcell One'a eklenen son dijital platform ise Disney+ oldu.</p><p>Bireysel faturalı mobil müşterilere sunulan Turkcell One paketleri, tarifeye ek 500 liradan başlayan fiyatlarla alınabiliyor. 12 aylık taahhüt süresince paket fiyatı sabit kalıyor.</p><p>Kullanıcılar ayrı ayrı yapılan aboneliklere kıyasla yüzde 40'a varan tasarruftan yararlanabiliyor. Turkcell One servisine Turkcell Uygulaması, çağrı merkezi ve Turkcell mağazaları üzerinden ulaşılabiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/whatsappimage2026090-070920262cab6bb9.jpg"/><p><b>"2024'TEN BU YANA BİRÇOK YENİLİKÇİ ÇÖZÜMÜ HAYATA GEÇİRDİK"</b></p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç, Turkcell One'ın, müşteri deneyiminde ortaya koydukları "Turkcell Çözüm Gücü" yaklaşımının önemli bir parçası olduğunu belirtti.</p><p>Müşteri deneyimini mükemmelleştirme seferberliğinde 2024'ten bu yana birçok yenilikçi çözümü hayata geçirdiklerini aktaran Akgüç, Turkcell Çözüm Gücü yaklaşımımızın merkezinde müşterilerimizi dinlemek, değişen ihtiyaçlarını doğru zamanda görmek ve hayatlarını kolaylaştıran çözümler geliştirmek var. Türkiye'de bir ilke imza atarak hayata geçirdiğimiz Turkcell One da bu anlayışın en somut ve güçlü adımlarından biri. Bugün kullanıcılar filmden diziye, müzikten çocuk içeriklerine kadar çok geniş bir dijital içerik dünyasına erişim sağlıyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Akgüç, dijital platformların sayısı arttıkça da abonelikleri yönetmenin daha karmaşık hale geldiğine işaret ederek, farklı hesaplar, farklı ödeme günleri ve fiyat değişikliklerinin kullanıcıların üzerine yeni yük getirdiğini ve takibinin zorlaştığını anlattı.</p><p>Turkcell One'ı söz konusu iç görüden hareketle, dijital hayatı sadeleştiren bütünleşik bir çözüm olarak sunduklarına dikkati çeken Akgüç, "Böylece Turkcell'liler sevdikleri içeriklere daha kolay ulaşırken, farklı abonelikleri ayrı ayrı yönetmek zorunda kalmıyor ve önemli bir tasarruf avantajı elde ediyor. Kısa sürede gördüğümüz ilgi, Turkcell'lilerin değişen ihtiyaçlarını doğru yakaladığımızın kanıtı." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Akgüç, son olarak Disney+'ın eklenmesiyle Turkcell One dünyasının daha da genişlediğini belirterek, şunları kaydetti:</p><p>"Turkcell One ile dijital içerik deneyimini daha sade, daha avantajlı ve daha erişilebilir hale getiriyoruz. Turkcell One çatısı altında HBO Max'lı TV+, Netflix, Disney+, Amazon Prime, YouTube Premium ile reklamsız YouTube, fizy Sesli Kitap, lifebox, Wonjo Kids yer alıyor. Turkcell gücünde 5G ile dijital deneyimin daha da hızlandığı bu dönemde yenilikçi çözümler üretmeye devam edeceğiz."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/whatsappimage2026090-0709202685633d4e.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/turkcell-one-kullanicilar-408_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290668</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/magazin/ezel-seksenler-kurulus-osman-gibi-sevilen-dizilerde-yer-aldi-unlu-oyuncu-serhat-kilic-son--290668</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:50:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ezel, Seksenler, Kuruluş Osman gibi sevilen dizilerde yer aldı! Ünlü oyuncu Serhat Kılıç son yolculuğuna uğurlanıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Magazin]]></category>
      <description><![CDATA["Ezel", "Seksenler" ve "Kuruluş Osman" gibi sevilen yapımlarda yer edinen başarılı oyuncu Serhat Kılıç için Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde anma töreni düzenlendi. ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ezel, Seksenler, Kuruluş Osman gibi sevilen dizilerde yer aldı! Ünlü oyuncu Serhat Kılıç son yolculuğuna uğurlanıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ezel", "Seksenler" ve "Kuruluş Osman" gibi sevilen yapımlarda canlandırdığı karakterlerle izleyicinin gönlünde yer edinen başarılı oyuncu Serhat Kılıç için Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde anma töreni düzenlendi.</p><p>Tören, Kağıthane'deki evinde yaşamını yitiren 51 yaşındaki oyuncunun fotoğraflarından ve rol aldığı oyunlardan oluşan videoların izlenmesiyle başladı.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven konuşmasında, törene Serhat Kılıç'ın bir dostu olarak katıldığını belirterek, "Bizim yolumuz Seksenler dizisinde kesişmişti. Ben kendisini daha önce biliyordum ama tanımıyordum. İtiraf etmek gerekirse ona gerçekten çok küçük bir rol teklif ettim. O da hiç dert etmedi ama o rolü öyle bir oynadı ki, öyle bir büyüttü ki, tabii diğer arkadaşlarımızla birlikte, bir anda bizim dizinin en önemli hikayesi haline geldi." dedi.</p><p>Kılıç'ın mutluluk, üzüntü gibi duyguları büyüterek yaşadığını dile getiren Güven, "Kamera önünde çok özel bir yetenekti. Sahnede çok farklı bir yetenekti ama orkestranın önünde de çok özeldi, çok iyi bir şarkıcıydı. Şarkıcılığıyla insanları, özellikle de profesyonel müzisyenleri şaşırtmayı gerçekten çok seviyordu." şeklinde konuştu.</p><p><b>"HER ZAMAN SEVGİ, SAYGI VE ÖZLEMLE ANILACAK"</b></p><p>İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Kılıç'ın vefatından duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek, "Duyduğum andan itibaren uzun bir süre hiç konuşamadım. Kendimi hiç bu kadar çaresiz hissettiğim bir zaman dilimi olmadı." ifadelerini kullandı.</p><p>Kendisiyle Haldun Taner Sahnesinde bir oyunun provalarında tanıştığını belirten İşsever, şunları kaydetti:</p><p>"Benim de provam vardı. İki prova arasında iki oyuncu sohbet ettik. İçimden 'Ne kadar saygılı, ne kadar enerjik, ne kadar iştahlı bir oyuncu' diye düşünmüştüm. Sonrasında takip ettiğimde de bu hiç değişmedi. Ödül aldığını öğrendiğim zaman hiç şaşırmadım çünkü gerçekten çok başarılıydı. Burada ne söylesem eksik kalacak. Ben tekrar herkese başsağlığı diliyorum. Yattığı yer incitmesin. Bu evde her zaman sevgi, saygı ve özlemle anılacak."</p><p><b>"BİLİNENİN AKSİNE FAZLA AĞLARDI"</b></p><p>Oyuncu Ertan Saban, Kılıç ile son projede birlikte çalıştıklarını dile getirdi.</p><p>Kılıç'ın niteliğe önem verdiğine dikkati çeken Saban, "Hepinize geldiğiniz için teşekkür ederiz. Bilinenin aksine fazla ağlardı. Türkiye'yi güldüren kardeşim, on parmağında on bir yeteneği olan kardeşimdi. Son bir, bir buçuk senemizi beraber geçirme fırsatımız oldu. Daha önce de çalışmıştık beraber. Yan yanaydı odalarımız son projemizde. Herhalde bana göz kulak olsun diye yanıma verdiler." diye konuştu.</p><p>Oyuncu Bennu Yıldırımlar ise Kılıç ile tanışma hikayesini anlattı. Yıldırımlar, duygularını şu sözlerle aktardı:</p><p>"Hayata ve mesleğine tutkuyla yaklaşan, ailesine, sevdiklerine, ona emeği geçen tüm öğretmenlerine karşı vefasını esirgemeyen, coşkusu yüksek bir arkadaşımızdı. Meslektaş olarak bulunmaz Hint kumaşıydı. Provada yorulmayan, ekip ruhuna inanan, namuslu, samimi... Sahnede sırtını güvenle yaslayabileceğin, oyunu oynamaktan sonsuz keyif alan, hücrelerine kadar komple oyuncuydu. Mizah duygusunu elden bırakmadan, çelişkileri gören gözleriyle anlattığı hikayeleri unutulmaz. Sahne dışında da seyirci olarak onu izlemeye devam ettik. İyi bir gözlemci ve hikayeciydi. Sesi ve müziği de öyle."</p><p>Törende oyuncular Mahir İpek, Burak Altay, Ahmet Mümtaz Taylan, Selim Bayraktar ve Emre Karayel, müzisyen Uğur Gülbaharlı ve dramaturg Dilek Tekintaş da konuşma yaparak Kılıç ile ilgili hatıralarını, duygu ve düşüncelerini paylaştı.</p><p>Sanatçının babası Mehmet Ali Kılıç ile tiyatrocu arkadaşları ve sevenlerinin katıldığı törenin ardından cenaze omuzlara alınarak uğurlandı.</p><p>Kılıç'ın cenaze namazı, yarın öğle vakti Ankara'daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde kılınacak. Oyuncunun naaşı, Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/ezel-seksenler-kurulus-os-944_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290666</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskanligi-kabinesi-toplandi-290666</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplandı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplandı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.</p><p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı, saat 14.50'de başladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/cumhurbaskanligi-kabinesi-530_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290665</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/iki-yilda-158-milyon-kronik-hastalik-taramasi-yapildi-290665</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İki yılda 158 milyon kronik hastalık taraması yapıldı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, aile sağlığı merkezlerinde son iki yılda gerçekleştirdikleri 158 milyon kronik hastalık taraması sayesinde 14 milyondan fazla erken teşhis koyarak hastalıklara zamanında müdahale ettiklerini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İki yılda 158 milyon kronik hastalık taraması yapıldı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla yaptığı paylaşımda, "Sağlıkla yaş alalım, sağlıklı kalalım." çağrısı yaptı.</p><p>Memişoğlu, 8 binden fazla aile sağlığı merkezinde görev yapan 31 bin aile hekimiyle kronik hastalıklara karşı erken tanı ve düzenli izlem süreçlerini titizlikle yürüttüklerini vurgulayarak, "Son iki yılda gerçekleştirdiğimiz 158 milyon kronik hastalık taraması sayesinde 14 milyondan fazla erken teşhis koyarak hastalıklara zamanında müdahale ettik. Unutmayalım, erken teşhis, sağlıklı bir geleceğin en önemli adımlarından biridir. Koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmelerini desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.</p><p>Kronik hastalıklarla mücadelede erken tanı ve düzenli izlem önem taşıyor</p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Halk Sağlığı Haftası'nın 5. gün temasının bu yıl "Sağlıkla Yaş Al, Sağlıklı Kal" olarak belirlendiği aktarıldı.</p><p>Bu kapsamda, Türkiye genelinde düzenlenecek etkinliklerle, diyabet, hipertansiyon, obezite, böbrek hastalığı, KOAH, inme ve kalp-damar hastalıklarında risk farkındalığının artırılması, düzenli izlem ve erken müdahalenin önemine dikkati çekilmesinin hedeflendiği belirtildi.</p><p>Sağlıklı ve kaliteli yaşam yıllarının uzatılabilmesi için kronik hastalıklarla etkin şekilde mücadele edilmesi gerektiği dile getirilen açıklamada, bu kapsamda hastalıkların ortaya çıkmasını önlemeye yönelik risk faktörleriyle mücadele edilmesi, taramalarla erken tanı konulması, uygun tedavinin uygulanması ve düzenli izlemlerin yapılmasının önem taşıdığı kaydedildi.       </p><p>Açıklamada, kronik hastalıklarla mücadelede önlenebilir risk faktörleriyle mücadelenin önemli bir yer tuttuğu, bu kapsamda, 81 ilde hizmet veren Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sigara bırakma, kronik hastalıklar ve yaşlı sağlığı, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve psikososyal destek alanlarında risk faktörlerine yönelik ücretsiz danışmanlık hizmetleri sunulduğu bilgisi verildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/iki-yilda-158-milyon-kron-799_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290664</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/gumuste-kritik-dusus-7-eylul-2026-pazartesi-gumus-ne-kadar-oldu-son-dakika-gumus-fiyatlari-290664</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gümüşte kritik düşüş! 7 Eylül 2026 Pazartesi gümüş ne kadar oldu? Son dakika gümüş fiyatları, canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Gümüş, yatırımcıların odağında yer alıyor. Gümüş piyasasında son durum merak ediliyor. Güncel gümüş fiyatları araştırılıyor. Gümüş alışverişi yapacaklar son dakika fiyatları ilgiyle takip ediyor. Bugün gümüş ne kadar oldu? Gram gümüş alış satış fiyatı kaç lira? İşte, 7 Eylül 2026 Pazartesi gram gümüş alış satış fiyatı son dakika canlı takip ile detayda karşınızda...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gümüşte kritik düşüş! 7 Eylül 2026 Pazartesi gümüş ne kadar oldu? Son dakika gümüş fiyatları, canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025 yılında kayda değer bir yükseliş ile dikkat çeken gümüşe yatırımcının ilgisi 2026'da da arttı. Peki, <b>gümüş fiyatları</b>nda son durum ne oldu? Detaylar bu haberde...</p><p><b>Son dakika gümüş fiyatları... </b>Gümüş piyasasındaki dalgalanmalar yatırımcının radarında. Gümüşteki fiyat iniş çıkışları yatırımcısı tarafından ilgiyle takip ediliyor. Gümüş alıp satacaklar dikkat, bu haberi okumadan hareket etmeyin.</p><p><b>Gümüş piyasası</b> son günlerde hareketli bir seyir seyrediyor. </p><p><b>Peki, 7 Eylül 2026 Pazartesi (bugün) gümüş fiyatları şimdi ne kadar oldu? İşte, anlık verilere göre güncel gümüş fiyatları alış satış listesi...</b></p><p><b>7 Eylül 2026 Pazartesi GÜMÜŞ FİYATLARI ALIŞ SATIŞ FİYAT LİSTESİ</b></p><p><b>Gram gümüş alış fiyatı: </b>102,07 TL</p><p><b>Gram gümüş satış fiyatı: </b>102,16 TL</p><p><b>Ons Gümüş alış fiyatı (USD): </b>66,20 Dolar</p><p><b>Ons Gümüş satış fiyatı (USD): </b>66,25 Dolar</p><p><b><font size="5" color="#ff0000">CANLI TAKİP | GÜMÜŞ FİYATLARI SAYFASINA İÇİN TIKLAYINIZ</font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/gumus-fiyatlari-dususte-7-160_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290662</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/teknoloji/aselsan-uretti-sahaya-indi-290662</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:20:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[ASELSAN üretti, sahaya indi]]></title>
      <category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
      <description><![CDATA[ASELSAN'ın tek araçta çok katmanlı savunma sunan yeni sistemi GÜRZ, atışlı testlerini başarıyla tamamlayarak saha faaliyetlerine başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[ASELSAN üretti, sahaya indi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>ASELSAN tarafından geliştirilen GÜRZ Hava Savunma Sistemi, farklı hava tehditlerine karşı yakın mesafede katmanlı hava savunma imkanı sunan yapısıyla saha faaliyetlerine başladı.</b></p><p>Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre, GÜRZ Hava Savunma Sistemi&#39;nin atışlı faaliyeti, başarıyla gerçekleştirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42406724.jpg"/><p>Yakın mesafede farklı hava tehditlerine karşı katmanlı hava savunma çözümünü tek araç üzerinden sunan sistemle gerçekleştirilen faaliyette, radar ve elektro-optik tespit ile takip, takip devamlılığı ve menzil doğruluğunda yüksek başarı sağlandı.</p><p>GÜRZ, dört yüzlü AESA radarı, elektro-optik süitleri ve haberleşme sistemleriyle yetkinliğini doğrularken, faaliyette kullanılan GÖKSUR füzesi de zorlu manevralar gerçekleştirerek beklenen yörüngeyi takip etti.</p><p class=""><b>ASELSAN tarafından geliştirilip üretilen GÜRZ Hava Savunma Sistemi, top ve füze olmak üzere farklı önleyicilerin kullanımına imkan tanıyarak tek platform üzerinde çok katmanlı hava savunma çözümü sunuyor.</b></p><p>ASELSAN, sosyal medya hesabından GÜRZ&#39;e ilişkin yaptığı paylaşımda da &quot;Gökyüzünde tehdit varsa, karşısında GÜRZ. Yakın hava savunma çözümünü tek araçta sunan ASELSAN GÜRZ, farklı hava tehditlerine karşı oyun değiştirecek.&quot; ifadelerine yer verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42406723.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/aselsan-uretti-sahaya-ind-820_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290655</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/altinda-sert-dusus-7-eylul-pazartesi-gram-altin-ceyrek-altin-yarim-altin-ne-kadar-oldu-son-290655</link>
      <pubDate>2026-09-07T15:03:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Altında sert düşüş! 7 Eylül Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın ne kadar oldu? Son dakika altın fiyatları canlı takip]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[7 Eylül 2026 Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını, ata altın ne kadar oldu? sorusu merak ediliyor. Güncel altın fiyatları arama motorlarında sorgulanıyor. Altında son durum araştırılıyor. Bugün altın kaç lira? Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını ve ata altın fiyatları ne kadar? İşte, 7 Eylül 2026 Pazartesi altın fiyatlarında son dakika gelişmeleri...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Altında sert düşüş! 7 Eylül Pazartesi gram altın, çeyrek altın, yarım altın ne kadar oldu? Son dakika altın fiyatları canlı takip]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bugün altın ne kadar? Altın düştü mü yükseldi mi? 2026 yılında altın fiyatları ne oldu? Altın fiyatlarındaki son durum araştırılıyor. <b>7 Eylül 2026 Pazartesi altın fiyatları</b>nı merak ediliyor. Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, cumhuriyet altını ve ata altın fiyatları ne kadar? sorusunun yanıtı bu haberde...</p><p><b>ALTIN GÜNE NASIL BAŞLADI?</b></p><p><b>Altın yeni günde düşüş yaşadı.</b></p><p>Cuma günü ons altındaki düşüşe paralel değer kaybeden gram altın, günü 6 bin 897 liradan tamamlamıştı.</p><p>Yeni haftaya düşüşle başlayan gram altın, saat 09.25 itibarıyla önceki kapanışın hemen altında 6 bin 840 lira seviyesinden işlem görüyordu. 7 Eylül 2026 Pazartesi günü aynı dakikalarda çeyrek altın 11 bin 195 liradan, cumhuriyet altını 44 bin 573 liradan satılıyordu.</p><p>Altının onsu, faiz artışı tahminleri ve güçlenen dolar endeksiyle yeni haftada değer kaybederek 4 bin 389 dolardan alıcı buluyordu.</p><p><b>Peki, şimdi altın fiyatları ne kadar oldu? </b></p><p><b>İşte, 7 Eylül 2026 Pazartesi (bugün) gram altın, yarım altın, çeyrek altın ve cumhuriyet altını fiyatları hakkında bilgi almak isteyenler için son dakika, canlı tüm değerler ile altın alış satış fiyatları burada...</b></p><p><b>7 EYLÜL 2026 PAZARTESİ GÜNCEL ALTIN FİYATLARI</b></p><p><b>GRAM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 6.831,91</p><p>Satış: 6.832,55</p><p><b>ÇEYREK ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 10.851,90</p><p>Satış: 11.101,82</p><p><b>YARIM ALTIN FİYATI</b></p><p>Alış: 21.635,98</p><p>Satış: 22.203,64</p><p><b>CUMHURİYET ALTINI</b></p><p>Alış: 45.031,00</p><p>Satış: 45.712,00</p><p><b>ATA ALTIN</b></p><p>Alış: 44.764,10</p><p>Satış: 45.901,10</p><p><b><font size="5" color="#ff0000"><a href="https://www.platinonline.com/altin-fiyatlari">GÜNCEL ALTIN FİYATLARI SAYFASINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ (CANLI TAKİP)</a></font></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/altinda-sert-hareketlilik-364_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290654</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/aliyev-nobel-odullu-turk-bilim-insani-aziz-sancari-sohret-nisaniyla-odullendirdi-290654</link>
      <pubDate>2026-09-07T14:40:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aliyev, Nobel ödüllü Türk bilim insanı Aziz Sancar'ı "Şöhret" nişanıyla ödüllendirdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Nobel ödüllü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın "Şöhret" nişanıyla ödüllendirilmesine ilişkin kararnameyi imzaladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aliyev, Nobel ödüllü Türk bilim insanı Aziz Sancar'ı "Şöhret" nişanıyla ödüllendirdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Anayasa'nın ilgili maddelerini esas alarak Nobel ödüllü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın "Şöhret" nişanıyla ödüllendirilmesine ilişkin kararnameye imza attı.</p><p>Kararnamede, Sancar'ın Azerbaycan ile uluslararası bilimsel ve insani işbirliğinin güçlendirilmesine yönelik özel hizmetleri dolayısıyla ödüle layık görüldüğü belirtildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/aliyev-nobel-odullu-turk--449_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290647</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bir-aracin-patlamasina-yol-acabilecek-hata-ne-290647</link>
      <pubDate>2026-09-07T14:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bir aracın patlamasına yol açabilecek hata ne?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, araçlarda akü takviyesi sırasında yapılan basit hataların ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle yanlış kablo bağlantısının yangın ve patlama riskini artırdığı uyarısı yapıldı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bir aracın patlamasına yol açabilecek hata ne?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otomobil kullanıcıları için akü takviyesi sırasında yapılan küçük hatalar, büyük tehlikeleri beraberinde getiriyor. Uzmanlar, özellikle yanlış kablo bağlantısı nedeniyle araçlarda patlama ve yangın riskinin ciddi şekilde arttığını belirtiyor. Boş aküyle motoru çalıştırmaya çalışırken yapılan bir hata, aracın elektronik sisteminin devre dışı kalmasına, yangın çıkmasına veya patlamaya neden olabiliyor. Bu tür risklerin önüne geçmek için doğru adımların izlenmesi gerekiyor.</p><h3>Yanlış takviye bağlantısı patlama riskini artırıyor</h3><p>Aküyle ilgili sorunlar yalnızca boş aküyle sınırlı kalmıyor. Arızalı marş motoru, çalışmayan akü şarj sensörü veya yeterli akım üretmeyen alternatör de ciddi sorunlara yol açabiliyor. Araç sahiplerinin en sık yaptığı hata ise takviye sırasında kabloları yanlış bağlamak oluyor. Pek çok sürücü, önce negatif kabloyu aküye bağlayarak riskli bir işlem gerçekleştiriyor. Uzmanlar, bu bağlantının motor kaputundaki metal parçalarla temas etmesi halinde kıvılcım oluşabileceğini ve bu kıvılcımın aküden çıkan gazlarla birleşerek yangın veya patlamaya yol açabileceğini vurguluyor. Bu nedenle, her adımda dikkatli davranmak şart.</p><h3>Doğru bağlantı sırası hayati önem taşıyor</h3><p>Böylesi tehlikeli sonuçların önüne geçmek için akü takviyesinde kabloların doğru şekilde bağlanması gerekiyor. Uzmanlar, "artı" kablonun doğrudan "artıya", "eksi" kablonun ise takviye yapılan aracın gövdesine bağlanmasını öneriyor. Ayrıca, bu işlemin karmaşık olabileceğini belirten uzmanlar, mümkünse profesyonel destek alınmasını tavsiye ediyor. Yanlış bağlantı sonucu oluşabilecek patlama ve yangın riski, hem araç hem de sürücü güvenliğini tehdit ediyor. Araç sahiplerinin, bu konuda bilinçli hareket etmesi ve güvenlik kurallarını ihmal etmemesi büyük önem taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, akü takviyesi sırasında yapılan hatalar ciddi can ve mal kaybına yol açabiliyor. Uzmanlar, her sürücünün doğru bağlantı yöntemlerini öğrenmesini ve gerektiğinde profesyonel yardım almasını öneriyor. Araç güvenliği için bu adımların atlanmaması hayati önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/bir-aracin-patlamasina-yo-993_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290644</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bakan-ciftci-sehirlerini-direncli-hale-getiren-ve-toplumunu-afetlere-hazirlayan-bir-turkiy-290644</link>
      <pubDate>2026-09-07T14:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi: Şehirlerini dirençli hale getiren ve toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde risklerini azaltan, şehirlerini dirençli hale getiren, bilimi kamu politikalarının merkezine yerleştiren ve toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz" dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Çiftçi: Şehirlerini dirençli hale getiren ve toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul'da bir otelde düzenlenen Avrupa Sismoloji Komisyonu 40. Genel Kurulu (ESC2026) Avrupa Sismoloji Kongresi Açılış Töreni'ne katıldı.</p><p>Bakan  Mustafa Çiftçi, yaptığı konuşmada, 60'tan fazla ülkeden bilim insanlarını, araştırmacıları, mühendisleri ve karar vericileri bir araya getiren bu buluşmanın insanlığın ortak geleceği için hayırlara vesile olmasını diledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42405402.jpg"/><p>Çiftçi, 6 Şubat 2023'teki depremlerden 11 il ile yaklaşık 14 milyon insanın doğrudan etkilendiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>"53 binden fazla insanımızı kaybettik. Kaybettiğimiz bütün vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Allah hepsine gani gani rahmet eylesin. 6 Şubat, bize bir kez daha gösterdi ki depremi engelleyemeyiz ancak depremin afete dönüşmesini önlemek için yapacağımız, yapabileceğimiz çok şey vardır. Tam da bu noktada devletin sorumluluğu ile bilimin sorumluluğu kesişmektedir. Güvenli bir şehir inşa etmek, mühendislik meselesi olmanın ötesinde aynı zamanda bir kamu ahlakı meselesidir. Bir binanın sağlamlığı, o binada yaşayacak insanlara karşı sorumluluğumuzun, bir okulun güvenliği, gelecek nesillerimize karşı vazifemizin ifadesidir. Afetlere hazırlığı, nesiller boyu karşılığı olan bir medeniyet yatırımı olarak görüyoruz. Hedefimiz, afetten sonra güçlü biçimde müdahale eden devlet kapasitesini, afetten önce riski gören ve tedbir alan devlet anlayışıyla tamamlamaktır.</p><p>Türkiye, Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının kurulmasıyla afet yönetiminde önemli bir dönüşüm gerçekleştirdi. Risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirmeyi birbirini tamamlayan tek bir sistem olarak ele alıyoruz. Bilimi de karar alma mekanizmamızın asli unsuru olarak görüyoruz. Bugün AFAD teşkilatımızın 1200'ün üzerindeki deprem gözlem istasyonuyla Avrupa'nın en geniş deprem gözlem ağını işletmesi, Türkiye'nin bilimsel ve teknolojik kapasitesinin kamu güvenliğine dönüşmesinin somut bir göstergesidir."</p><p>Bakan Çiftçi, Türkiye'nin 2014 yılında Avrupa Sismoloji Komisyonunun 34. Genel Kuruluna ev sahipliği yapmasının ardından 12 yıl sonra yeniden İstanbul'da buluşmanın bilimsel işbirliğinin sürekliliği açısından ayrı önem taşıdığını vurguladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42405403.jpg"/><p><b>"DEPREM SINIR TANIMIYORSA BİLİM DE SINIR TANIMAMALIDIR"</b></p><p>Bu süre içinde bilimin yeni ufuklar açtığını ifade eden Çiftçi, sismolojide gözlem ve analiz kabiliyetlerinin oldukça geliştiğini söyledi.</p><p>"Şimdi İstanbul'dan ayrılırken 'Bu kongrede ne öğrendik?' sorusunun yanına daha önemli bir soruyu da eklemeliyiz. 'İstanbul'dan sonra neyi değiştireceğiz?' sorusu" diyen Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>"Temennimiz, burada sunulan her bir bildirinin yeni bir araştırmaya, her araştırmanın yeni bir teknolojiye, her teknolojinin daha yüksek bir standarda, bütün bu birikimin de daha dirençli şehirlere dönüşmesidir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde risklerini azaltan, şehirlerini dirençli hale getiren, bilimi kamu politikalarının merkezine yerleştiren ve toplumunu afetlere hazırlayan bir Türkiye için çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı'nın şehirlerini de bu anlayışla inşa ediyoruz çünkü bir şehrin gerçek direnci, binalarının sağlamlığının yanında hayatın bütün unsurlarıyla devam edebilme kabiliyetiyle ölçülmektedir.</p><p>Deprem, bize insanlığın ortak kırılganlığını, bilim ise bu kırılganlık karşısında ortak bir akıl kurabileceğimizi gösteriyor. Deprem sınır tanımıyorsa bilim de sınır tanımamalıdır. Risk ortaksa bilgi de ortaklaşmalıdır. Tehdit küreselse dayanışmamız da küresel olmalıdır."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42405401.jpg"/><p><b>"1 MİLYON 350 BİN BAĞIMSIZ BİRİM ELDEN GEÇTİ"</b></p><p>İstanbul Valisi Davut Gül de 2006'da sadece İstanbul'a özgü İstanbul Proje Koordinasyon Birimi'nin oluşturulduğunu belirterek, şimdiye kadar bu birimin 2000 yılından önce inşa edilen bütün kamu binalarına deprem dayanıklılık testi yaptığını söyledi.</p><p>Gül, 1700 civarındaki kamu binasının 1535'inin depreme dayanıksız olduğunun tespit edildiğini, 1535 binadan güçlendirilmesi gerekenlerin güçlendirildiğini, güçlendirilemeyenlerin ise tamamen yıkılarak yeniden yapıldığını anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42405404.jpg"/><p>Vali Gül, şöyle konuştu:</p><p>"Bunların içerisinde 1430 tanesi eğitim tesisi ve şu an İstanbul'umuzda eğitim tesislerimizin tamamı İstanbul'un en güçlü, en sağlam binaları. Olası bir depremde mahalle ölçeğinde lojistik merkezi olarak kullanabileceğimiz alanlar olarak ortaya çıktı. Bu, kamu binalarıyla ilgili çalışma. Aynı çalışma eş zamanlı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından yapıldı ve şu an itibarıyla İstanbul'umuzda 1 milyon 350 bin bağımsız birim elden geçti ve bunlar yıkılıp tekrardan yapıldı, yapım süreci devam ediyor. Bunların 385 bin tanesi 'Yarısı Sizden Yarısı Bizden' kampanyasıyla yapılan. İstanbul'umuz bu hızla devam ettiğinde yaklaşık 5-6 yıl içerisinde belki depremin olmasını engelleyemeyiz ama depremin risklerini azaltan, ortadan kaldıran bir duruma gelmiş olacağız."</p><p><b>"AFAD'IMIZIN DEPREM İZLEME İSTASYONU SAYISI 1204'E YÜKSELMİŞTİR"</b></p><p>AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı Vizyonu kapsamında "Afetlere Dirençli Toplum", "Dirençli Şehirler" ve "Afetlere Dirençli Türkiye" hedefinin "Yara sarmak önemli ancak daha önemli olan o yarayı önleyecek direnci inşa etmektir." şiarıyla şekillendiğini söyledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42405406.jpg"/><p>"Yapılan bilimsel çalışmalar bu bağlamda göstermektedir ki risk azaltma yatırımlarına harcanan her 1 birim, afet sonrası 7 ila 15 birim yükten kurtulmak anlamına gelmektedir." ifadesini kullanan Pehlivan, şunları dile getirdi:</p><p>"İşte bu anlayışla devletimiz, ilgili kurumlarımız, AFAD'ımız, birtakım plan ve programlar ortaya koymaktadır. Bu kapsamda Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı, Türkiye Afet Müdahale Planı, Türkiye Afet Risk Azaltma Planı, Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı hazırlanıp uygulamaya konulmuş belli başlı sacayakları niteliğindeki planlarımızdır. Bu planların ayrıca yerelde de etkin bir şekilde uygulanması adına 81 vilayetimizde İl Risk Azaltma Planları ve İl Afet Müdahale Planları vesilesiyle doğrudan doğruya sahaya yansıtılmaktadır. Marmara Bölgemizde de bu bağlamda münhasır çalışmalar devam etmekte.</p><p>AFAD'ımızın deprem izleme istasyonu sayısı 1204'e yükselmiştir. Yine geliştirdiğimiz milli yazılımlardan biri olan Deprem Ön Hasar Tahmin Sistemi sayesinde olası bir depremin hasar senaryolarını kapsamlı ve detaylı biçimde ortaya koyabilen bir teknolojik imkan da kullanılmakta."</p><p>Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim ve Afet Politikaları Kurulu Üyesi Nurcan Meral Özel de misyonlarının son derece net olduğunu ifade ederek, "Yerel yönetimlerin kurumsal kapasitesini güçlendirmek, kapsamlı afet risk yönetimini teşvik etmek ve bilimsel bilginin sahaya ulaşmasını, aynı zamanda sahadaki bilgi ve deneyimin politika oluşturma süreçlerini beslemesini sağlamaktır." dedi.</p><p>Kurul olarak ilk önceliklerinin çalışma alanlarının bilimsel metodoloji temelinde belirlenmesi olduğunu anlatan Özel, "Bu kapsamda yürüttüğümüz çalışma sonucu ortak bir uzlaşıyla 69 stratejik politik alan belirlenmiş ve bu alanlar 4 çalışma grubumuz için bir yol haritası oluşturmuştur. Bu süreç boyunca bilimsel kurumlarla doğrudan ve sürekli etkileşim içinde olmaya özellikle önem verdik." dedi.</p><p>Programa ESC Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ayşegül Askan, Türkiye Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Mustafa Kerem Koçkar, Kandilli Rasathanesi Direktörü Özer Çinicioğlu ile yerli ve yabancı davetliler katıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/bakan-ciftci-sehirlerini--296_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290643</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/aliyev-ve-putin-azerbaycan-rusya-iliskilerinin-yogunlastirilmasi-konusunda-mutabakat-sagladi-290643</link>
      <pubDate>2026-09-07T13:57:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Aliyev ve Putin, Azerbaycan-Rusya ilişkilerinin yoğunlaştırılması konusunda mutabakat sağladı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki ülke ilişkilerinin farklı düzeylerde yoğunlaştırılması konusunda mutabakata vardı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Aliyev ve Putin, Azerbaycan-Rusya ilişkilerinin yoğunlaştırılması konusunda mutabakat sağladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i telefonla aradı.</p><p>Telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve insani işbirliğinin bazı güncel meseleleri ele alındı.</p><p>Görüşmede, ikili ilişkilerin farklı düzeylerde yoğunlaştırılması konusunda mutabakata varıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/aliyev-ve-putin-azerbayca-255_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290642</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/trenlerde-bilet-bulamayan-yolcular-icin-bos-yer-takip-butonu-devreye-alindi-290642</link>
      <pubDate>2026-09-07T13:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Trenlerde bilet bulamayan yolcular için "Boş Yer Takip Butonu" devreye alındı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bilet bulamayan yolcuların iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan "Boş Yer Takip Butonu" özelliğinin hayata geçirildiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Trenlerde bilet bulamayan yolcular için "Boş Yer Takip Butonu" devreye alındı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklamasında, TCDD Taşımacılık AŞ tarafından hayata geçirilen "Boş Yer Takip Butonu" özelliğine ilişkin bilgi verdi.</p><p>TCDD Taşımacılık AŞ'nin dijital dönüşüm çalışmalarına bir yenisinin daha eklendiğini belirten Uraloğlu, "Trenlerde bilet bulamayan yolcuların iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan 'Boş Yer Takip Butonu' özelliği hayata geçirildi." ifadesini kullandı.</p><p>Uraloğlu, yeni uygulamayla bilet bulamayan yolcuların seyahat etmek istedikleri tren için uyarı talebi oluşturabileceğine dikkati çekti. Söz konusu uygulamayla sağlanan avantajlara işaret eden Uraloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>"Uygulamayla bilet bulamayan yolcularımız, trenler için sistem üzerinden e-posta adreslerini tanımlayarak, bilet satış ekranını sürekli kontrol etmesine gerek kalmayacak. Yolcularımızın iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde anında haberdar olmalarını ve biletlerini kolayca satın almalarını sağlıyoruz. Dijital imkanları kullanarak vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmaya ve seyahat planlamalarını daha erişilebilir hale getirmeye devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>BİLET VE FATURALARA DİJİTAL ERİŞİMDE</b></p><p>Uraloğlu, TCDD Taşımacılık AŞ'nin e-belge dönüşüm çalışmaları kapsamında, 1 Eylül 2026 itibarıyla e-bilet ve e-fatura uygulamalarının da hayata geçirildiğini anımsatarak, e-Bilet uygulamasıyla yolcuların bilet satın alma işleminin ardından kendilerine gönderilen "Yolculuk Bilgilendirme" e-postasındaki PDF dokümanda yer alan bağlantı üzerinden e-biletlerine ulaşabildiklerini aktardı.</p><p>e-Fatura uygulamasıyla da taşımacılık hizmetlerinden yararlanan müşterilerin, faturalarına dijital ortamda erişebileceğini değinen Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>"Uygulama fatura oluşturma, iletme ve arşivleme süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor. Kağıt, baskı ve fiziksel arşivleme ihtiyacını azaltarak, hem maliyetlerimizi düşürüyor, hem de doğal kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuyoruz. Hedefimiz, dijital imkanlardan daha fazla yararlanarak, demir yolu hizmetlerimizi vatandaşlarımız her yerden, her zaman ulaşılabilir ve işlemleri daha hızlı, kolay, verimli ve çevreci hale getirmek. Bu kapsamda, ilk 4 günde yaklaşık 286 bin e-bilet ve 1554 e-fatura düzenlendi."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/trenlerde-bilet-bulamayan-153_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290641</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/12-bin-ton-portakal-atigi-birakildi-15-yil-sonra-bilim-insanlari-gozlerine-inanamadi-290641</link>
      <pubDate>2026-09-07T13:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[12 bin ton portakal atığı bırakıldı, 15 yıl sonra bilim insanları gözlerine inanamadı]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kosta Rika'nın Guanacaste bölgesinde, Del Oro şirketinin bıraktığı portakal atıklarıyla yürütülen deney, orman restorasyonu çalışmalarına yeni bir bakış açısı kazandırdı. Princeton Üniversitesi araştırmacılarının 15 yıl sonra yaptığı inceleme, portakal atığı uygulanan arazide biyokütle ve bitki çeşitliliğinde büyük artış yaşandığını ortaya koydu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[12 bin ton portakal atığı bırakıldı, 15 yıl sonra bilim insanları gözlerine inanamadı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kosta Rika'nın kuzeybatısındaki Guanacaste Koruma Alanı yakınlarında 1990'lı yıllarda başlayan sıra dışı bir deney, yıllar sonra bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Del Oro adlı portakal suyu şirketi, üretim sonrası ortaya çıkan binlerce ton portakal kabuğu ve posasını, ekolojistlerin önerisiyle ciddi şekilde tahrip olmuş bir arazide değerlendirdi. 1998'de yaklaşık 12.000 metrik ton portakal atığı, bu bozulmuş araziye bırakıldı. Amaç, fakir ve sıkışmış toprak yapısını iyileştirerek orman restorasyonuna katkı sağlamaktı. Proje, mahkeme kararıyla kısa sürede durdurulsa da, yıllar sonra ortaya çıkan sonuçlar hem araştırmacıları hem de doğa koruma uzmanlarını şaşkına çevirdi.</p><h3>Princeton ekibinden 15 yıl sonra çarpıcı inceleme</h3><p>2013 yılında Princeton Üniversitesi'nden araştırmacı Timothy Treuer, ekolojist Daniel Janzen ile bu unutulmuş alanı tekrar gündeme getirdi. Treuer ve araştırma partneri Jonathan Choi, portakal atığı uygulanmış araziyi detaylı biçimde inceledi. Zaman içinde terk edilen bu alan, beklenmedik bir şekilde yoğun bitki örtüsüyle kaplanmış, ağaçlar ve sarmaşıklar neredeyse yürünemez hale gelmişti. Araştırmacılar, deney alanını gösteren eski tabelayı bulmakta bile güçlük yaşadı. Toprak yapısında belirgin iyileşme gözlendi; toprak daha zengin ve verimli hale geldi. Portakal atığı uygulanan bölgede, komşu ve atık bırakılmamış arazilere kıyasla çok daha fazla ağaç türü ve odunsu bitki çeşitliliği tespit edildi.</p><h3>Portakal atığı uygulamasının ekolojik etkileri bilimsel olarak kanıtlandı</h3><p>Restoration Ecology dergisinde yayımlanan hakemli araştırmaya göre, portakal atığı bırakılan arazide yer üstü odunsu biyokütle miktarı, atık uygulanmayan alana göre yüzde 176 daha yüksek çıktı. Ayrıca, odunsu bitki türü çeşitliliği yaklaşık üç katına ulaştı. Bilim insanları, portakal atıklarının ayrışmasıyla toprağa geri dönen organik maddelerin, fakir ve kayalık zemini besleyerek orman restorasyonunu hızlandırdığını vurguladı. Deney, sadece atıkların doğaya bırakılmasıyla değil, planlı bir şekilde seçilen bozulmuş arazide ve kontrollü koşullarda gerçekleşmesiyle dikkat çekti. Araştırmacılar, bu yöntemin geniş ölçekli uygulamalar için tekrar edilmediğini, ancak elde edilen bulguların tarımsal atıkların doğa üzerindeki olumlu etkilerine dair önemli bir örnek sunduğunu belirtti. Princeton ekibi, bu süreci "maliyet negatif karbon yakalama"nın nadir örneklerinden biri olarak tanımladı. Çünkü portakal atığı hem bertaraf edildi hem de ormanın iyileşmesine katkı sağladı.</p><h3>Hukuki engellere rağmen portakal atığı projesi doğaya umut oldu</h3><p>Portakal atığı projesi, başlangıçta hukuki sorunlarla karşılaştı. Rakip meyve suyu şirketi TicoFruit, Del Oro ile yapılan anlaşmaya mahkemede itiraz etti ve konu Kosta Rika Yüksek Mahkemesi'ne taşındı. Mahkemenin projeyi durdurma kararı almasına rağmen, portakal atıkları çoktan arazide doğal ayrışma sürecine girmişti. Yıllarca kimsenin ilgilenmediği bu alan, zamanla kendiliğinden bir ormanlaşma sürecine sahne oldu. Araştırmacılar, bu örneğin fabrikaların gıda atıklarını doğrudan ormanlara dökmesi anlamına gelmediğine dikkat çekti. Deney, planlı ve kontrollü bir uygulamanın, bozulmuş alanlarda nasıl olumlu sonuçlar doğurabileceğini gösterdi. Portakal atığı sayesinde, binlerce ağaç dikmeden de orman restorasyonunun mümkün olabileceği ortaya çıktı.</p><h3>Portakal atığı deneyinin ekolojiye katkısı tartışılıyor</h3><p>Princeton Üniversitesi ve diğer bilim insanları, portakal atığı deneyinin geniş çapta tekrarlanmadığını ve sonuçların her yerde aynı olmayabileceğini vurguladı. Yine de bu deney, tarımsal atıkların doğaya kazandırılmasında yeni yaklaşımların önünü açtı. Portakal atığı, sadece bir gıda sanayi atığı olarak değil, doğru koşullarda ekosistemi iyileştiren bir araç olarak da değerlendirildi. Bilim dünyası, bu sıra dışı örneğin toplumun atık kavramına bakışını değiştirebileceğini belirtiyor. Sonuç olarak, portakal atığı projesi, doğanın kendini yenileme kapasitesine dair umut verici bir örnek sunuyor ve gelecekte benzer uygulamalar için ilham kaynağı olarak gösteriliyor.</p><p>Kosta Rika'daki portakal atığı deneyi, orman restorasyonu ve tarımsal atık yönetimi alanında çığır açan sonuçlar doğurdu. Araştırmacılar, bu sıra dışı uygulamanın doğaya ve bilime katkılarını vurgularken, kontrollü ve planlı projelerin önemine dikkat çekiyor. Portakal atığı, ekolojik dengeye katkı sağlayan yenilikçi bir çözüm olarak gündemdeki yerini koruyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/12-bin-ton-portakal-atigi-415_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290640</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/tren-bileti-bulamayanlar-dikkat-bos-yer-acilinca-haberiniz-olacak-290640</link>
      <pubDate>2026-09-07T13:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Tren bileti bulamayanlar dikkat: Boş yer açılınca haberiniz olacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[TCDD Taşımacılık AŞ'nin hayata geçirdiği “Boş Yer Takip Butonu” ile yolcular, tercih ettikleri trende iade veya iptal nedeniyle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilecek ve bileti daha kolay satın alabilecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Tren bileti bulamayanlar dikkat: Boş yer açılınca haberiniz olacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bilet bulamayan yolcuların iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan "Boş Yer Takip Butonu" özelliğinin hayata geçirildiğini bildirdi.</b></p><p>Uraloğlu, yazılı açıklamasında, TCDD Taşımacılık AŞ tarafından hayata geçirilen &quot;Boş Yer Takip Butonu&quot; özelliğine ilişkin bilgi verdi.</p><p>TCDD Taşımacılık AŞ&#39;nin dijital dönüşüm çalışmalarına bir yenisinin daha eklendiğini belirten Uraloğlu, &quot;Trenlerde bilet bulamayan yolcuların iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan &#39;Boş Yer Takip Butonu&#39; özelliği hayata geçirildi.&quot; ifadesini kullandı.</p><p><b>Uraloğlu, yeni uygulamayla bilet bulamayan yolcuların seyahat etmek istedikleri tren için uyarı talebi oluşturabileceğine dikkati çekti. Söz konusu uygulamayla sağlanan avantajlara işaret eden Uraloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:</b></p><p>&quot;Uygulamayla bilet bulamayan yolcularımız, trenler için sistem üzerinden e-posta adreslerini tanımlayarak, bilet satış ekranını sürekli kontrol etmesine gerek kalmayacak. Yolcularımızın iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde anında haberdar olmalarını ve biletlerini kolayca satın almalarını sağlıyoruz. Dijital imkanları kullanarak vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmaya ve seyahat planlamalarını daha erişilebilir hale getirmeye devam ediyoruz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p><p><b>Bilet ve faturalara dijital erişimde</b></p><p>Uraloğlu, TCDD Taşımacılık AŞ&#39;nin e-belge dönüşüm çalışmaları kapsamında, 1 Eylül 2026 itibarıyla e-bilet ve e-fatura uygulamalarının da hayata geçirildiğini anımsatarak, e-Bilet uygulamasıyla yolcuların bilet satın alma işleminin ardından kendilerine gönderilen &quot;Yolculuk Bilgilendirme&quot; e-postasındaki PDF dokümanda yer alan bağlantı üzerinden e-biletlerine ulaşabildiklerini aktardı.</p><p>e-Fatura uygulamasıyla da taşımacılık hizmetlerinden yararlanan müşterilerin, faturalarına dijital ortamda erişebileceğini değinen Uraloğlu, şunları kaydetti:</p><p>&quot;Uygulama fatura oluşturma, iletme ve arşivleme süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor. Kağıt, baskı ve fiziksel arşivleme ihtiyacını azaltarak, hem maliyetlerimizi düşürüyor, hem de doğal kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuyoruz. Hedefimiz, dijital imkanlardan daha fazla yararlanarak, demir yolu hizmetlerimizi vatandaşlarımız her yerden, her zaman ulaşılabilir ve işlemleri daha hızlı, kolay, verimli ve çevreci hale getirmek. Bu kapsamda, ilk 4 günde yaklaşık 286 bin e-bilet ve 1554 e-fatura düzenlendi.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/tren-bileti-bulamayanlar--307_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290639</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/oecd-genel-sekreteri-cormann-turkiyenin-uzun-vadeli-istikameti-umut-vaat-edici-290639</link>
      <pubDate>2026-09-07T13:02:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[OECD Genel Sekreteri Cormann: Türkiye'nin uzun vadeli istikameti umut vaat edici]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, Türkiye'nin eğitim alanındaki uzun vadeli istikametinin umut vaat ettiğini, ilerlemeyi sürdürüp sürdürmediğinin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarıyla belli olacağını belirtti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[OECD Genel Sekreteri Cormann: Türkiye'nin uzun vadeli istikameti umut vaat edici]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cormann, yarın açıklanacak PISA 2025 kapsamında, Türkiye'nin performansına yönelik beklentiler ve eğitim sistemlerinde küresel ölçekteki niteliksel dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Pandemi sürecinin 2022 PISA sonuçları üzerindeki etkisini, "mevcut sorunun daha da kötüleşmesi" olarak niteleyen Cormann, "Amaç sadece eski seviyemize geri dönmek değil. OECD ülkelerinde okuma ve fen bilimlerindeki ortalama sonuçlar, Kovid-19'dan yaklaşık 10 yıl öncesinden itibaren düşüş gösteriyordu. Ardından matematik, 2018 ile 2022 arasında yaklaşık 15 puanlık, yani yaklaşık 3 çeyrek okul yılı öğrenme kaybıyla keskin bir düşüş yaşadı." açıklamasını yaptı.</p><p>Pandeminin öğrenme rutinlerini bozup öğrencileri öğretmenlerinden ve sınıf arkadaşlarından ayırdığını, buna rağmen bazı eğitim sistemlerinin iyi performans sergilediğini belirten Cormann, "PISA 2022, bu daha dirençli sistemlerin daha güçlü ebeveyn desteğine ve daha güvenli, daha düzenli sınıflara sahip olma eğiliminde olduğunu ortaya koydu. Bu dersler bugün de geçerli. Şimdi asıl sınav, sadece pandemi öncesi seviyelere geri dönmek değil. Daha iyi öğrenmeyi destekleyen koşulları, güçlü temel becerileri, okulda aidiyet duygusunu, ilgili velileri, güvenli ve iyi yönetilen sınıfları ve bağımsız öğrenme yeteneğini güçlendirmek amaçlanıyor." ifadelerini kullandı.</p><p>Türkiye'nin üzerine inşa edebileceği gerçek bir başarı geçmişi bulunduğunu dile getiren Cormann, 2003'te ilk kez katıldığından beri PISA sonuçlarının, yol boyunca bazı iniş çıkışlarla birlikte yükseldiğini söyledi.</p><p>Cormann, "PISA 2022'de Türkiye'nin matematik ve fen bilimlerindeki puanları şimdiye kadarki en iyileri arasındaydı ve okuma uzun vadeli ortalamasına yakındı. Türkiye ayrıca az sayıda ülkenin başardığı bir şeyi de yapıyor, dezavantajlı öğrencilerden güçlü sonuçlar alıyor. Türkiye'deki öğrencilerin üçte biri, sınava giren tüm öğrenciler arasında en dezavantajlı gruptan geliyordu. Buna rağmen, ortalama matematik puanları, benzer geçmişe sahip öğrenciler arasında dünyanın her yerindeki en yüksek puanlar arasındaydı." değerlendirmesini yaptı.</p><p><b>"EN GÜÇLÜ EĞİTİM SİSTEMLERİ, DEZAVANTAJLI ÖĞRENCİNİN POTANSİYELİNE ULAŞMASINI SAĞLAYANLAR OLACAK"</b></p><p>Cormann, 2022'de Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 61'inin matematikte temel yeterliliğe ve yüzde 5'inin en yüksek seviyelere ulaştığı, OECD genelinde bu oranların yüzde 69 ve yüzde 9 olduğu bilgisini verdi.</p><p>İlerlemenin sürdürülmesi için her iki tarafta da sonuçları yükseltmek gerektiğine işaret eden Cormann, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Daha fazla öğrencinin temelleri öğrenmesine ve daha fazla öğrencinin en üst seviyeye ulaşmasına yardımcı olmak gerekiyor. Reformların 15 yaşındaki öğrencilerin sonuçlarında kendini göstermesi zaman alır. Bu nedenle ilerleme, tek bir PISA döngüsünde değil, birkaç PISA döngüsünde değerlendirilmeli. Türkiye'nin uzun vadeli istikameti umut vaat edici. Şimdi asıl zorluk, bunu tüm öğrenciler tarafından paylaşılan tutarlı ve güçlü sonuçlara dönüştürmekte. PISA 2025, Türkiye'nin bu ilerlemeyi sürdürüp sürdürmediğine dair bir sonraki göstergeyi verecek."</p><p>Cormann, OECD'nin dezavantajlı geçmişe sahip olup kendi ülkesinin en iyi çeyreğinde performans gösteren öğrencileri "akademik olarak dirençli" şeklinde tanımladığını belirterek, şöyle devam etti:</p><p>"PISA 2022'de Türkiye'deki dezavantajlı öğrencilerin yüzde 12'si matematikte akademik olarak dirençliydi, bu oran OECD ortalaması olan yüzde 10'a kıyasla oldukça yüksekti. Dezavantaj, bir öğrencinin geleceğini belirlemek zorunda değil. Ebeveynler ve öğretmenlerden güçlü destek ile güvenli, düzenli sınıflar fark yaratıyor. Ayrıca öğrencilerin öğrenme yeteneklerine inanmaları, motive kalmaları, hedefler belirlemeleri ve bunları takip etmeleri de yardımcı oluyor. Amaç, bir çocuğun okul başarısını etkileyen en önemli faktörün aile geçmişi olmasını azaltmak, bu da dezavantajlı öğrencilere yüksek kaliteli eğitime erişim ve yeterli öğrenme fırsatı sağlamak anlamına geliyor. İlerleyen süreçte, en güçlü eğitim sistemleri yüksek performansı adil fırsatlarla birleştiren ve daha fazla dezavantajlı öğrencinin potansiyeline ulaşmasını sağlayan sistemler olacaktır."</p><p><b>"PISA 2029, MEDYA VE YAPAY ZEKA OKURYAZARLIĞINI DEĞERLENDİRECEK"</b></p><p>OECD Genel Sekreteri Cormann, beklenen PISA 2025 sonuçları ışığında eğitimdeki küresel eğilimlere ilişkin de şu bilgileri paylaştı:</p><p>"Üç şey öne çıkıyor. Birincisi, temel bilgiler hala en önemli alan. PISA 2022'de OECD ülkelerindeki öğrencilerin yüzde 31'i matematikte, yüzde 26'sı okumada ve yüzde 24'ü fen bilimlerinde temel yeterlilik seviyesinin altında performans gösterdi. Yeni beceriler, güçlü okuma, matematik ve bilimsel anlayışın yerini almamalı, üzerine inşa edilmeli. Öğrenciler yaşamları boyunca öğrenmeyi sürdürmeye hazır olmalı. İkincisi, yapay zeka öğrencilerin nasıl öğrendiği konusunda riski yükseltiyor. Üretken yapay zeka, öğrencilerin bir görevi tamamlamasına yardımcı olabilir, ancak yapay zeka bilgi ve becerilerin geliştiği düşünme ve çaba süreçlerinin yerini aldığında, öğrenme süreci olumsuz etkilenebiliyor. Bu durum, öğrencilerin kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu üstlenmelerini ve öğretmenlerin onlara rehberlik etmelerini daha da önemli hale getiriyor.</p><p>Üçüncüsü ise PISA'nın bu değişiklikleri yansıtacak şekilde geliştiği. 8 Eylül'de açıklanacak PISA 2025 sonuçları, öğrencilerin okul çalışmalarında yapay zeka kullanımına, meraklarına, azimlerine ve öğrenme sorumluluğunu üstlenme yeteneklerine dair yeni kanıtlar sunacak. Daha ilerisi için konuşursak, PISA 2029 Medya ve Yapay Zeka Okuryazarlığını değerlendirecek. Bu, öğrencilerin dijital içeriği değerlendirebilme ve yapay zekayı etkili, etik ve sorumlu bir şekilde kullanabilme yeteneklerini de içeriyor. "</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/oecd-genel-sekreteri-corm-935_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290638</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kobi/kobilere-75-milyon-liralik-finansman-destegi-30-eylule-kadar-basvurabilecek-290638</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:58:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[KOBİ'lere 75 milyon liralık finansman desteği! 30 Eylül'e kadar başvurabilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Kobi]]></category>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında işletmelere 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti sağlanacağını bildirdi. İşletmeler, Küresel Rekabetçilik Destek Programı'na 30 Eylül'e kadar KOSGEB'in internet sitesi üzerinden başvurabilecek. İşte detaylar...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[KOBİ'lere 75 milyon liralık finansman desteği! 30 Eylül'e kadar başvurabilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, KOBİ'lerin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü konuma ulaşmalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekleyecek destek paketine ilişkin bilgi verdi.</p><p>Üreten, ihracat yapan ve dünyayla rekabet eden güçlü KOBİ'lerin, güçlü Türkiye'nin temeli olduğunu ifade eden Kacır, şu değerlendirmede bulundu:</p><p>"KOSGEB eliyle yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı ile işletmelerimizin yüksek katma değerli üretim yapmalarını, uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmalarını ve sürdürülebilir büyümelerini destekliyoruz. 75 milyon liraya kadar kredi imkanı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve KGF kefaleti desteği sağlayacağız."</p><p>Bakan Kacır, programa, hızlı büyüyen ve ihracatını artıran işletmelerin yanı sıra AR-GE yatırımlarını artıran KOBİ'lerin, yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren orta ölçekli işletmelerin, HAMLE Programı kapsamında öncelikli ürünler listesinde yer alan ürünlere ilişkin faaliyet gösteren işletmelerin ve Turcorn 100 Programı kapsamındaki işletmelerin başvurabileceğini kaydetti.</p><p>Programın 2025 yılında yürürlüğe alındığını ve KOBİ'lere toplam 3 milyar lira finansmana erişim imkanı sağlandığını belirten Kacır, "Şimdi daha fazla işletmemizi küresel başarı hikayelerine ortak olmaya davet ediyoruz." ifadesini kullandı.</p><p>İşletmeler, destek programına 30 Eylül'e kadar KOSGEB'in internet sitesi üzerinden başvurabilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kobilere-75-milyon-lirali-732_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290637</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/irandan-abdye-acik-tehdit-varliklarimiza-saldirirsaniz-siz-de-saldiriya-ugrarsiniz-290637</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:54:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İran'dan ABD'ye açık tehdit: Varlıklarımıza saldırırsanız siz de saldırıya uğrarsınız]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'nin İran'a ait petrol tankerlerini hedef alması halinde bölgedeki Amerikan petrol ve doğal gaz şirketlerini hedef alacakları uyarısında bulundu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İran'dan ABD'ye açık tehdit: Varlıklarımıza saldırırsanız siz de saldırıya uğrarsınız]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in İran tankerlerini "imha edip batıracakları" yönündeki ifadelerine tepki gösterdi.</p><p>Bölgedeki petrol ve doğal gaz üretim zincirinin geniş bir alana yayıldığını ve erişilebilir durumda bulunduğunu belirten Kalibaf, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Bu sulardaki ve tesislerdeki Amerikan petrol ve doğal gaz şirketleri de aynı ölçüde savunmasız durumda. Varlıklarımıza saldırırsanız siz de saldırıya uğrarsınız. Bunu daha önce kanıtladık. Artık kullanılabilir durumda olmayan üslere sorun."</p><p>ABD Savunma Bakanı Hegseth, 5 Eylül'de X hesabından yaptığı açıklamada, İran'ın ABD gemilerine ateş açması halinde İran petrol tankerlerini "imha edip batıracaklarını" ifade etmişti.</p><p>Hegseth ayrıca İran'ın petrol tankerlerinden oluşan filosunun savunmasız olduğunu, ABD uçakları, gemileri ve denizaltılarının bu filoya saldırabilecek kapasitede bulunduğunu savunmuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/irandan-abdye-acik-tehdit-954_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290636</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/bahcenizde-yilan-oldugunu-gosteren-6-isaret-bu-izlere-dikkat-edin-290636</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bahçenizde yılan olduğunu gösteren 6 işaret! Bu izlere dikkat edin]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan yılan vakaları bahçe sahiplerini endişelendiriyor. Uzmanlar, özellikle bahçede yaşayanların yılan varlığını tespit etmek için dikkat etmesi gereken 6 önemli işareti ve alınabilecek önlemleri tek tek sıraladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bahçenizde yılan olduğunu gösteren 6 işaret! Bu izlere dikkat edin]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahçenizde yılan olup olmadığını anlamak, hem kendi güvenliğiniz hem de evcil hayvanlarınızın sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Özellikle yaz aylarında yılanların daha aktif hale gelmesiyle birlikte, uzmanlar bahçe sahiplerini bazı belirgin işaretlere karşı uyarıyor. Yılanların varlığını gösteren 6 önemli belirtiyi ve bu durumda nasıl hareket edilmesi gerektiğini açıklayan uzmanlar, ihmal edilen küçük detayların ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguluyor.</p><h3>Uzmanlar: 'Küçük delikler ve dağınık alanlar yılanların habercisi'</h3><p>Yılanların bahçelerde gizlenmesi genellikle gözden kaçan bazı işaretlerle kendini belli ediyor. Özellikle toprakta aniden ortaya çıkan, madeni para büyüklüğünde veya birkaç santimetre çapında küçük delikler, yılanların varlığına dair önemli bir ipucu. Sertifikalı entomolog Jacob Cohn, bu deliklerin diğer hayvanların açtığı deliklerden daha yuvarlak görünebildiğini belirtiyor. Yılanlar genellikle kendi deliklerini kazmak yerine, başka hayvanların açtığı boşlukları kullanıyor ve uygun gördükleri alanlarda kendilerine yaşam alanı oluşturuyor. Bitki uzmanı Trae Crocker ise, bahçede dağınık ve düzensiz bölgelerin yılanlar için cazip bir ortam yarattığını ifade ediyor. Özellikle moloz yığınları, çalı kümeleri ve uzun çimler, hem yılanların hem de onların avı olan kemirgenlerin barınabileceği alanlar sunuyor. Uzmanlar bu nedenle, bahçe sahiplerinin düzenli temizlik yaparak ve çimleri kısa tutarak yılanların barınabileceği alanları ortadan kaldırmasını öneriyor.</p><h3>Evcil hayvanların davranışındaki değişikliklere dikkat</h3><p>Evcil hayvanlarınızın alışılmadık davranışlar sergilemesi de yılan varlığının habercisi olabilir. Jacob Cohn, özellikle köpeklerin ve kedilerin bahçede bazı noktalara aşırı ilgi göstermesi, sürekli koklama veya havlama gibi tepkiler vermesinin, o bölgede bir tehlike olduğuna işaret edebileceğini söylüyor. Yalnızca evcil hayvanlar değil, bahçede yaşayan diğer vahşi hayvanların davranışlarında da değişiklikler gözlenebilir. Eğer bahçenizde aniden kemirgen veya kuş gibi canlıların sayısında azalma fark ederseniz, bu da yılanların aktif şekilde avlandığının bir göstergesi olabilir. Uzmanlar, bu tür durumlarda özellikle evcil hayvanların temkinli davrandığı alanlara dikkat edilmesi gerektiğini ve buraların öncelikli olarak kontrol edilmesini öneriyor. Bahçede yılanların barınmasını önlemek için çalı yığınlarını uzaklaştırmak, çimleri kısa tutmak ve dağınıklığı ortadan kaldırmak en etkili yöntemler arasında gösteriliyor.</p><h3>Dökülmüş yılan derileri ve dışkıları önemli uyarı sinyali</h3><p>Yılanların varlığını gösteren en net işaretlerden biri de dökülmüş yılan derileridir. Cohn, bu derilerin genellikle yarı saydam ve üzerinde bazı renk izleri bulunan yapılar olduğunu belirtiyor. Bahçede çit köşelerinde, odun yığınlarının arkasında veya gölgeli kenarlarda yılan derisi bulmak, yılanların o bölgede yaşadığını ve büyüdüğünü gösterir. Bitki uzmanı ve fidanlık sahibi Tammy Sons da benzer şekilde, bu derilerin genellikle gizli ve ulaşılması zor köşelerde bulunduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca, yılan dışkıları da varlıklarının bir başka göstergesi. Cohn, yılan dışkısının genellikle siyah ve beyaz renklerin karışımından oluştuğunu ve kertenkele dışkısına benzediğini ifade ediyor. Özellikle içinde tüy veya hayvan kürkü bulunan dışkılar, yılanların avcı doğasına dair önemli bir ipucu sunuyor. Sons, bahçesinde bu tür dışkılara rastlayanların, bölgede fare, kurbağa veya böcek gibi avların yoğun olduğunu da göz önünde bulundurması gerektiğini belirtiyor.</p><h3>Yılan izleri ve yumurtaları: Kalıcı tehlikenin habercisi</h3><p>Toprak üzerinde görülen pürüzsüz, dalgalı çizgiler yılanların geçtiği alanları işaret ediyor. Yılan izleri, bazen dolambaçlı ve belirgin şekilde toprakta görülebiliyor. Tammy Sons, bu izlerin takip edilmesi durumunda yılanın saklandığı noktaların tespit edilebileceğini belirtiyor. Ancak, uzmanlar yılanları kendi başınıza yakalamaya çalışmanın tehlikeli olabileceği konusunda uyarıyor ve mutlaka yerel bir vahşi yaşam uzmanından yardım alınmasını öneriyor. Bir diğer önemli işaret ise bahçede yılan yumurtalarına rastlanması. Cohn, yılan yumurtalarının bulunmasının o bölgede yılanların kalıcı olarak yaşamayı planladığına işaret ettiğini vurguluyor. Özellikle zehirli türlerin yumurtalarına rastlandığında, profesyonel destek alınması gerektiğinin altını çiziyor. Bu tür bulgular, bahçede yılanların yalnızca geçici olarak bulunmadığını, aynı zamanda çoğalma ve kalıcı hale gelme eğiliminde olduklarını gösteriyor.</p><h3>Bahçe sahiplerine yılan tehlikesine karşı öneriler</h3><p>Uzmanlar, yılanların bahçelerde kalıcı hale gelmesini önlemek için alınabilecek pratik önlemleri de paylaşıyor. Öncelikle, bahçenin düzenli olarak temizlenmesi ve dağınık alanların ortadan kaldırılması büyük önem taşıyor. Çimlerin kısa tutulması, moloz yığınlarının kaldırılması ve evin ya da terasın altındaki boşlukların kapatılması, yılanların barınabileceği alanları azaltıyor. Ayrıca, bahçede evcil hayvanların davranışları düzenli olarak gözlemlenmeli ve olağan dışı hareketler fark edildiğinde hızlıca önlem alınmalı. Yılanların varlığına dair işaretler gözlemlendiğinde, müdahale etmek yerine profesyonel yardım almak en güvenli yol olarak öne çıkıyor.</p><p>Sonuç olarak, bahçede yılan varlığına dair belirtileri erken fark etmek ve uzmanların önerdiği yöntemlerle önlem almak, hem kişisel güvenliğinizi hem de çevrenizdeki canlıların sağlığını korumanın en etkili yolu olarak öne çıkıyor. Özellikle yaz aylarında artan yılan hareketliliği göz önünde bulundurulduğunda, bahçe sahiplerinin bu 6 önemli işarete karşı dikkatli olması büyük önem taşıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/bahcenizde-yilan-oldugunu-917_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290635</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/meyve-sineklerine-karsi-basit-onlem-muzlari-30-saniye-akan-suda-durulayin-290635</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:53:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meyve sineklerine karşı basit önlem! Muzları 30 saniye akan suda durulayın]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, özellikle sıcak havalarda evlerde sıkça karşılaşılan meyve sineği sorununa karşı muz durulama yöntemini öneriyor. Evinizdeki meyve sineği popülasyonunu azaltmak için sadece 30 saniyelik bir uygulama yeterli olabiliyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meyve sineklerine karşı basit önlem! Muzları 30 saniye akan suda durulayın]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evlerinde meyve sineği istilasıyla mücadele edenler için uzmanlar pratik bir çözüm öneriyor. Özellikle sıcaklıkların arttığı dönemlerde, yeni alınan muzların kabuğunda bulunan görünmeyen meyve sineği yumurtaları, evdeki sinek popülasyonunun hızla çoğalmasına yol açabiliyor. Tayvanlı bir çiftin yaşadığı tecrübe ve bir haşere kontrol uzmanının tavsiyesiyle, akan su altında muzları 30 saniye boyunca durulamanın meyve sineği sorununu büyük ölçüde azalttığı ortaya çıktı.</p><h3>Uzmandan evde meyve sineğiyle mücadele için 30 saniyelik muz durulama önerisi</h3><p>Haşere kontrol uzmanları, muz kabuklarının üzerinde çıplak gözle görülmeyen çok sayıda meyve sineği yumurtasının bulunabildiğini belirtiyor. Bu yumurtalar, meyve eve getirildikten sonra uygun ortamı bulup çatlayarak sineklerin hızla üremesine neden oluyor. Uzmanlar, özellikle yeni satın alınan muzların depolanmadan önce yaklaşık 30 saniye boyunca akan su altında iyice durulanmasını tavsiye ediyor. Bu basit uygulama sayesinde, kabuk üzerindeki yumurtaların önemli bir kısmı temizleniyor ve meyve sineği popülasyonunun evde artmasının önüne geçiliyor. Tayvanlı çift, bu yöntemi uygulamaya başladıktan sonra evlerinde meyve sineği sorunundan tamamen kurtulduklarını aktardı.</p><h3>Muz durulamanın yanı sıra iki pratik yöntem daha etkili olabilir</h3><p>Meyve sineği ile mücadelede yalnızca muz durulama yöntemiyle sınırlı kalmak gerekmiyor. Uzmanlar, evde kolayca hazırlanabilen iki farklı yöntemi de öneriyor. Birinci yöntem olarak, beyaz sirke, bulaşık deterjanı ve su karışımıyla hazırlanan ev yapımı bir tuzak kullanılabiliyor. Sirkenin kokusu sinekleri çekerken, deterjan sıvının yüzey gerilimini azaltıyor ve sineklerin tuzağa düşmesini sağlıyor. İkinci yöntem ise, muz saplarının yanına bir diş sarımsak yerleştirmek. Sarımsak, içinde bulunan alisin adlı bileşik sayesinde, sinekleri uzaklaştırıcı bir etki oluşturuyor. Sarımsağın etkisi azaldıkça, her 12 ila 24 saatte bir yenilenmesi öneriliyor. Bu yöntemler, muz durulama ile birlikte uygulandığında, evdeki meyve sineği sorununun kısa sürede kontrol altına alınmasına yardımcı oluyor.</p><p>Evde meyve sineği istilasına karşı alınacak bu basit önlemler, özellikle yaz aylarında hijyen ve yaşam kalitesinin korunmasına önemli katkı sağlıyor. Uzmanların önerdiği muz durulama yöntemi, hem ekonomik hem de pratik bir çözüm sunarken, ek yöntemlerle birlikte sinek sorunu tamamen ortadan kaldırılabiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/meyve-sineklerine-karsi-b-771_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290634</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/camasir-makinesi-ve-kurutucuyu-ayni-anda-calistirmak-guvenli-mi-290634</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:47:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Çamaşır makinesi ve kurutucuyu aynı anda çalıştırmak güvenli mi?]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Çamaşır makinesi ve kurutucuyu aynı anda çalıştırmak, özellikle eski evlerde ciddi elektrik güvenliği sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, ev sahiplerinin bu konuda dikkatli olması ve çamaşır odasındaki elektrik tesisatını mutlaka kontrol ettirmesi gerektiğini belirtiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Çamaşır makinesi ve kurutucuyu aynı anda çalıştırmak güvenli mi?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çamaşır makinesi ve kurutucunun aynı anda çalıştırılması, özellikle eski binalarda yaşayanlar için ciddi bir güvenlik sorunu oluşturabiliyor. Uzmanlar, bu iki cihazın birlikte kullanıldığı durumlarda elektrik devrelerinin aşırı yüklenebileceği ve bunun sonucunda yangın riski dahil önemli tehlikelerin ortaya çıkabileceği konusunda uyarıyor. Modern evlerde genellikle her iki cihaz için ayrı devreler bulunsa da, eski yapılarda bu özellik her zaman mevcut olmayabiliyor. Bu nedenle, çamaşır odasında çamaşır makinesi ve kurutucu aynı devreye bağlıysa, ev sahiplerinin elektrik sistemlerini kontrol ettirmeleri büyük önem taşıyor.</p><h3>Elektrik uzmanlarından çamaşır makinesi ve kurutucu için kritik uyarı</h3><p>Elektrik güvenliği alanında faaliyet gösteren Ben's ProServ'in başkanı TJ Laury, çamaşır makinesi ve kurutucunun yüksek enerji tüketimi nedeniyle aynı devreye bağlı olmalarının ciddi riskler doğurabileceğini vurguluyor. Laury'ye göre, iki cihaz aynı anda çalıştırıldığında sigortaların atması, devre kesicilerin devreye girmesi ve hatta kabloların aşırı ısınması gibi sorunlar yaşanabiliyor. Bu tür arızalar, elektrik sisteminde meydana gelen aşırı yüklenmenin en açık göstergeleri arasında yer alıyor. Özellikle kablolarda ve prizlerde ısınma tespit edildiğinde, bu durumun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Laury, uzun süreli ihmalin yangın tehlikesini beraberinde getirebileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca, yeni inşa edilen evlerde çamaşır makinesi ve kurutucu için ayrı devreler bulunması yaygın olsa da, eski evlerde bu durumun mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor. Elektrik sisteminin güncellenmesi, hem cihazların verimli çalışmasını sağlıyor hem de evde yaşayanların güvenliğini artırıyor.</p><h3>Çamaşır odasında aynı devre kullanımı yangın riskini artırıyor</h3><p>Product Air Heating &amp; Cooling'in başkanı Sergey Nikolin ise, çamaşır makinesi ve kurutucunun aynı priz üzerinden çalıştırıldığı durumlarda dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Nikolin'e göre, iki cihazın aynı devreye bağlı olması halinde, devre aşırı yüklendiğinde güç kesintisi yaşanabiliyor. Bu, sistemin aşırı yüklenmeye karşı kendini koruma yöntemi olarak devre kesicilerin devreye girmesiyle gerçekleşiyor. Ancak, prizlerin ve kabloların ısınması veya fişlerde yanık izlerinin görülmesi, elektrik tesisatında ciddi bir sorun olduğunun habercisi. Nikolin, bu tür belirtilerin göz ardı edilmesi halinde zaman içinde yangın çıkma riskinin arttığını ifade ediyor. Ayrıca, çamaşır makinesi ve kurutucu aynı anda çalıştırıldığında evdeki su basıncının da etkilenebileceğini, özellikle düşük su basıncı yaşanan evlerde cihazların performansının düşebileceğini ekliyor.</p><p>Uzmanlar, çamaşır makinesi ve kurutucunun aynı anda çalıştırılması sırasında ışıkların yanıp sönmesi, devre kesicilerin sık sık atması veya su akışında azalma gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor. Bu tür durumlarda bir elektrikçiye başvurulması, hem evin elektrik sisteminin güvenliğini sağlamak hem de olası bir yangın tehlikesinin önüne geçmek açısından büyük önem taşıyor.</p><p>Sonuç olarak, çamaşır makinesi ve kurutucu gibi yüksek enerji tüketen cihazların aynı anda çalıştırılması, özellikle eski evlerde ve aynı devrede kullanıldıklarında ciddi riskler doğurabiliyor. Ev sahiplerinin, çamaşır odasındaki elektrik tesisatını düzenli olarak kontrol ettirmesi ve gerekirse modernize ettirmesi, güvenli bir yaşam alanı için vazgeçilmez bir önlem olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/camasir-makinesi-ve-kurut-449_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290633</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kenya-yabanci-tuccarlara-neden-sinir-koyuyor-290633</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kenya yabancı tüccarlara neden sınır koyuyor?]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto, küçük perakende dükkanları ve sokak satıcılığı gibi işletmelerin yalnızca Kenyalılara ayrılması gerektiğini vurguladı. Ruto'nun 7 Eylül'den itibaren yürürlüğe giren talimatı, ülkedeki yabancı tüccarları ve küçük perakendecileri doğrudan etkiliyor. Kenya'da yabancı yatırımın önemi ve yeni düzenlemelerin olası sonuçları tartışılıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kenya yabancı tüccarlara neden sınır koyuyor?]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kenya Cumhurbaşkanı William Ruto, ülkede küçük perakende dükkanları ve sokak satıcılığı gibi işletmelerin yabancı uyruklular tarafından işletilmesini yasaklayan yeni bir talimat verdi. Ruto, 7 Eylül'den itibaren geçerli olacak uygulama kapsamında, yetkililere yabancıların işlettiği küçük işletmelerin kapatılması için doğrudan talimat verdiğini açıkladı. Bu karar, Nairobi'de düzenlenen bir toplantıda mikro, küçük ve orta ölçekli işletme temsilcilerine hitaben duyuruldu. Cumhurbaşkanı Ruto, Kenyalıların ekonomik olarak güçlenmesi ve yerel işletmelerin korunması amacıyla, bu tür işlerin yalnızca Kenyalılara bırakılması gerektiğinin altını çizdi. Yabancı yatırımın ise daha büyük sermaye gerektiren sektörlerde teşvik edileceğini belirten Ruto, özellikle küçük perakende ve sokak satıcılığı gibi alanlarda yabancıların faaliyet göstermesine karşı çıktı.</p><h3>Ruto: "Küçük işletmeler Kenyalılara kalmalı"</h3><p>Cumhurbaşkanı Ruto, Nairobi'deki State House'ta yaptığı konuşmada, küçük işletmelerin Kenyalılar için hayati önemde olduğunu vurguladı. Ruto, yabancıların sokak satıcılığı ve küçük perakende gibi alanlarda Kenyalılarla rekabet etmemesi gerektiğine dikkat çekti. Hükümetin bu alandaki kararlılığını göstermek için, 7 Eylül'den itibaren yabancı uyrukluların işlettiği küçük işletmelerin kapatılmasına yönelik yetkililere açık talimat verdiğini belirtti. Ayrıca, Kenya Parlamentosu'nda görüşülen Yerel İçerik Yasası, 2025'in kabulünü hızlandırmak için Ulusal Meclis Çoğunluk Lideri Kimani Ichung'wah ve Ticaret Bakanı Lee Kinyanjui'ye çağrıda bulundu. Ruto, bu yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, yabancı şirketlerin yerel kaynak ve iş gücünü daha fazla kullanmasının zorunlu hale geleceğini ifade etti. Hükümetin aldığı bu kararlar, Kenyalı küçük işletmecilerin korunması ve yerel ekonominin güçlendirilmesi hedefiyle şekillendi.</p><h3>Yabancı yatırımcılara yeni kurallar ve sektör ayrımı</h3><p>Kenya'da hayata geçirilen yeni düzenlemeler, küçük ölçekli işletmelerde yabancıların faaliyet göstermesini doğrudan hedef alıyor. Özellikle küçük perakende dükkanları ve sokak satıcıları, alınan karardan en çok etkilenen alanlar arasında yer alıyor. Kenya hükümeti, 7 Eylül'de yürürlüğe giren talimatla birlikte, yabancı uyrukluların işlettiği küçük işletmelerin kapsamlı bir listesini henüz açıklamadı. Ancak, uygulamanın hangi yabancı uyrukluları ve işletmeleri kapsayacağı konusunda net bir sayı ya da tahmin de paylaşılmadı. Ruto, Ulusal Meclis Çoğunluk Lideri Ichung'wah'a, Göçmenlik Bakanlığı'nın baş sekreteri ile iletişime geçerek, yabancı yatırımcılar ve tüccarlar için verilen izinlerin yeniden düzenlenmesi talimatını verdi. Bu nedenle, Kenya'da iş yapma izni bulunan yabancı uyrukluların yeni uygulamadan nasıl etkileneceği henüz kesinleşmedi. Dışişleri Bakanlığı Baş Sekreteri Korir Sing'Oei ise, yasal gereklilikleri karşılayan ve gerekli izinlere sahip yabancıların ülkede iş yapma hakkının korunduğunu açıkladı. Ruto'nun açıklamalarının, Yerel İçerik Yasası, 2025 bağlamında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.</p><h3>Kenya'da yabancı yatırımın ekonomideki yeri ve yeni tartışmalar</h3><p>Kenya Ulusal İstatistik Ofisi'nin yayımladığı 2024 Yabancı Yatırım Anketi, ülkenin 2023 sonu itibarıyla 1.458 trilyon Kenya şilini, yani yaklaşık 11.27 milyar dolarlık yabancı doğrudan yatırım stokuna sahip olduğunu gösteriyor. Bu rakam, bir önceki yılın sonuna göre yüzde 8.5 oranında artış anlamına geliyor. Söz konusu yatırımlar, Kenya ekonomisinin geneline yayılırken, Ruto'nun son talimatıyla hedef alınan küçük ölçekli ticaret faaliyetleriyle sınırlı değil. Anket verilerine göre, Haziran 2024'te yabancı yatırımlı işletmelerde toplam 224 bin 769 kişi çalışıyor ve bunların 221 bin 267'si Kenyalı. Yabancı çalışanlar ise toplam iş gücünün yalnızca yüzde 1.6'sını oluşturuyor. Bu istatistikler, yabancı yatırımın Kenya'da istihdam yaratmada önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Ancak, yeni düzenlemelerle birlikte küçük işletmelerde yabancıların faaliyet alanı daraltılırken, büyük ölçekli yatırımların ve sermaye gerektiren sektörlerin önü açık bırakılıyor. Uzmanlar, yabancı yatırımın Kenya için kritik önem taşıdığını vurgularken, hükümetin belirlediği sektör ayrımının hem yerel girişimcileri korumayı hem de ekonomiye dış kaynak çekmeyi hedeflediğini belirtiyor.</p><h3>Tata Kimyasalları anlaşmazlığı: Ayrı bir gündem</h3><p>Kenya'da küçük işletmeler ve yabancı tüccarlara yönelik alınan önlemler tartışılırken, Tata Kimyasalları şirketiyle yaşanan anlaşmazlık da gündemdeki yerini koruyor. Tata Kimyasalları Magadi, Kajiado İlçesi'nde Magadi Gölü'nde soda külü üretimi yapıyor. 28 Temmuz'da Kenya hükümeti, şirketin madencilik yasalarına uymadığı gerekçesiyle faaliyetlerini askıya aldı. Ardından, 3 Eylül'de Cumhurbaşkanı Ruto, Tata Kimyasalları'nın Kenya'dan ayrılması gerektiğini açıkladı ve şirketin bölgedeki yerel topluma yeterli katkı sağlamadığını söyledi. Hükümet, bölgede cam ve kimya üretim tesisleri kurmak için iki yeni şirket getirme planını duyurdu. Tata Kimyasalları ise, yasal gerekliliklere uyduğunu savunarak, Kenya yetkilileriyle iletişim halinde olduğunu ve konuyu yasal yollarla çözmeye kararlı olduğunu belirtti. Bu anlaşmazlık, küçük işletmelerde yabancı tüccarlara yönelik uygulamalardan bağımsız olarak, Kenya'nın yabancı şirketlerle ilişkilerinde yeni bir döneme işaret ediyor.</p><h3>Uzmanlar: Politikanın etkileri ve yabancı yatırımcıların rolü</h3><p>Nairobi'deki Aga Khan Üniversitesi'nden Prof. Hesbon Hansen Owilla, hükümetin küçük işletmeleri Kenyalılara ayırma politikasının, yerel tüccarları korumak için en etkili yol olduğunu savundu. Owilla, Kenya'nın ekonomik kalkınma hedefleri doğrultusunda, sermaye ve teknoloji getiren yabancı yatırımcıların sanayi ve büyük ölçekli sektörlerde desteklenmesi gerektiğini belirtti. Uluslararası iş danışmanı Solomon Kinyanjui ise, yabancı yatırımla ilgili asıl ayrımın, Kenyalı girişimcileri tamamlayan yatırımlar ile onların yerini alan faaliyetler arasında olduğunu vurguladı. Kinyanjui, yabancı sermayenin Kenya ekonomisinde ancak yerel girişimleri güçlendirdiği ölçüde faydalı olacağını söyledi. Gazeteci Hafsa Abdiwahab Sheikh ise, yeni politikanın hem avantajları hem de riskleri olduğuna dikkat çekti. Sheikh, uygulamanın Kenyalılar için istihdam yaratabileceğini ve beceri transferini teşvik edebileceğini söylerken, öngörülemez uygulamaların ise yabancı yatırımı caydırabileceği ve iş maliyetlerini artırarak fiyatların yükselmesine yol açabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, yabancıların işsizlikten sorumlu tutulması halinde, toplumsal ilişkilerde de olumsuzluklar yaşanabileceği ifade edildi.</p><p>Kenya'da küçük işletmelerde yabancı tüccarlara yönelik başlatılan yeni uygulama, ülkenin ekonomik ve toplumsal dengelerinde önemli değişikliklere yol açabilir. Hükümetin yerel girişimcileri koruma çabaları, yabancı yatırımın ekonomideki rolüyle birlikte dikkatle izleniyor. Önümüzdeki dönemde, Yerel İçerik Yasası'nın yürürlüğe girmesi ve yeni uygulamaların hayata geçirilmesiyle birlikte, Kenya'da yabancı yatırımcıların ve küçük işletmelerin geleceği yeniden şekillenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kenya-yabanci-tuccarlara--667_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290632</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/spor/sporting-lizbon-galatasaray-sampiyonlar-ligi-maci-ne-zaman-saat-kacta-hakem-belli-oldu-290632</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Sporting Lizbon - Galatasaray Şampiyonlar Ligi maçı ne zaman, saat kaçta? Hakem belli oldu]]></title>
      <category><![CDATA[Spor]]></category>
      <description><![CDATA[Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde yeni sezonun ilk maçında Portekiz deplasmanında sahne alacak. İşte Sarı-kırmızılıların Sporting karşısındaki kritik mücadelesinin tarihi, maçın hakemi ve haftanın maç programı... ]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Sporting Lizbon - Galatasaray Şampiyonlar Ligi maçı ne zaman, saat kaçta? Hakem belli oldu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sarı Kırmızılı temsilcimiz Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasında Portekiz temsilcisi Sporting ile karşı karşıya gelecek. Sarı-kırmızılıların ilk maçının tarihi, saati ve hakem kadrosu belli oldu.</p><p>Galatasaray ile Sporting arasındaki mücadele, 9 Eylül Çarşamba günü Portekiz'in başkenti Lizbon'daki Jose Alvalade Stadı'nda oynanacak. <b>TSİ 22.00'de başlayacak karşılaşmayı Norveçli hakem Espen Eskas yönetecek.</b></p><p>Eskas'ın yardımcılıklarını Jan Erik Engan ile Alf Olav Rossland üstlenecek. Karşılaşmada Sigurd Kringstad ise dördüncü hakem olarak görev yapacak.</p><p>Mücadelenin Video Yardımcı Hakem (VAR) koltuğunda Almanya'dan Christian Dingert bulunacak. Belçikalı Bram Van Driessche de VAR hakem yardımcısı olarak görev yapacak.</p><p>Galatasaray, Sporting deplasmanından galibiyetle ayrılarak Şampiyonlar Ligi'nde lig aşamasına iyi bir başlangıç yapmayı hedefliyor.</p><p><b>HAFTANIN PROGRAMI</b></p><p><b>UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2026-27 sezonu yarın lig aşamasının ilk hafta maçlarıyla başlayacak.</b></p><p>Turnuvadaki Türk temsilcilerinden Galatasaray, 9 Ağustos Çarşamba günü deplasmanda Portekiz'in Sporting takımına konuk olacak. Sarı Lacivertli temsilcimiz Fenerbahçe ise 10 Ağustos Perşembe günü sahasında İtalyan ekibi Roma'yı ağırlayacak.</p><p>Lig usulü 36 takımın mücadele edeceği sezonda 8 maç sonunda ilk 8'e giren ekipler, son 16 turuna yükselecek. 9 ile 24'üncü sırada yer alan 16 takım, çift maçlı elemelerde son 16 turuna çıkmaya çalışacak. Sıralamada ilk 24'ün dışında kalan takımlar ise organizasyona veda edecek.</p><p><b>UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ilk haftanın TSİ programı şöyle:</b></p><p><b>8 Eylül Salı</b></p><p>19.45 AEK (Yunanistan) - LASK (Avusturya)</p><p>19.45 Club Brugge (Belçika) - Aston Villa (İngiltere)</p><p>22.00 Borussia Dortmund (Almanya) - Villarreal (İspanya)</p><p>22.00 Real Madrid (İspanya) - Inter (İtalya)</p><p>22.00 Porto (Portekiz) - Manchester City (İngiltere)</p><p>22.00 Lille (Fransa) - Real Betis (İspanya)</p><p><b>9 Eylül Çarşamba</b></p><p>19.45 Barcelona (İspanya) - Feyenoord (Hollanda)</p><p>19.45 Stuttgart (Almanya) - Viking (Norveç)</p><p>22.00 Napoli (İtalya) - Arsenal (İngiltere)</p><p>22.00 Paris Saint-Germain (Fransa) - Slovan Bratislava (Slovakya)</p><p><b>22.00 Sporting (Portekiz) - Galatasaray</b></p><p>22.00 Liverpool (İngiltere) - Atletico Madrid (İspanya)</p><p><b>10 Eylül Perşembe</b></p><p><b>19.45 Fenerbahçe - Roma (İtalya)</b></p><p>19.45 PSV (Hollanda) - Shakhtar Donetsk (Ukrayna)</p><p>22.00 Slavia Prag (Çekya) - Lens (Fransa)</p><p>22.00 Manchester United (İngiltere) - Sabah (Azerbaycan)</p><p>22.00 Bayern Münih (Almanya) - Bodo/Glimt (Norveç)</p><p>22.00 Como (İtalya) - Leipzig (Almanya)</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/sporting-lizbon-galatasar-856_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290631</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/kultur/kastamonu-pompeiopolis-antik-kentinde-kesfedildi-binlerce-yillik-tarih-gun-isigina-cikti-290631</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:21:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kastamonu Pompeiopolis Antik Kenti'nde keşfedildi! Binlerce yıllık tarih gün ışığına çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Pompeiopolis Antik Kenti'ndeki kazılarda yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaiklerini açığa çıkardıklarını ve Milattan Sonra (MS) 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bir Eros başı bulduklarını bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kastamonu Pompeiopolis Antik Kenti'nde keşfedildi! Binlerce yıllık tarih gün ışığına çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kastamonu'nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti'nde devam eden kazı, belgeleme ve konservasyon çalışmalarına ilişkin sosyal medyadan açıklamalarda bulundu.</p><p>Pompeiopolis'te Roma İmparatorluk Dönemi'nden Geç Antik Çağ'a uzanan yeni izlerin gün yüzüne çıkarıldığını belirten Bakan Ersoy, bazilikanın orta nefindeki çalışmalarda önemli buluntulara ulaşıldığını kaydetti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404280.jpg"/><p>Ersoy, "MS 4. yüzyıla tarihlenen, geometrik kompozisyonlardan oluşan ve oldukça iyi korunmuş yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaiklerini açığa çıkardık. Üstelik orta nefteki mozaik döşemesinin tamamı da henüz ortaya çıkarılmış değil. Kazılarımız sürüyor. 2026 yılı çalışmalarımızdan önemli bir buluntunun daha müjdesini verelim, MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bir Eros başı." ifadelerini kullandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404276.jpg"/><p>Bazilikanın ilk inşa evresinin de MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendiğini belirten Ersoy, kazı, belgeleme ve konservasyon çalışmalarıyla Pompeiopolis'in kentsel ve dini tarihini daha bütüncül biçimde ortaya koymayı sürdürdüklerini aktardı.</p><p>Bakan Ersoy, Bakanlık Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekipleri başta olmak üzere kazı heyetine ve çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404265.jpg"/><p><b>BAZİLİKA ROMA'DAN GEÇ ANTİK ÇAĞ'A UZANAN DÖNÜŞÜMÜ ORTAYA KOYUYOR</b></p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Paphlagonia Bölgesi'nin Roma İmparatorluk Dönemi'ndeki önemli merkezlerinden ve eyalet başkenti olan Pompeiopolis Antik Kenti'nde Bazilika kazılarına ilk kez 2025 yılında başlandı ve çalışmalar bu yıl da devam ediyor.</p><p>Yapının mimari özellikleri, stratigrafik veriler ve kazılarda ele geçen buluntular birlikte değerlendirildiğinde Bazilika'nın ilk inşa evresinin MS 2. yüzyılın ikinci yarısına, yaklaşık MS 150-160 yıllarına tarihlendirilebileceği değerlendiriliyor.</p><p>Yapının sonraki dönemlerde önemli bir mimari ve işlevsel dönüşüm geçirdiği belirtiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404266.jpg"/><p>2026 yılı kazılarında yapının Pastoforion bölümünde bulunan Eros başı da MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihleniyor. Buluntu, Pompeiopolis'in Roma İmparatorluk Dönemi'ndeki sanatsal ve kültürel ortamına ilişkin yeni veriler sunuyor.</p><p>Pompeiopolis'in MS 5. yüzyılda piskoposluk merkezi niteliği kazanması, kentin Geç Antik Çağ'daki dini ve idari önemini ortaya koyuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404268.jpg"/><p>Bazilikadaki mimari düzenlemeler, bezemeler ve zemin mozaikleri de yapının sonraki evresinin kentin Hristiyanlaşma süreci ve piskoposluk merkezi olarak önem kazandığı dönemle ilişkili olduğunu gösteriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404269.jpg"/><p><b>105 METREKARELİK MOZAİK ALANI ORTAYA ÇIKARILDI</b></p><p>Antik kentteki 2026 yılı çalışmalarında ortaya çıkarılan mozaiklerin konservasyon çalışmaları tamamlanarak mevcut durumlarının korunmasına yönelik uygulamalar gerçekleştirildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404273.jpg"/><p>Ancak orta nefteki mozaik döşemesinin tamamı henüz açığa çıkarılmadı. Mozaiklerin devamını ortaya çıkarmaya yönelik kazılar sürüyor.</p><p>Pompeiopolis Bazilikası'ndaki çalışmalar, yapının Roma İmparatorluk Dönemi'nden Geç Antik Çağ'a kadar geçirdiği mimari ve işlevsel dönüşümün daha ayrıntılı biçimde ortaya konulmasını sağlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404275.jpg"/><p>İlk inşa evresine ilişkin veriler, Eros başı, Geç Antik Çağ'a ait mimari unsurlar ve zemin mozaikleri, Bazilika'nın Pompeiopolis'in kentsel ve dini tarihindeki yerinin anlaşılmasına katkı sunuyor.</p><p>Devam eden kazı ve konservasyon çalışmalarıyla yapının mimari planının ve farklı kullanım evrelerinin daha kapsamlı biçimde ortaya çıkarılması, mozaik döşemelerinin tamamının belgelenmesi ve korunması hedefleniyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/42404271.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kastamonu-pompeiopolis-an-489_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290630</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/bosanma-ve-suresiz-nafaka-duzenlemesi-ekim-ayinda-hayata-gecirilecek-290630</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Boşanma ve süresiz nafaka düzenlemesi ekim ayında hayata geçirilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara 2 No'lu Barosu'nun Adli Yıl Açılış Programı'na katıldı ve gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, uzun yıllardır tartışma konusu olan boşanma ve süresiz nafaka düzenlemesinin ekim ayında hayata geçirileceğini duyurdu.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Boşanma ve süresiz nafaka düzenlemesi ekim ayında hayata geçirilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara 2 No'lu Barosu'nun Adli Yıl Açılış Programı'na katıldı ve gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.</p><p>Bakan Gürlek, Terörsüz Türkiye, iç cephe ve yargı sistemine dair önemli meselelere dikkat çekti.</p><p>Bakan Gürlek konuşmasında, "Süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri de ekim ayındaki paket kapsamında hayata geçirmeyi planlıyoruz." ifadelerini kullandı. </p><p>Düzenlemenin, 12'nci Yargı Paketi'nin ikinci kısmında yer alacağını ifade eden Gürlek, boşanma davalarının uzamasını önleyecek tedbirler alacağını kaydetti.</p><p>Gürlek, kira tespit ve tahliye davalarına da değindi. Kira tespit davalarının dokuz ayda, tahliye davalarının ise 1,5 yılda tamamlanmasını hedeflediklerini söyleyen Gürlek, "Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrasında nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri de ekim ayındaki paket kapsamında hayata geçirmeyi hedefliyoruz." diye konuştu.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/video-070920260838d95e.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>YARGILAMA SÜRELERİ</b></p><p>Konuşmasında avukatlık mesleğinin önemine de dikkat çeken Bakan Gürlek, "Avukatlarımız, açtıkları davaların ne kadar sürede sonuçlanacağını bilmek zorundadır. Bu nedenle hakim ve savcı arkadaşlarımızın yargıda belirlenen hedef sürelere riayet etmeleri gerektiğini her fırsatta ifade ediyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>12'nci Yargı Paketi'ndeki düzenlemelerin bir kısmının yürürlüğe girdiğini, ikinci kısımdaki düzenlemelerin de ekim ayında gündeme geleceğini belirten Gürlek, düzenlemenin 24-25 maddeden oluşacağı bilgisini verdi.</p><p>Gürlek, bu pakette avukatların yaşadığı bazı sorunların çözümüne yönelik düzenlemeler de eklemeyi temenni ettiklerini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/nafaka-duzenlemesi-ekim-a-406_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290629</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/endonezyadaki-yanardag-patlamasi-2-bin-300den-fazla-ucus-iptal-edildi-290629</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:06:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Endonezya'daki yanardağ patlaması! 2 bin 300'den fazla uçuş iptal edildi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Endonezya'nın Anak Krakatau Adası'ndaki yanardağda meydana gelen patlamanın ardından volkanik küllerin ülkenin farklı kesimlerine yayılması üzerine ülke genelinde 2 bin 300'den fazla uçuş iptal edildi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Endonezya'daki yanardağ patlaması! 2 bin 300'den fazla uçuş iptal edildi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endonezya ulusal basınındaki haberlere göre, Anak Krakatau'daki yanardağda dün yaşanan patlamanın etkileri sürüyor.</p><p>Endonezya Meteoroloji, İklim ve Jeofizik Kurumundan yapılan açıklamaya göre, volkanik kül Java bölgesinde 6 bin metreye, Sumatra bölgesinde ise 15 bin metreye kadar yükseldi.</p><p>Patlama sonrası ülke genelinde yerel ve uluslararası 2 bin 300'den fazla uçuş iptal edilirken, 7 havalimanında 270 binden fazla yolcu mahsur kaldı.</p><p>Volkanik adanın yer aldığı Sunda Boğazı'ndan geçen gemilere yönelik "kraterin 3 kilometre yarıçapındaki güvenlik bölgesine girmemeleri" uyarısı yapıldı.</p><p>Endonezya Ulaştırma Bakanı Dudy Purwagandhi, volkanik külün Batı Java'ya doğru yayıldığının tespit edilmesi sonrası bazı havalimanlarının geçici kapatılması kararını verdiklerini bildirdi.</p><p>Purwagandhi, etkilenen havalimanlarının durumuyla ilgili olarak, "Hava koşullarının değişkenliği nedeniyle havalimanlarındaki kapanmaların ne zaman sona ereceğini tespit edemiyoruz." dedi.</p><p>Ulusal Afet Azaltma Ajansı (BNPB) sözcüsü Berton Panjaitan yaptığı açıklamada, havalimanlarının durumunun, volkanik kül dağılımı ve havacılık güvenliğine bağlı olarak sürekli olarak gözden geçirildiğini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/endonezyadaki-yanardag-pa-196_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290628</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/ordu-fatsada-icradan-satilik-ev-tarla-ve-findik-bahcesi-290628-290628</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:01:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Ordu Fatsa'da ev, tarla ve fındık bahçesi icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 5.564.736 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2024/26 ORT. GİD. SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b><a href="https://tmd.yt/d43wk">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/ordu-fatsada-icradan-sati-536_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290627</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/istanbul-pendikte-icradan-satilik-daire-290627-290627</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:59:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul Pendik'te 62.20 metrekare daire icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 4.700.000 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/480 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 12/10/2026 - 14:35</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 19/10/2026 - 14:35</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 13/11/2026 - 14:35</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 20/11/2026 - 14:35</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2213237/emlak-konut-istanbul-pendikte-62-20-m2-daire-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/istanbul-pendikte-icradan-383_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290626</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/gaziantep-oguzelinde-icradan-satilik-tasinmaz-290626-290626</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:55:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Gaziantep Oğuzeli'nde taşınmaz icradan satışa sunuluyor...]]></description>
      <subtitle><![CDATA[]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlan.gov.tr'de yer alan ilana göre, muhammen bedel 6.061.184 TL olarak belirlendi.</p><p>Mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2026/2707 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.</p><p><b>Artırma Bilgileri</b></p><p>1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 26/10/2026 - 14:14</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 02/11/2026 - 14:14</p><p>2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 23/11/2026 - 14:14</p><p>Bitiş Tarih ve Saati : 30/11/2026 - 14:14</p><p><b><a href="https://www.ilan.gov.tr/ilan/2213716/emlak-tarla-tarim-arazisi-bag-bahce-zeytinlik-gaziantep-oguzelinde-tasinmaz-icradan-satiliktir">Detaylı bilgi için tıklayın.</a></b></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/gaziantep-oguzelinde-icra-285_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290625</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/ahbap-dernegine-5-dalga-operasyon-flas-gelisme-20-ilde-53-gozalti-290625</link>
      <pubDate>2026-09-07T12:14:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Ahbap Derneği'ne 5. dalga operasyon! Flaş gelişme: 20 ilde 53 gözaltı]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek, Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 5'inci dalga operasyonun başlatıldığını, 53 şüpheli hakkında gözaltı kararının verildiğini bildirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Ahbap Derneği'ne 5. dalga operasyon! Flaş gelişme: 20 ilde 53 gözaltı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneğine ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 20 ilde 5'inci dalga operasyonun başlatıldığını, 53 şüpheli hakkında gözaltı kararının verildiğini bildirdi.</p><p>Bakan Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, depremlerde yaşanan acıların ve vatandaşların dayanışma duygusunun kişisel menfaate dönüştürülmesine müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti.</p><p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının akıbetine ilişkin İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce 5. dalga operasyon başlatıldığını duyuran Gürlek, operasyonun İçişleri Bakanlığı müfettiş ve özel denetim raporları, derneğin mali kayıtları, envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ile etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini kaydetti.</p><p><b>"4,3 MİLYAR LİRA BAĞIŞ TOPLAYIP 950 MİLYON LİRA NAKİT ÇEKTİLER"</b></p><p>Soruşturmada elde edilen verilere dikkati çeken Gürlek, şu bilgileri paylaştı:</p><p>"6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelerimize ulaştırılmak üzere 4,3 milyar lira bağış toplandığı, bunun 4,2 milyar lirasının harcandığı, 950 milyon liranın ise nakit olarak çekildiği ve bu çekimlerden birinin tek seferde 500 milyon lira olduğu belirlendi. 29 şirket ve 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 lira transfer edildiği, bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında mal veya hizmet alımı bulunmadığı, yardımların nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardımların kamu kurumlarına faturalarda belirtilenden eksik teslim edildiği tespit edildi."</p><p>Tüm tespitler doğrultusunda 53 şüphelinin yakalanması için İstanbul merkezli 20 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiği bilgisini veren Gürlek, para transferi yapılan şirketlerin gerçek ticari faaliyetlerinin de incelendiğini vurguladı.</p><p>İzmit'teki depolarda depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiğinin belirlendiğini bildiren Gürlek, bu malzemelerin hak sahiplerine ulaştırılması için gerekli işlemlerin başlatıldığını belirtti.</p><p>Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten adli makamlara ve emniyet mensuplarına teşekkür ederek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde vatandaşlarımızın iyi niyetinin, yardımseverliğinin ve milletimizin dayanışma ruhunun istismar edilmesine karşı hukuk devletinin tüm imkanlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/ahbap-dernegine-5-dalga-o-789_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290624</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/cumhurbaskani-erdogan-bugun-kabineyi-toplayacak-290624</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Kabine'yi toplayacak]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kabine Toplantısı'na başkanlık edecek.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Kabine'yi toplayacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kabine Toplantısı'na başkanlık edecek.</p><p>Gündemdeki ve dünyadaki son gelişmelerin değerlendirileceği toplantının 15.30'da başlaması öngörülüyor.</p><p>Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan kameralar karşısına geçerek açıklamalarda bulunması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/cumhurbaskani-erdogan-bug-294_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290623</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/discover/gladiator-battles-once-took-place-here-290623</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Gladiator battles once took place here]]></title>
      <category><![CDATA[Discover]]></category>
      <description><![CDATA[Once echoing with the fierce clashes of gladiators and the weighty debates of ancient councils, Antalya's millennia-old amphitheaters now stand as breathtaking cultural stages, welcoming travelers from across the globe.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Gladiator battles once took place here]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>The ancient theaters scattered across Türkiye's Antalya province &#8212; once venues for gladiator battles, dramatic performances, and civic assemblies &#8212; continue to draw visitors as enduring symbols of Anatolia's rich cultural heritage.</b></p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/a1-070920267587a330.jpg"/><p>The Mediterranean province, one of Türkiye's top cultural tourism destinations, draws millions of visitors each year with its blend of natural beauty and deep historical roots. Dozens of ancient cities from the <b>Lycia, Pamphylia, and Pisidia </b>civilizations remain major attractions for tourists and archaeology enthusiasts.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/a124-0709202621aa70bc.jpg"/><p><b>Among their most striking structures are Hellenistic- and Roman-era theaters, many of which have survived for millennia and today host cultural events and sightseeing tours.</b></p><blockquote>During the Roman period, theaters hosted not only classical plays but also spectacles such as gladiatorial contests and fights between humans and wild animals. In some theaters, even naval battles were reenacted. These spectacles also led to architectural modifications being made to theaters to meet the needs of the period.</blockquote><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/aspendos2-0709202618f6c4f8.jpg"/><p><b>The Aspendos Ancient Theater, </b>built by two Roman brothers, is considered one of the world's best-preserved Roman theaters, retaining both its stage building and extensive seating area. With a capacity of about 15,000, the theater continues to host concerts and large-scale performances.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/aspendos-07092026df614c20.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">The ancient theater of Aspendos, commissioned by two Roman brothers, is regarded as one of the finest and best-preserved examples of a Roman theater to have survived intact to the present day.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/asp3-070920262fbc92fc.jpg"/><p><b>The theater at Termessos</b>, perched high in Gulluk Mountain National Park, offers sweeping views of the surrounding mountains and forests. Its elevated setting, like an eagle's nest, also provides ample opportunities to observe local wildlife and endemic plants.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/thermesos-0709202628013d43.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Alexander the Great failed to conquer Termessos, but today, the remarkably isolated ruins of this once-powerful city, perched like an eagle's nest in the mountains of southwestern Türkiye, can be conquered by anyone willing to make the hike. The ancient theater at Termessos, set in a location resembling an "eagle's nest," offers visitors an impressive setting where history and nature come together.</p><p class=""><b>Side's ancient theater, </b>one of the most imposing structures in the former Pamphylian port city, features a three-story stage building and elaborate decorations, standing out as a notable example of Roman architecture.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/side-070920267ae5b8fb.jpg"/><p><b>The theater in Myra Ancient City</b> is regarded as one of the best-preserved Roman-era theaters, with seating rows and a stage building that remains intact up to half of its second story.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/myra-07092026268002c0.jpg"/><b>The theaters of Perge &#8212;</b> one of Anatolia's most systematically planned ancient cities known for its architecture and marble sculpture &#8212; along with Patara, former capital of the Lycian League; Xanthos, which is listed on UNESCO's World Heritage Tentative List; Limyra in Finike, famous for the waters flowing through it; Simena, distinguished by its stunning panoramic views of Kekova; and the ancient mountain city of Selge in Pisidia, are also among popular stops for tourists visiting the region.<img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/pergfe-07092026955ec734.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/myra-0709202677e2a0c4.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Myra</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/lymra-070920262ae8f812.jpg"/><p style="margin-top: -10px; font-size: 12px; font-style: italic;" class="image-description-detail">Located in the Finike district, the theater in the ancient city of Limyra&#8212;notable for the streams flowing through it&#8212;is a frequent stop for visitors exploring the area.</p><p class=""><br></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/gladiator-battles-once-to-512_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290622</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kufun-geri-donmesini-onlemek-icin-dus-temizliginde-dikkat-edilmesi-gerekenler-290622</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Küfün geri dönmesini önlemek için duş temizliğinde dikkat edilmesi gerekenler]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Banyoda oluşan küf, özellikle duş alanlarında hızla yayılıyor ve kalıcı bir sorun haline geliyor. Uzmanlar, çamaşır suyu kullanmadan hidrojen peroksit ve beyaz sirke ile yapılan temizlik yöntemlerinin, küfü kökten yok ederek daha etkili sonuç verdiğini vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Küfün geri dönmesini önlemek için duş temizliğinde dikkat edilmesi gerekenler]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Banyolarda sıkça karşılaşılan küf sorunu, özellikle duş alanlarında hem sağlık hem de estetik açıdan ciddi bir problem oluşturuyor. Geleneksel çamaşır suyu ile yapılan temizlik, yüzeydeki küf lekelerini geçici olarak giderirken, gözenekli derz aralarında yerleşen küf köklerini tamamen yok edemiyor. Uzmanlar, hidrojen peroksit ve beyaz sirke gibi doğal malzemelerle yapılan temizlik uygulamalarının, küfün geri gelmesini engellemede çok daha etkili olduğunu belirtiyor. Bu yöntemler, hem banyo hijyenini sağlıyor hem de kimyasal kalıntı bırakmadan uzun süreli bir temizlik sunuyor.</p><h3>Hidrojen peroksit ile derz aralarında derin temizlik sağlanıyor</h3><p>Hidrojen peroksit, banyo temizliğinde çamaşır suyuna kıyasla çok daha etkili bir çözüm sunuyor. Oksijen bazlı bu temizlik maddesi, sadece yüzeydeki lekeleri gidermekle kalmıyor; aynı zamanda derzlerin gözenekli yapısına nüfuz ederek küf sporlarını kökten yok ediyor. Standart yüzde üç hidrojen peroksit, seyreltilmeden doğrudan duş derzlerine uygulanıyor. Uygulama sırasında, karanlık bir sprey şişesi kullanmak öneriliyor çünkü hidrojen peroksit ışıkla temas ettiğinde etkisini hızla kaybediyor. Etkilenen bölgeye bolca sıkıldıktan sonra, yaklaşık on ila on beş dakika bekleniyor. Bu sürede, oksidasyon yoluyla küf kökleri parçalanıyor. Ardından sert kıllı bir fırça ile iyice ovuluyor, sıcak suyla durulanıyor ve mikrofiber bir bezle kurulanıyor. Bu yöntem, duş alanlarında yeniden küf oluşumunu önemli ölçüde azaltıyor ve sağlıklı bir ortam sağlıyor.</p><h3>Beyaz sirke ile duş fayanslarında doğal çözüm</h3><p>Beyaz sirke, banyo küfünü ortadan kaldırmak için doğal ve toksik olmayan bir alternatif sunuyor. Özellikle Penicillium ve Cladosporium gibi yaygın küf türlerini yok etme konusunda oldukça etkili. Sirkenin asidik yapısı, küf hücrelerini parçalayarak kökten temizliyor. Ancak, mermer veya doğal taş yüzeylerde sirke kullanımı önerilmiyor çünkü asit bu yüzeylere zarar verebiliyor. Duşta inatçı küf lekeleriyle mücadelede, beyaz sirke doğrudan yüzeye uygulanıyor ve bir saat boyunca bekletiliyor. Bu sürenin sonunda, küfün büyük oranda yok olduğu gözlemleniyor. Temizlik sonrası yüzey, süngerle silinip durulanıyor ve haftada bir hafif bir sirke spreyi ile işlem tekrarlanıyor. Bu uygulama, hem banyo hijyenini koruyor hem de küfün yeniden oluşmasını engelliyor.</p><h3>Duş başlığında biriken küfe karşı sirke ile pratik yöntem</h3><p>Duş başlıkları, mineral birikintileri ve sıkışan nem nedeniyle küf oluşumuna en yatkın bölgeler arasında yer alıyor. Ancak bu alanlarda da hidrojen peroksit ve beyaz sirke ile etkili bir temizlik mümkün. Duş başlığını sökmeye gerek kalmadan, bir plastik torba içine ılık beyaz sirke dolduruluyor ve başlık bu torbanın içine daldırılıyor. Torba, duş borusuna lastik bant ile sabitleniyor ve bir saat bekletiliyor. Bu yöntem, hem mineral birikintilerini çözüyor hem de küf sporlarını nötralize ediyor. İşlem sonunda torba çıkarılıyor, başlıktan sıcak su akıtılarak gevşeyen kalıntılar temizleniyor ve dış yüzey kurulanıyor. Bu pratik uygulama, duş başlığında biriken küf ve mineralleri ortadan kaldırırken, banyo hijyeninin sürekliliğini sağlıyor.</p><h3>Çamaşır suyu neden yetersiz kalıyor?</h3><p>Çamaşır suyu, banyo temizliğinde yaygın olarak kullanılsa da, aslında küf sorununu tamamen çözmüyor. Sodyum hipoklorit içeren çamaşır suyu, yüzeydeki sporları beyazlatıyor ancak gözenekli derz aralarına nüfuz edemiyor. Ayrıca, klorun hızlıca buharlaşması nedeniyle, yüzeyde kalan nem küfün yeniden oluşmasına yol açıyor. Bu nedenle hidrojen peroksit ve beyaz sirke gibi alternatif temizlik malzemeleri, hem derinlemesine temizlik sağlıyor hem de uzun vadede küfün tekrar etmesini önlüyor. Uzmanlar, bu doğal yöntemlerin banyo hijyeninde kimyasal içerikli temizleyicilere göre daha güvenli ve etkili olduğunu vurguluyor.</p><h3>Banyo hijyeninde doğal çözümler öne çıkıyor</h3><p>Banyoda küf oluşumunu önlemek ve sağlıklı bir ortam sağlamak için düzenli temizlik büyük önem taşıyor. Hidrojen peroksit ve beyaz sirke gibi doğal temizlik ürünleri, hem ekonomik hem de çevre dostu olmaları nedeniyle öne çıkıyor. Haftalık bakımda bu malzemelerin kullanılması, küfün kökten temizlenmesini ve yeniden oluşmasının engellenmesini sağlıyor. Ayrıca, banyo sonrası alanın havalandırılması ve yüzeylerin kuru tutulması, küf riskini minimuma indiriyor. Doğru temizlik alışkanlıklarıyla, sağlıklı ve ferah banyolar elde etmek mümkün.</p><p>Banyo hijyenini korumak ve küf sorununu kalıcı olarak çözmek için, hidrojen peroksit ve beyaz sirke ile yapılan düzenli temizlik uygulamaları öneriliyor. Bu yöntemler, kimyasal kalıntı bırakmadan etkili sonuçlar sağlıyor ve duş alanlarında sağlıklı bir yaşam alanı sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kufun-geri-donmesini-onle-730_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290621</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/temiz-carsaflari-bir-gecede-kirletebilen-3-aliskanlik-ortaya-cikti-290621</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:39:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Temiz çarşafları bir gecede kirletebilen 3 alışkanlık ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Amerikalı enfeksiyon önleme uzmanı Dr. Shanina C. Knighton, yatak örtülerinin hızla kirlenmesine yol açan 3 yaygın gece alışkanlığını açıkladı. Dr. Knighton, özellikle telefon, dışarıda giyilen kıyafetler ve çıplak ayakların yatak odasına sokulmaması konusunda uyarıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Temiz çarşafları bir gecede kirletebilen 3 alışkanlık ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerikalı patoloji ve enfeksiyon önleme uzmanı Dr. Shanina C. Knighton, yatak örtülerinin hızla kirlenmesine yol açan ve sağlığı tehdit eden üç temel gece alışkanlığına dikkat çekti. Dr. Knighton, özellikle telefon, dışarıda giyilen kıyafetler ve çıplak ayakların yatak odasına sokulmasının, yatak hijyenini ciddi biçimde bozduğunu belirtti. Uzman, kirli yatak örtülerinin sadece kötü kokuya değil, cilt tahrişine, alerjiye ve hatta bağışıklığı zayıf kişilerde enfeksiyon riskine yol açabileceği uyarısında bulundu. Yatak hijyenini korumak ve sağlıklı bir uyku ortamı sağlamak için bu üç alışkanlıktan vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.</p><h3>Dr. Knighton: 'Telefon, dış kıyafet ve çıplak ayak çarşafları tehdit ediyor'</h3><p>Dr. Knighton, yatak hijyeni konusunda en çok göz ardı edilen tehlikelerden birinin akıllı telefonlar olduğunu söyledi. Gün boyunca restoran masalarından tuvaletlere kadar birçok farklı yüzeye temas eden telefonların, geceleri yastık ya da çarşafların üzerine bırakılmasıyla mikropların doğrudan uyku alanına taşındığını vurguladı. Telefonun, çoğu insanın sahip olduğu en kirli eşyalar arasında yer aldığını belirten Knighton, "Telefonunuzu yatak odasında bulundurmak sadece mikropları değil, aynı zamanda uyku düzenini bozan ışık ve ses gibi etkenleri de beraberinde getiriyor" dedi. Yatak hijyeninin korunması için akıllı telefonların uyku alanından uzak tutulması gerektiğinin altını çizdi.</p><h3>Dışarıdan gelen kıyafetler ve çıplak ayaklar mikrop taşıyor</h3><p>Uzman, dışarıda giyilen kıyafetlerin de yatak örtülerinin hızla kirlenmesinde büyük rol oynadığını açıkladı. Gün boyunca toz, kir, ter ve hava kirliliğine maruz kalan giysilerin, yatağa temas etmesiyle mikropların çarşaflara kolayca bulaştığını söyledi. Dr. Knighton, "Dışarıda giydiğim kıyafetlerle asla yatağa oturmuyorum, onları yatak odasına bile sokmuyorum" diyerek, bu alışkanlığın cilt sağlığını ve genel hijyeni korumada önemli olduğunu belirtti. Ayrıca, evde çıplak ayakla dolaşıp sonra yatağa çıkmanın da hijyen açısından ciddi bir risk içerdiğini vurguladı. Zeminlerin dışarıdan gelen kirleri ve mikropları taşıyabileceğini, çıplak ayak veya evde giyilen çoraplarla yatağa çıkıldığında bu kirlerin doğrudan çarşaflara geçtiğini ifade etti. Knighton, yatak ile zemin arasına mutlaka bir çift terlik konması gerektiğini, bunun hijyen zincirini kırmada etkili olduğunu söyledi.</p><h3>Yatak örtülerinin temizliği için haftalık rutin önerisi</h3><p>Dr. Knighton, yatak hijyenini korumanın en etkili yolunun düzenli temizlik olduğuna dikkat çekti. Özellikle yaz aylarında yatak örtülerinin en az haftada bir kez yıkanmasını önerdi. Bu sayede kir, nem ve mikropların birikmesi önlenebiliyor. Yastık, yorgan ve yastık kılıfı gibi daha ağır eşyaların ise birkaç ayda bir yıkanması gerektiğini belirtti. Yıkama işleminin en az 54°C (130°F) sıcaklıkta yapılmasının mikropların öldürülmesinde etkili olduğunu, toz akarlarından endişe edenlerin ise sıcaklığı 60°C'ye (140°F) çıkarabileceğini aktardı. Ancak, bazı kumaşların yüksek sıcaklığa dayanamayabileceğinin de unutulmaması gerektiğini, her zaman ürünlerin bakım talimatlarının kontrol edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Dr. Knighton, bu basit önlemlerle sağlıklı ve hijyenik bir uyku ortamı yaratmanın mümkün olduğunun altını çizdi.</p><p>Sonuç olarak, yatak hijyeninin korunması sadece temizlikle sınırlı kalmıyor. Dr. Knighton'ın önerdiği gibi, telefon, dışarıda giyilen kıyafetler ve çıplak ayaklar gibi üç temel alışkanlıktan vazgeçmek, hem sağlıklı bir uyku ortamı hem de genel sağlık açısından büyük önem taşıyor. Bu öneriler, özellikle alerji, astım ya da bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler için hayati riskleri azaltmaya yardımcı oluyor. Yatak hijyenine dikkat etmek, daha kaliteli bir uyku ve sağlıklı bir yaşamın anahtarı olarak öne çıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/temiz-carsaflari-bir-gece-175_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290620</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/turkiyeden-toryumun-nukleer-teknolojide-kullanimi-icin-is-birligi-hamlesi-dunyada-bircok-u-290620</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkiye'den toryumun nükleer teknolojide kullanımı için iş birliği hamlesi! "Dünyada birçok ülke bunu geliştirmek için çalışıyor"]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ilgili kuruluşu Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) Danimarka merkezli Copenhagen Atomics ile nükleer enerjinin ham maddelerinden biri olan toryumun yenilikçi teknolojilerde kullanılmasına imkan sağlayacak bir mutabakat zaptı imzaladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkiye'den toryumun nükleer teknolojide kullanımı için iş birliği hamlesi! "Dünyada birçok ülke bunu geliştirmek için çalışıyor"]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın refakatinde imzalanan mutabakat zaptıyla toryumun yeni nesil nükleer teknolojilerde kullanılmasına yönelik çalışmalar yapılacak.</p><p>Bu çalışmalar sayesinde toryum bileşiklerinin yerli imkanlarla üretilmesi amaçlanıyor.</p><p>Mutabakat zaptıyla, Türkiye'nin sahip olduğu toryum kaynaklarının yüksek katma değerli nükleer teknolojilerde değerlendirilmesine yönelik yerli sanayi ve teknoloji paydaşları ile araştırmacıların sürece dahil edilmesi sağlanacak.</p><p>Çalışmaların öncelikli başlıklarından birini, toryumun yeni nesil nükleer reaktör teknolojilerinde, ergimiş tuz reaktörlerinde kullanılabilecek nitelikte Türkiye'de üretilmesine yönelik Ar-Ge ve projelendirme faaliyetleri oluşturacak.</p><p>Bu doğrultuda nükleer yakıt standartlarını karşılayan toryum bileşiklerinin yerli imkanlarla üretilmesi ve Türkiye'nin bu alanda uluslararası çapta etkin bir tedarikçi konumuna ulaşması hedefleniyor.</p><p>Danimarka merkezli Copenhagen Atomics, toryumun nükleer yakıt çevriminde kullanımına imkan sağlayabilecek dördüncü nesil reaktör konseptlerinden biri olan ergimiş tuz reaktörlerine yönelik Ar-Ge çalışmaları yürütüyor.</p><p>"Onion Core" adını verdiği modüler ergimiş tuz reaktörü konseptine yoğunlaşan Danimarkalı şirket, TENMAK ile yaptığı iş birliği çerçevesinde söz konusu teknolojiyi Türkiye'nin araştırma altyapısı, insan kaynağı ve sanayi kabiliyetleri açısından değerlendirecek.</p><p><b>"BİRÇOK ÜLKE BU TEKNOLOJİYİ GELİŞTİRMEK İÇİN ÇALIŞIYOR"</b></p><p>Bakan Bayraktar, imza töreninin ardından mutabakat zaptına ilişkin yaptığı açıklamada, büyük ölçekli reaktörlerin yanı sıra son dönemde nükleerin yeni çağı olarak ifade edilen küçük modüler reaktörlerin de çok hızlı şekilde geliştiğini ifade etti.</p><p>Dünyada birçok ülkenin bu teknolojiyi geliştirmek için çalıştığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:</p><p>"Türkiye de bu konuda önemli faaliyetler içerisinde ve birçok proje paralel bir şekilde yürüyor. Türkiye'deki yatırımcılar, bizim kamu kurumlarımızla beraber ortak bir şekilde bu projeleri yürütmeye gayret ediyorlar. Onun dışında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın ortaya koyduğu teşvik programı sayesinde ciddi bir ilgi oluşmuş durumda. Biz de 'farklı teknolojileri ülkemize nasıl kazandırabiliriz' düşüncesinden hareketle çalışıyoruz. Çünkü bu süreçte, bunların hangisi daha ileri gidecek ve gerçekten ticarileşecek önümüzdeki birkaç yıl içerisinde bu belli olacak."</p><p>Bayraktar, TENMAK ile Copenhagen Atomics arasında imzalanan mutabakat zaptının farklı bir özelliği olduğunu vurgulayarak, "Küçük modüler reaktörlerde, Copenhagen Atomics'in teknolojisinde toryum yakıtı öne çıkıyor. Toryum, çok yoğun bir şekilde ülkemizde bulunan, bu anlamda yakıtın dışa bağımlılığının olmayacağını düşündüğümüz bir teknoloji olduğu için ayrı bir önemi var. Bu iş birliği, ümit ediyorum netice verecek ve bu alandaki çalışmalar ileride ticarileşebilecek bir ürüne dönüşecek. Farklı bir yakıt, özellikle toryum olması açısından bu iş birliği önemli. TENMAK ve ilgili kurumlarımızla beraber bu ilgili şirket bu çalışmaları yürütecek." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/turkiyeden-toryumun-nukle-641_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290619</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/bilim-insanlari-radyasyona-karsi-koruyucu-etki-gosteren-bagirsak-mantari-kesfetti-290619</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:30:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bilim insanları radyasyona karşı koruyucu etki gösteren bağırsak mantarı keşfetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Çinli bilim insanları, Mucor racemosus adlı bağırsak mantarının radyasyona karşı koruyucu etkisini ortaya koydu. Fareler üzerinde yapılan araştırma, bu mantarın radyasyonun yol açtığı bağırsak hasarını önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Mucor racemosus, insan sağlığında yeni bir umut olarak dikkat çekiyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bilim insanları radyasyona karşı koruyucu etki gösteren bağırsak mantarı keşfetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin'den bir grup bilim insanı, insan bağırsağında doğal olarak bulunan Mucor racemosus adlı mantarın, radyasyondan kaynaklanan zararları önlemede etkili olabileceğini gösteren çarpıcı bir araştırmaya imza attı. Fareler üzerinde yürütülen deneylerde, bu simbiyotik mantarın radyasyona maruz kalan hayvanlarda kilo kaybı, iltihaplanma ve oksidatif stres gibi olumsuz etkileri önemli ölçüde azalttığı tespit edildi. Araştırmada, Mucor racemosus'un radyasyona karşı koruyucu etkisinin, bağırsakta farklı mekanizmalar yoluyla ortaya çıktığı vurgulandı. Bilim insanları, bu bulgunun insan sağlığı açısından yeni bir çığır açabileceğine dikkat çekiyor.</p><h3>Bilim insanları: 'Mucor racemosus radyasyon hasarını azaltıyor'</h3><p>Çinli araştırmacılar, PNAS dergisinde yayımlanan çalışmada, Mucor racemosus'un radyasyona maruz kalan farelerde doğrudan koruyucu bir rol oynadığını belirtti. Deneylerde, radyasyon verilen fare gruplarına bu mantar uygulandığında, kontrol grubuna göre daha az kilo kaybı ve daha düşük seviyede iltihaplanma görüldü. Ayrıca, oksidatif stresin de azaldığı gözlemlendi. Bu sonuçlar, Mucor racemosus'un radyasyona karşı biyolojik bir kalkan görevi görebileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, mantarın bağırsakta önceden oksijen eksikliğine adapte edilmesiyle bu koruyucu etkinin daha da güçlendiğini açıkladı. Mikroorganizmalardan arındırılmış farelerde de benzer sonuçlar elde edildi. Bu bulgu, Mucor racemosus'un bağırsak mikrobiyotasından bağımsız olarak radyasyonun zararlı etkilerini azaltabileceğini gösteriyor.</p><h3>Mucor racemosus'un koruyucu mekanizması: Amino asitler ve kimyasal etkileşimler</h3><p>Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu, Mucor racemosus'un radyasyona karşı koruyucu etkisini nasıl sağladığına ışık tuttu. Bilim insanları, radyasyona maruz kalan bağırsak hücreleri ve farelerde yaptıkları testlerde, mantarın üç temel amino asit ürettiğini keşfetti: L-glutamik asit, L-aspartik asit ve DL-lisin. Bu amino asitlerin, DNA onarımını kolaylaştırdığı ve radyasyon sonrası bağırsak dokusunun iyileşmesini hızlandırdığı belirtildi. Ayrıca, mantar tarafından üretilen metiltioadenosin (MTA) adlı bir kimyasalın da önemli bir rol oynadığı anlaşıldı. MTA'nın, Limosilactobacillus reuteri adlı bakterinin büyümesini düzenlediği ve metiyonin adlı kimyasalın üretimini artırdığı tespit edildi. Metiyonin seviyesindeki artışın, radyasyona karşı koruyucu etkiyi daha da güçlendirdiği vurgulandı. Tüm bu bulgular, Mucor racemosus'un radyasyona karşı çok yönlü bir savunma mekanizması geliştirdiğini ortaya koyuyor.</p><h3>Fermente gıdalarda doğal olarak bulunuyor, ancak dikkat şart</h3><p>Çalışmada, Mucor racemosus'un potansiyel terapötik etkisini değerlendirmek için radyasyona maruz kalan farelere mantar ile fermente edilmiş peynir verildi. Sonuçlar, mantarlı peynirle beslenen farelerde bağırsak iltihabında azalma, bağırsak bariyer bütünlüğünde artış ve sistemik iltihap belirteçlerinde düşüş olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, Mucor racemosus'un bazı fermente gıdalarda doğal olarak bulunduğunu ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından diyet kullanımı için onaylandığını belirtti. Ancak, bağışıklık sistemi zayıf bireylerde bu mantarın sağlık riski oluşturabileceği uyarısı yapıldı. Bilim insanları, Mucor racemosus'un gıda ve ilaç sektöründe en uygun şekilde nasıl kullanılabileceği konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p><h3>Uzmanlar: 'Filamentöz mantarlar mikrobiyota-konak ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatabilir'</h3><p>Çinli araştırmacılar, elde edilen bulguların yalnızca radyasyon hasarını önlemekle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda filamentöz mantarların mikrobiyota-konak etkileşimlerinde önemli bir rol üstlenebileceğini ifade etti. Mucor racemosus'un radyasyon dışında, başka sağlık sorunlarında da potansiyel uygulamaları olabileceği öne sürüldü. Ancak uzmanlar, bu mantarın yaygın tüketimi veya tıbbi kullanımı için henüz yeterli veri olmadığını, daha kapsamlı klinik çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Yine de, Mucor racemosus'un insan sağlığında yeni bir umut olarak öne çıkması, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı.</p><p>Sonuç olarak, Mucor racemosus'un radyasyona karşı koruyucu etkisiyle ilgili elde edilen bulgular, bağırsak sağlığı ve genel insan sağlığı açısından yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Önümüzdeki süreçte yapılacak ek araştırmalar, bu mantarın tıbbi ve gıda sektöründe nasıl değerlendirileceğini belirleyecek. Ancak şimdiden Mucor racemosus, radyasyon tehdidine karşı umut vadeden bir biyolojik ajan olarak dikkat çekiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/bilim-insanlari-radyasyon-741_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290618</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/turkcenin-katardaki-yukselisi-turkiye-katar-iliskilerinin-kulturel-boyutuna-isik-tutuyor-290618</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:26:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Türkçenin Katar'daki yükselişi Türkiye-Katar ilişkilerinin kültürel boyutuna ışık tutuyor]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Katar'da Türkçe öğrenmeye yönelik artan ilgi, Türkiye ile Katar arasında gelişen güçlü ilişkilerin kültürel ve toplumsal alandaki yansımalarından biri olarak dikkat çekiyor. Lusail Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Şahin, yayımlanan “Katar'da Türkçe Öğretimi” adlı kitabında bu gelişmeyi kapsamlı bir şekilde ele alıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Türkçenin Katar'daki yükselişi Türkiye-Katar ilişkilerinin kültürel boyutuna ışık tutuyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Katar'da Türkçe öğrenmeye yönelik artan ilgi, Türkiye ile Katar arasında son yıllarda gelişen güçlü ilişkilerin kültürel ve toplumsal alandaki yansımalarından biri olarak dikkat çekiyor. Lusail Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Muhammed Mazhar Şahin, yayımlanan "Katar'da Türkçe Öğretimi" adlı kitabında bu gelişmeyi kapsamlı bir şekilde ele alıyor.</p><p>Türkçenin Katar'daki öğretim süreçlerini inceleyen çalışma, aynı zamanda dilin iki ülke arasındaki ilişkilerde üstlenebileceği role ilişkin farklı bir perspektif ortaya koyuyor. Kitapta Türkçe; yalnızca öğrenilen ve öğretilen bir yabancı dil olarak değil, toplumlar arasında iletişimi ve kültürel etkileşimi güçlendiren bir unsur olarak değerlendiriliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/whatsappimage2026090-070920267a99e395.jpg"/><p>Türkiye ile Katar arasındaki ilişkiler, son yıllarda siyasi yakınlığın ötesine geçerek ekonomi, savunma, eğitim, turizm ve kültür gibi çok sayıda alana yayıldı. İki ülke arasında artan temaslar, toplumların birbirlerinin kültürlerine yönelik ilgisinin de güçlenmesine katkı sağladı.</p><p>Katar'da Türkiye'ye yönelik ilginin artması, Türk kültürünün daha fazla tanınması ve Türkiye'ye yönelik seyahatlerin yaygınlaşması, Türkçe öğrenme talebinin oluşmasında etkili olan gelişmeler arasında yer alıyor. Türkçe öğrenmek isteyenlerin bir bölümü için dil, Türkiye ile daha doğrudan bir iletişim kurmanın ve Türk toplumunu daha yakından tanımanın bir aracı haline geliyor.</p><p>Dr. Muhammed Mazhar Şahin'in çalışmasında bu durum, uluslararası ilişkiler açısından da değerlendiriliyor. Dilin, devletler arasındaki resmi ilişkilerin toplumlar tarafından daha iyi anlaşılmasına ve kültürel bağların güçlendirilmesine katkı sağlayabilecek önemli bir unsur olduğu vurgulanıyor.</p><p>Özellikle kültürel diplomasi açısından değerlendirildiğinde, bir ülkenin dilinin başka toplumlarda öğrenilmesi o ülkenin kültürünün doğal yollarla tanınmasına imkân sağlıyor. Bu nedenle Türkçenin Katar'da yaygınlaşması, Türkiye'nin Körfez bölgesindeki kültürel etkisi ve yumuşak gücü bakımından da önem taşıyor.</p><p>Kitapta Katar'da Türkçe öğretiminin gelişim süreci, mevcut durumu ve Türkçe öğretimi yapan kurumlar ele alınırken, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin karşılaştığı imkânlar ve ihtiyaçlar da değerlendiriliyor.</p><p>Şahin'in çalışmasının dikkat çeken yönlerinden biri, Türkçe öğretimini Türkiye-Katar ilişkilerinin genel çerçevesinden ayrı değerlendirmemesi. Çalışma, iki ülke arasındaki siyasi ve stratejik yakınlığın kültürel ve eğitim alanlarına nasıl yansıdığını dil üzerinden inceleyen bir yaklaşım ortaya koyuyor.</p><p>Türkiye ve Katar arasındaki ilişkilerin geleceğinde toplumlar arası temasların daha da önem kazanacağı değerlendirilirken, Türkçe öğretiminin de bu süreçte önemli bir iletişim kanalı oluşturabileceği ifade ediliyor.</p><p>Bu açıdan "Katar'da Türkçe Öğretimi", Katar'daki Türkçe öğretiminin mevcut görünümünü ortaya koymanın ötesinde, dilin Türkiye'nin kültürel diplomasisi, yumuşak gücü ve Körfez bölgesindeki toplumsal ilişkileri açısından taşıdığı potansiyele dikkat çeken kapsamlı bir çalışma olarak öne çıkıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/whatsappimage2026090-07092026902c2264.jpg"/>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/turkcenin-katardaki-yukse-160_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290617</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/istihdami-artiracak-yeni-formuller-devreye-alinacak-290617</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:12:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstihdamı artıracak yeni formüller devreye alınacak]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Devlet, istihdamın artırılması amacıyla yerel yönetimler ve özel sektör iş birliğiyle kurumsal bakım ve kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını, çalışma günlerinin ayarlanmasını ve esnek süreli çalışma modellerinin uygulanmasını da kapsayan yeni uygulamaları devreye almaya hazırlanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstihdamı artıracak yeni formüller devreye alınacak]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atıl iş gücünün azaltılmasını hedefleyen bütüncül politikalar hayata geçirilecek.</p><p>Bu kapsamda, potansiyel iş gücünün ekonomik faaliyete katılımını artırmak amacıyla iş gücü piyasasına girişin önündeki beceri, bakım, iş arama ve bölgesel uyumsuzluk kaynaklı engeller azaltılacak.</p><p>İş gücü piyasası dışında kalan bireylerin kayıtlı ve sürdürülebilir istihdama geçişleri desteklenecek.</p><p>Atıl iş gücünün kalıcı şekilde azaltılması amacıyla erken yaşlardan itibaren üretim kültürünü aşılayarak çalışma hayatına hazırlayan ve iş gücüne katılımı teşvik eden programlar uygulamaya alınacak.</p><p>Çalışmanın fazileti ve üretmenin toplumsal değeri, örgün eğitim sürecinin başlangıcından itibaren müfredata yansıtılacak.</p><p>Potansiyel iş gücünde bulunan bireyler, iş ve meslek danışmanlığı hizmetleriyle aktif iş gücü programlarına dahil edilecek, profil bazlı yönlendirme ve beceri geliştirme imkanlarıyla iş gücüne katılımları artırılacak.</p><p><b>ÇOCUK BAKIMI İÇİN UZAKTAN İSTİHDAM DESTEKLENECEK</b></p><p>Sosyal yardım sistemi ile aktif ve pasif iş gücü programları arasında bağlantı güçlendirilecek, sosyal yardım alan bireylerin iş gücüne katılımını ve istihdam edilebilirliğini sağlamaya yönelik aktif iş gücü programları yaygınlaştırılacak.</p><p>Yeniden beceri kazandırma, takip ve eşleştirme mekanizmaları güçlendirilerek aktif iş gücü programlarına katılanların iş gücü açığı bulunan sektörlerde kalıcı istihdama geçişleri desteklenecek.</p><p>Ebeveyn izni, bakım sorumluluklarının daha dengeli paylaşılmasına imkan sağlayacak şekilde yeniden düzenlenecek.</p><p>Merkezi hükümet, yerel yönetimler ve özel sektörün işbirliğini sağlayacak şekilde kurumsal bakım ve kreş hizmetleri yaygınlaştırılacak, iş yerlerindeki kreş ve bakım hizmetleri sunumu özellikle kadınlar başta olmak üzere istihdamı destekleyecek şekilde geliştirilecek.</p><p>Çocuk bakım yükümlülüğü bulunan çalışanlar için işletmelerin kısmi ya da tamamen uzaktan istihdam olanakları sunmaları desteklenecek.</p><p><b>ÇALIŞMA GÜNLERİNİN AYARLANMASI VE ESNEK SÜRELİ İSTİHDAM FORMÜLLERİ</b></p><p>Atıl iş gücüne meslek kazandırmaya yönelik programlar yerel iş gücü talebi ve bölgesel ihtiyaçlar gözetilerek geliştirilecek.</p><p>İş ve yaşam uyumunun ve çalışan verimliliğinin artırılması doğrultusunda, çalışma günlerinin ayarlaması ile esnek süreli istihdam modellerine ilişkin geliştirme çalışmaları yapılacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/istihdami-artiracak-yeni--250_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290616</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/gunun-manseti-24-tvde-basladi-7-eylul-2026-pazartesi-290616</link>
      <pubDate>2026-09-07T11:09:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Günün Manşeti 24 TV'de başladı | 7 Eylül 2026 Pazartesi]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 7 Eylül 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Günün Manşeti 24 TV'de başladı | 7 Eylül 2026 Pazartesi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, Türkiye'nin ve dünyanın gündemini, gazetelere yansıyan haberleri, köşe yazılarını ve günün önemli gelişmelerini farklı bakış açılarıyla, çarpıcı analizlerle hafta içi her sabah "Günün Manşeti"nde değerlendiriyor. "Günün Manşeti" hafta içi her sabah saat 11.00'de canlı yayınla 24 TV'de ekrana geliyor.</p><p>24 TV Genel Yayın Yönetmeni Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç, 'Günün Manşeti'nde 7 Eylül 2026 Pazartesi gündemini değerlendirdi.</p><p><b>Programdan önemli satır başları:</b></p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/video-07092026e2dd19d2.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>İŞGALCİ İSRAİL ZULMÜ</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök</b><b>: </b>Bir kısım yerel medyada yer alan isimler, İsrail'in Filistin'deki işgal faaliyetleri için "yerleşimci" ifadesini kullanıyor. Bu kadar yumuşak tanımlar yapılmaması lazım.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/video-070920264c554463.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>ALMANYA'DA AFD SEÇİMİ KAZANDI</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök</b><b>: </b>Aşırı sağ olarak ifade edilen AFD, açık ara birinci oldu. Dünya genelinde bir şeylerin değiştiğini görüyoruz. Senin şansölyen kipa takıp yerlere yatsa da vatandaş artık buna tahammül edemiyor.</p><p><b>Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>: </b>Dünyanın neresinde olursan ol, aklıselim insanlar var. İsrail'in bu katliamcı devlet tutumuna karşı müthiş bir tepki var.</p><video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/video-070920262a89a153.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök</b><b>: </b>Oğuzhan Uğur'lar, Eda Ece'ler, Uğur Dündar'lar, Mustafa Sandal'lar; sanatçılar, aydınlar, hepsi elini yıkayıp kenara çekildi. Siz, bu kadar yolsuzluğa zemin hazırladığı öne sürülen paranın propagandasını yapmadınız mı?</p><p><b>SÖZCÜ'DEN SUÇU PERDELEME ÇABASI</b></p><p><b>24 TV GYY Ömer Özkök ve Akşam Gazetesi Yazarı Hikmet Genç</b><b>,</b> değerlendirdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/gunun-manseti-24-tvde-bas-719_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290615</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/hukuk-kurallari-guclu-devletlere-gore-uygulaniyor-bakan-gurlek-dunya-hukuku-imtihandan-geciyor-290615</link>
      <pubDate>2026-09-07T14:36:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Kendi içerisinde güçlü bir Türkiye bölgesel istikrar ve küresel adalete daha büyük katkılar sunacaktır]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Kendi içerisinde güçlü, huzurlu ve dayanışma içinde olan bir Türkiye insanlığın barışına, bölgesel istikrara ve küresel adalete çok daha büyük katkılar sunacaktır." dedi.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Bakan Gürlek: Kendi içerisinde güçlü bir Türkiye bölgesel istikrar ve küresel adalete daha büyük katkılar sunacaktır]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara 2 No'lu Barosu tarafından Ankara Adalet Sarayı Konferans Salonu'nda düzenlenen 2026-2027 Adli Yıl Açılış Programı'naAdalet Bakanı Akın Gürlek'in yanı sıra AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Çelik, Ankara 2 No'lu Barosu Başkanı Gökhan Ağdemir ve yargı mensupları katıldı.</p><p>Törende konuşan Gürlek, Bakanlık ile barolar arasında sürekli istişare ve birlikte çözüm üretme anlayışını daima gündemde tuttuklarını, bu konuyu önemsediklerini söyledi.</p><p>Türkiye'nin geçmişte çok zor dönemlerden geçtiğini, cunta ve darbe dönemlerinde hukuk ve yargının milletin aleyhine işletildiğini belirten Gürlek, "FETÖ gibi yapıların, uluslararası güç odaklarının da desteğiyle milli güvenliğimizi hedef aldığını ve hukuk kurumlarımızı hak ve özgürlükleri kısıtlamaya yönelik süreçlerin aracı haline getirmeye çalıştığını gördük." diye konuştu.</p><p>FETÖ nedeniyle yargı sisteminde adeta bir "deprem" yaşandığını, yargı sisteminin yeniden inşa edildiğini dile getiren Gürlek, "Ülkemizde, her şeyde olduğu gibi mevcut zengin insan kaynağımızla yargıda da bağımsız ve vatandaşına hizmet odaklı yapılaşmayı tamamladık. Çarkları en etkin ve verimli şekilde işletmeyi başardık." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/1-070920266ba800df.jpg"/><p>Türkiye'de günümüzdeki toplumsal huzurun, siyasi istikrarın ve sivil temsil kabiliyetinin her zaman var olmadığını, geçmişte onlarca yıl olağanüstü hal uygulamalarıyla yargının işlemez hale getirildiğini belirten Gürlek, böylece yargının vatandaşın değil, vesayetin hizmetine sunulmak istenen hukuk sistemlerine şahit olduğunu söyledi. Gürlek, "Bugün geldiğimiz nokta itibarıyla çok iyi bir konumdayız." dedi.</p><p>Bu konuda büyük bedeller ödendiğine işaret eden Gürlek, "Geçmişten bugüne kronikleşen, milletimizin kalkınmasının, huzurunun ve güvenliğinin ayağında bir pranga haline getirilen terör belasından kurtulduk. Bu tehdidi kalıcı olarak ortadan kaldırma konusunda da son derece kararlıyız. Bütün bu tecrübeler, devletimizin kurumları ile toplumumuzun bütün kesimleri arasındaki birlik ve dayanışmanın taşıdığı hayati önemi açıkça göstermektedir." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Bakan Gürlek, ziyaret ettiği her ilde baro başkanları ve yönetimleriyle bir araya geldiğini, mesleki meseleleri doğrudan istişare ettiklerini bildirdi.</p><p>Ankara 2 No'lu Barosunun Türk Dünyası Hukuku İş Birliği Komisyonu vasıtasıyla yürüttüğü çalışmaları da yakından takip ettiğini dile getiren Gürlek, şöyle devam etti:</p><p>"Ortak tarih ve medeniyet değerlerini paylaştığımız Türk dünyasıyla siyasi, ekonomik ve kültürel bağlarımız güçlenirken barolarımız ve hukukçularımız arasındaki işbirliğinin eğitimden tahkime, mevzuat çalışmalarından karşılıklı tecrübe paylaşımına kadar geniş bir alanda geliştirilmesini önemli görüyorum. Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar uzanan Türk dünyasında bu gönüllü elçilerimizin fedakar çalışmalarını yürekten alkışlıyorum. Bu alanda emek veren baro yönetimimizi ve bu çalışmalara katkı sunan bütün avukatlarımızı gönülden kutluyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/2-07092026ef1efc0a.jpg"/><p><b>"TÜRK MİLLETİ, ADALET VE HUKUK NEREDE, KİME LAZIMSA ORADA OLMAYA DEVAM EDECEKTİR"</b></p><p>Gürlek, hakim, savcı ve avukatlardan oluşan adalet teşkilatının bütün çalışanlarının emeklerinin birbirini tamamladığını belirtti. Yargı mensuplarının hedefinin, hakkın sahibine zamanında teslim edildiği, vatandaşların hukuk güvenliği içerisinde yaşadığı bir düzeni birlikte inşa etmek olduğuna işaret eden Gürlek, Adalet Bakanlığına sunulacak yapıcı, uygulanabilir ve çözüm odaklı her teklife kapılarının açık olduğunu vurguladı.</p><p>Dünya hukuk düzeninin tarihi bir imtihandan geçtiğini dile getiren Gürlek, "İnsan haklarını, hukukun üstünlüğünü ve insanlık onurunu dillerinden düşürmeyen çoğu Batılı ülkenin ağır mağduriyetler karşısında sergilediği çifte standart, uluslararası hukuka duyulan güveni ciddi biçimde sarsmıştır." şeklinde konuştu.</p><p>Yakın coğrafyada on yıllardır göçe, soykırıma ve katliamlara maruz kalan insanlar olduğunu anımsatan Gürlek, "Bir damla insan kanının bir damla petrolden daha değersiz olduğunu ispatlarcasına adil bir dünya düzeninden mahrum bırakıldıklarına hep birlikte şahit olduk." dedi.</p><p>Zulüm ve haksızlık karşısında mağdurun kimliğine, inancına veya yaşadığı coğrafyaya göre farklı tutumlar sergilendiğini belirten Gürlek, bunun uluslararası hukukun evrensellik iddiasına zarar verdiğine dikkati çekti.</p><p>Uluslararası kuruluşların etkisiz kaldığı ve hukuk kurallarının güçlü devletlerin çıkarlarına göre farklı biçimlerde uygulandığını aktaran Gürlek, "Bu dönemde Türkiye, hukuk kurumlarımızın, barolarımızın ve avukatlarımızın katkısıyla insan hakları ihlallerine karşı tutarlı bir yaklaşım benimsemeye ve uluslararası hukukun etkin biçimde işletilmesi için çaba göstermeye devam etmektedir. Açıkça söylüyorum bu, Türk milletinin tarihinden devraldığı en önemli görevlerden ve taşıdığı asli sorumluluklardan biridir. Türk milleti, adalet ve hukuk nerede, kime lazımsa orada olmaya devam edecektir. Karşı karşıya olduğumuz bu tablo, adalet merkezli, tutarlı ve bağımsız bir duruşun önemini bir kez daha ortaya koymaktadır." diye konuştu.</p><p>"Siyasi istikrarı, gelişen ekonomisi, milli birlik ve kardeşlik iradesi, köklü devlet geleneği ve güçlü hukuk sistemiyle" Türkiye'nin, bölgesinde ve dünyada adalet arayanların umudu olmaya devam edeceğini vurgulayan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Bunun yolu öncelikle kendi iç cephemizi tahkim etmekten, birlik ve beraberliğimizi korumaktan ve ülkemizin güvenli geleceğini sağlam temeller üzerinde inşa etmekten geçmektedir. Kendi içerisinde güçlü, huzurlu ve dayanışma içinde olan bir Türkiye insanlığın barışına, bölgesel istikrara ve küresel adalete çok daha büyük katkılar sunacaktır. İç cephesi zayıf bir toplum, her zaman yok olmaya mahkum olur. Bundan yaklaşık yüz yıl önce, Milli Mücadelemize merkezlik eden Ankara'mızın yanı başına kadar ilerleyen işgalci güçler vardı. Onların top sesleri Polatlı'ya kadar dayanmıştı. İşte tarihimizden ibret almalı ve asla rehavete kapılmamalıyız. Şüphesiz güçlü bir Türkiye'nin üzerinde yükseleceği en sağlam zemin, adalet ve hukuk güvenliğidir."</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/3-0709202689efb744.jpg"/><p><b>"HİÇ KİMSE KENDİSİNİ İMTİYAZLI VEYA AYRICALIKLI BİR KONUMDA GÖREMEZ"</b></p><p>Bakan Gürlek, hukuk karşısında herkesin eşit olduğunu ve hiç kimsenin kanunların yaptırımından muaf olamayacağını bildirdi.</p><p>Adaletin herkese lazım olan can suyu olduğunu dile getiren Gürlek, "Hiç kimse kendisini imtiyazlı veya ayrıcalıklı bir konumda göremez. Toplum vicdanı buna asla müsaade etmeyeceği gibi Türk yargısı da bu konuda tavizsiz biçimde görevini icra etmeye devam edecektir. Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği bizim en önemli önceliğimizdir. Onların vicdanı bizlerin gerçeği yansıtan en doğru terazimizdir." ifadelerini kullandı.</p><p>Gürlek, son zamanlarda topluma örnek olması gereken popüler kişiliklerin milli ve ahlaki değerleri zedelediğini, hukuksuzluğu özendiren yaşam tarzlarıyla özellikle genç nesilleri zehirlediklerini belirterek, "Gereken yasal işlemleri gerçekleştirerek bu sorunların üzerine kararlılıkla gittik. Kültürel ve ahlaki çöküntülere zemin hazırlayan her kişi ve kurum bizim yakından gözlemlediğimiz ve tedbir aldığımız öncelikli hedeflerimizdendir." diye konuştu.</p><p>İnsanların iyi niyetle yaptıkları sosyal dayanışma projelerini suistimal eden herkese karşı da hukukun üstünlüğünü ve milletin haklarını koruyan adımlar attıklarını ifade eden Gürlek, "Her alanda yasalarımızın etrafından dolanmaya çalışan kişi ve kurumlara karşı gereken önleyici tedbirleri aldık." dedi.</p><p><b>"ORTAK AKILLA HAREKET ETMEYE DEVAM ETMELİYİZ"</b></p><p>Adalet Bakanı Gürlek, hukuk düzeninin en önemli unsurlarından birinin avukatlık mesleği olduğunu, avukatlığın savunmayı temsil ettiğini söyledi.</p><p>Avukatlık mesleğini temsil eden kişi ve kurumların mesleki amaçlarından uzaklaşmamaları gerektiğinin altını çizen Gürlek, avukatların siyasi veya ideolojik çekişmelerin etkisi altında kalmadan bağımsızlıklarını, meslek etiğini ve hukukun üstünlüğünü her şartta korumalarının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p><p>Avukatların görevlerini daha iyi şartlarda yerine getirebilmeleri için yürütülen çalışmaları büyük bir hassasiyetle takip ettiklerini anlatan Gürlek, "Yargılama faaliyetinin farklı noktalarında görev yapıyor olsak da hepimizin ortak amacı hakkı ortaya çıkarmak ve adaletin tecellisini sağlamaktır. Sorunlarımız da bu sorunlar için üreteceğimiz çözümler de ortaktır. Daha güçlü bir hukuk sistemi için aynı masa etrafında konuşmaya, birbirimizi dinlemeye ve ortak akılla hareket etmeye devam etmeliyiz." şeklinde konuştu.</p><p>Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde savunmayı güçlendirmeyi ve avukatların adli süreçlere daha etkin katılımını sağlamayı temel hedefleri arasına aldıklarını anımsatan Gürlek, "Yeni Avukatlık Kanunu hazırlıklarından bilgi ve belgeye erişim yetkilerinin genişletilmesine genç, bağlı çalışan ve kamu avukatlarımızın desteklenmesinden CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) ve adli yardım hizmetleri ile çalışma şartlarının iyileştirilmesine kadar birçok alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.</p><p>Gürlek, avukatlık hizmetlerindeki vergi yükünün azaltılması, UYAP ve e-duruşma uygulamalarının geliştirilmesi, mesleki faaliyetleri nedeniyle avukatlara yönelik şiddetle mücadele ve avukatla temsilin yaygınlaştırılması yönündeki adımları da barolarla istişare içerisinde atmaya devam edeceklerini aktardı.</p><p>12. Yargı Paketi'nin ilk kısmının kanunlaşarak yürürlüğe girdiğini hatırlatan Gürlek, "İnşallah ekim ayında ikinci kısmını da gündeme getireceğiz. 24-25 maddeden oluşmasını öngördüğümüz bu pakete, avukatlarımızın yaşadığı sorunların da çözümüne yönelik bazı düzenlemeleri de eklemeyi temenni ediyoruz. Bu konuları Ankara 2 No'lu Baromuzun Sayın Başkanı ile de sürekli görüşüyor, avukatlarımızın talep ve beklentilerini istişare içerisinde değerlendiriyoruz." diye konuştu.</p><p>Avukatlardan silah ruhsatı ücretleri konusunda da talepler geldiğine işaret eden Gürlek, "Bu konuda Maliye Bakanlığımızla görüşmeler yaptık, sağ olsunlar onlar da bize yardımcı oldular. İnşallah ekim ayında gündeme gelecek pakette, silah ruhsatı ücretinin ilk başvuruda yarı oranında alınması, devamındaki yenilemelerde ise ücret alınmaması yönünde ortak bir mutabakata vardık." ifadelerine yer verdi.</p><p><b>KİRA TESPİT DAVALARININ 9 AYDA TAMAMLANMASI HEDEFLENİYOR</b></p><p>Adalet Bakanı Gürlek, avukatların açtıkları davaların ne kadar sürede sonuçlanacağını bilmek zorunda olduğunu, bu nedenle hakim ve savcıların yargıda belirlenen hedef sürelere riayet etmeleri gerektiğini vurguladı.</p><p>"Kira tespit davalarının 9 ayda, tahliye davalarının ise 1,5 yılda tamamlanmasını hedefliyoruz." diyen Gürlek, boşanma davalarının uzamasını önleyecek tedbirlerin de gündemde olduğunu ifade etti.</p><p>"Süresiz nafaka" konusuna da değinen Gürlek, "Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri de ekim ayındaki paket kapsamında hayata geçirmeyi planlıyoruz. Avukatlarımızın zamanlarını ve mesailerini duruşma salonlarında ve adliye koridorlarında bekleyerek geçirmelerini istemiyoruz." dedi.</p><p>Adalet Bakanı Gürlek, "Güçlü Türkiye hedefi"ne ulaşmanın yollarından birinin güçlü bir hukuk düzeninden geçtiğine dikkati çekerek, "Adaletin Yüzyılı vizyonunu hayata geçirirken sivil, demokratik ve kuşatıcı bir anayasa hedefimizden vazgeçmeden hukuk devletimizi, demokrasimizi ve temel hakları daha ileriye taşımaya yönelik irademizi sürdüreceğiz." diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/hukuk-kurallari-guclu-dev-268_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290614</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/gundem/istanbulda-uyum-haftasi-ve-ilk-is-gununde-trafik-yogunlugu-290614</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:51:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[İstanbul'da uyum haftası ve ilk iş gününde trafik yoğunluğu]]></title>
      <category><![CDATA[Gündem]]></category>
      <description><![CDATA[İstanbul'da okul öncesi, ilkokul 1. sınıf, ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin "Okula Uyum Haftası" kapsamında eğitime başladığı haftanın ilk iş gününde trafikte yoğunluk yaşanıyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[İstanbul'da uyum haftası ve ilk iş gününde trafik yoğunluğu]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Megakent İstanbul'da okul servislerinin de trafiğe çıktığı sabah saatlerinde araçlar bazı yollarda güçlükle ilerliyor.</p><p>Avrupa Yakası'nda, D-100 kara yolunda Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy, Cevizlibağ, Haliç Köprüsü, Okmeydanı, Mecidiyeköy ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>Basın Ekspres Caddesi, TEM Otoyolu ile bağlantı noktaları, Karaköy-Beşiktaş Sahil Yolu ile Barbaros Bulvarı'nda trafik ağır seyrediyor.</p><p>Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Kartal'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar sürüyor.</p><p>TEM Otoyolu'nda, Şile Yolu, Ümraniye Çakmak ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü arasında sürücüler araçlarıyla trafikte ağır ilerliyor.</p><p>Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametindeki trafik yoğunluğu Ümraniye'den köprü girişine kadar uzanıyor.</p><p>Şile Otoyolu'nda, Altunizade ile Ümraniye arasında yer yer yoğunluk görülüyor.</p><p>Öte yandan sabah saatlerinde işe ve okula giden bazı yolcular, tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yoğunluk oluşturdu.</p><p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cep Trafik Haritası'na göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 65'e kadar çıktı.</p><p>Anadolu Yakası'ndaki trafik yoğunluğu ise yüzde 75 olarak ölçüldü.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/istanbulda-uyum-haftasi-v-511_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290613</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/meme-kanserinde-gizli-hucreler-kesfedildi-tedaviden-kacmalarini-saglayan-bir-kalkan-olabilir-290613</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:46:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Meme kanserinde gizli hücreler keşfedildi! Tedaviden kaçmalarını sağlayan bir “kalkan” olabilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Uluslararası bir araştırma ekibi, meme tümörlerinin ayrıntılı hücresel haritasını çıkararak uykuda kanser hücrelerinin bağışıklık ve bağ dokusu hücrelerinden oluşan koruyucu bir kalkan arkasına saklandığını ortaya koydu. Bu keşif, kanserin tedaviden sonra neden geri dönebildiğine ışık tutarken gelecekteki tedavi stratejilerini kökten değiştirebilir.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Meme kanserinde gizli hücreler keşfedildi! Tedaviden kaçmalarını sağlayan bir “kalkan” olabilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MRC Tıbbi Bilimler Laboratuvarı (LMS), Imperial College London ve UCL Genetik Enstitüsü'nden bilim insanları, meme tümörlerini benzeri görülmemiş bir ayrıntı düzeyinde haritalayarak son derece önemli bir keşfe imza attı. Araştırmacılar, tümörlerin içinde gizlenen ve adeta kış uykusuna yatan kanser hücresi ceplerini tespit etti. Bu uykuda kanser hücreleri, hızla bölünen hücrelerin aksine sessiz kalarak kemoterapinin etkisinden kaçabiliyor ve tedavi sona erdikten sonra yeniden aktif hale gelebiliyor. Genome Medicine dergisinde yayımlanan çalışma, bu sessiz hücrelerin genellikle koruyucu bir kalkan işlevi gören bağışıklık hücreleri ve bağ dokusu hücreleri tarafından çevrelendiğini gösterdi. Bu bulgu, kanserin tedaviden sonra neden geri dönebildiğini açıklamaya yardımcı olabilecek kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.</p><h3>Tümörlerin derinliklerinde saklanan uykuda kanser hücreleri</h3><p>Meme tümörleri, birçok farklı hücre tipinden oluşan oldukça karmaşık yapılardır. Hızla çoğalan kanser hücrelerinin yanı sıra bağışıklık hücreleri, yeni oluşan kan damarları ve dikkat çekici biçimde sessiz kalan bir grup kanser hücresi bu yapının parçasıdır. Bu uykuda ya da bilimsel ifadeyle 'dingin' hücreler, tedaviden sağ çıkma kapasitesine sahip olmaları nedeniyle özellikle endişe verici bir kategori oluşturuyor. Çünkü bu hücreler daha sonra kanserin yayılmasına veya nüks etmesine doğrudan katkıda bulunabiliyor. LMS, Imperial ve UCL'deki araştırma ekibi, bu uykuda kanser hücrelerinin tedavi uygulanmamış tümörlerde tam olarak nerede konumlandığını, onları diğer hücrelerden neyin ayırt ettiğini ve hangi hücre tiplerinin onları çevreleme eğiliminde olduğunu anlamak amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttü. Kamuya açık verileri kullanarak oluşturulan ayrıntılı tümör haritaları, koruyucu bir bariyer görevi görebilecek diğer hücrelerle çevrili dingin hücrelerin belirgin kümeler halinde bir arada bulunduğunu ortaya koydu.</p><h3>Dr. Alexis Barr: 'Bu hücreler kemoterapiden saklanabiliyor'</h3><p>Çalışmanın ortak baş yazarı ve LMS'de Hücre Döngüsü Kontrolü grubunun başkanı Dr. Alexis Barr, uykuda kanser hücrelerinin neden bu denli tehlikeli olduğunu açık bir dille anlattı. Barr, 'Dingin kanser hücreleri son derece tehlikelidir. Bu hücreler kemoterapiden saklanabilir, tümörde uykuda kalabilir ve daha sonra çoğalmayı yeniden başlatmak için aktif hale gelebilir' dedi. Kanser hücreleri, büyüyen bir tümörün içindeki stresli koşullara bir yanıt olarak bu uykuda duruma geçebiliyor. Tümörler hızla genişledikçe kan akışı ve besin kaynakları her zaman bu büyümeye ayak uyduramıyor. Bazı hücreler bu duruma karşılık olarak büyümelerini askıya alıyor. Tıpkı zorlu kış koşullarında uykuya yatan bir ayı gibi, bu kanser hücreleri de ortam yeniden elverişli hale gelene kadar aktif olmadan beklemeyi tercih ediyor. Bu fırsat çoğu zaman tedavi sona erdikten sonra kendini gösteriyor. Barr, 'İnsanların tümörlerinin uzun vadeli kontrolünü sağlamak ve tümör nüksünü önlemek istiyorsak, bu uykuda dingin kanser hücrelerine odaklanmak ve onlar hakkında çok daha fazla şey öğrenmek zorundayız' diye ekledi.</p><h3>Tek hücreli RNA dizileme ile tümörün hücre hücre haritası çıkarıldı</h3><p>Bu gizli hücre popülasyonlarını derinlemesine araştırmak için Dr. Barr, UCL'deki hesaplamalı biyoloji uzmanı Dr. Maria Secrier'in ekibiyle iş birliği yaptı. Araştırmacılar, bireysel hücrelerin hangi genleri aktif olarak kullandığını ortaya çıkaran tek hücreli RNA dizileme tekniğini, hücrelerin tümör içindeki konumlarını ve komşu hücrelerin kimliklerini gösteren uzamsal transkriptomik yöntemiyle bir araya getirdi. Bu iki güçlü tekniğin birleşimi, tümörün iç yapısının daha önce hiç görülmemiş bir netlikte haritalanmasını sağladı. Dr. Secrier, 'Herhangi bir tedavi uygulanmadan önce tümörde zaten bulunan, tedaviye dirençli hücrelere benzeyen hücreler tespit ettik' dedi. Bu bulgu, tedavi direnciyle ilişkilendirilen bazı özelliklerin tedaviye bir yanıt olarak ortaya çıkmadığını, aksine tedavi başlamadan çok önce tümörde var olduğunu düşündürüyor. Araştırmacılar bu örüntüyü hem agresif meme kanseri formlarında hem de daha yavaş ilerleyen türlerde gözlemledi. Bu sonuç beklenmedik bir nitelik taşıyordu çünkü dinginlik durumu daha önce yalnızca yavaş büyüyen hastalıkla ilişkilendirilmişti.</p><h3>Uykuda kanser hücrelerini koruyan 'mahalle' yapısı keşfedildi</h3><p>Araştırma ekibinin analizi yalnızca kanser hücreleriyle sınırlı kalmadı. Bilim insanları aynı zamanda tümör ortamının ayrılmaz bir parçası haline gelen çok sayıda destekleyici hücre türünü de mercek altına aldı. Bu kapsamlı inceleme sonucunda tutarlı ve dikkat çekici bir örüntü ortaya çıktı. Uykuda kanser hücreleri, sıklıkla CXCL10-pozitif makrofajlara yani belirli bir bağışıklık hücresi tipine ve miyofibroblastik kanserle ilişkili fibroblastlara yani tümörü destekleyen bir hücre türüne yakın konumlanmıştı. Bu çevreleyen hücrelerin, uykuda kanser hücrelerini korumaya yardımcı olacak biçimde işe alınmış ya da dönüştürülmüş olabileceği değerlendiriliyor. Olası bir senaryo, bu hücrelerin kanser öldürücü bağışıklık hücrelerinin veya tedavi ajanlarının aktif olmayan hücrelere etkili biçimde ulaşmasını engelleyen fiziksel ya da biyolojik bir bariyer oluşturmasıdır. Dr. Secrier bu durumu şöyle özetledi: 'Kanser hücreleri gerçekten bu uykuda kanser hücreleri için bir kalkan görevi gördüğünü düşündüğümüz makrofaj ve fibroblast alanları içinde kapsüllenmiş durumda. Ancak henüz neden-sonuç ilişkisinin yönünü tam olarak bilmiyoruz. Çevreleyen hücrelerin kanser hücrelerini dinginliğe mi ittiğini, yoksa kanser hücrelerinin çevrelerini kendilerine çekip dönüştürüp dönüştürmediğini henüz netleştiremedik. Büyük olasılıkla bu etkileşim her iki taraftan da geliyor.'</p><h3>Tümörün farklı bölgeleri farklı ilaçlara yanıt verebilir</h3><p>Birçok kemoterapi ilacı hızla bölünen hücrelere karşı en etkili şekilde çalışıyor. Ancak uykuda kanser hücreleri aktif olarak çoğalmadığı için bu ilaçların onları ortadan kaldırması çok daha güç hale geliyor. Araştırmanın bulguları, aynı tümörün hızla büyüyen ve uykuda kalan bölümlerinin tedaviye tamamen farklı biçimlerde yanıt verebileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar, uykuda hücre nişleri içinde kompleman yolunda yani bağışıklık sisteminin önemli bir bileşeninde artan bir aktivite tespit etti. Bu tespit, söz konusu yolu hedef alan tedavilerin bu korunaklı alanları daha savunmasız hale getirebileceği olasılığını gündeme getiriyor. Uykuda kanser hücrelerini çevreleyen destek hücreleri de başka bir potansiyel tedavi hedefi olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte araştırmacıların, bu hücrelerin gerçekten dinginliği sürdürmeye yardımcı olup olmadığını ve kanser hücresi hayatta kalması açısından ne kadar kritik bir rol oynadığını belirlemeleri gerekiyor. Dr. Secrier, 'Tümörün farklı kısımları muhtemelen farklı ilaçlara yanıt verecek. Hem çoğalan hem de uykuda alanları hedef almak için hangi ilaç kombinasyonlarını kullanabileceğimizi anlarsak, mevcut tedavilerden potansiyel olarak çok daha başarılı sonuçlar elde edebiliriz. Bu çalışma bize, hücrelerin uyum sağladığı ve farklı biçimlerde evrimleştiği tümörün çeşitli alanlarını özellikle hedef alan farklı terapötiklerle nasıl müdahale edebileceğimize dair ilk önemli içgörüyü sunuyor' dedi.</p><h3>Dr. Barr: 'Uykuda kanser hücreleri daha az çalışıldı ama kritik öneme sahip'</h3><p>Dr. Alexis Barr, çoğalan kanser hücrelerine odaklanmanın açıkça önemli olduğunu vurgularken, aynı zamanda dingin uykuda kanser hücreleri popülasyonunun da anlaşılması gerektiğinin altını çizdi. Barr, bu alanın şimdiye kadar görece daha az çalışıldığını belirterek gelecekteki araştırmaların bu boşluğu doldurması gerektiğini ifade etti. Bu analiz tarafından ortaya konan fikirler henüz deneysel olarak doğrulanmayı bekliyor. Yine de tümörlerin içinde tedavi başlamadan önce zaten var olan dirençli bölgelerin tespit edilmesi ve bu bölgeleri destekleyen hücrelerin tanımlanması, araştırmacıların ileride çok daha etkili kanser tedavisi kombinasyonları geliştirmesine zemin hazırlayabilir. Dingin hücreleri ve onları çevreleyen mikro ortamları haritalayarak bilim insanları, bir tümörün hem hızla büyüyen kısımlarına hem de sessizce hayatta kalıp daha sonra tekrar aktif hale gelebilen uykuda kanser hücrelerine aynı anda saldıran tedaviler tasarlama yolunda önemli bir adım attı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/meme-kanserinde-gizli-huc-296_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290612</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/saglik/yesil-caydan-daha-fazla-antioksidan-iceren-5-icecek-ortaya-cikti-290612</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:45:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Yeşil çaydan daha fazla antioksidan içeren 5 içecek ortaya çıktı]]></title>
      <category><![CDATA[Sağlık]]></category>
      <description><![CDATA[Beslenme uzmanları, kahve ve nar suyu gibi antioksidan bakımından zengin içeceklerin, yeşil çaydan daha yüksek antioksidan içeriğine sahip olduğunu belirtti. Özellikle kahve, nar suyu ve hibiskus çayı gibi içecekler, sağlıklı yaşam için yeni alternatifler sunuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Yeşil çaydan daha fazla antioksidan içeren 5 içecek ortaya çıktı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme alanında yapılan son değerlendirmelere göre, kahve ve nar suyu gibi içecekler, antioksidan içeriğiyle yeşil çayı geride bırakıyor. Uzmanlar, antioksidanlar açısından zengin olan bu içeceklerin, vücudu serbest radikallere karşı koruyarak genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yarattığını vurguluyor. Kahve, nar suyu, hibiskus çayı, çeşitli meyve suları ve sıcak kakao gibi seçeneklerin, antioksidan alımını artırmak isteyenler için güçlü alternatifler sunduğu bildirildi. Özellikle kahve ve nar suyu, son dönemde antioksidan oranlarıyla dikkat çekiyor.</p><h3>Uzman Todd: "Kahve, antioksidan alımında başı çekiyor"</h3><p>Beslenme uzmanı Karen E. Todd, kahvenin antioksidan bakımından çoğu zaman göz ardı edildiğini, ancak klorojenik asitler ve diğer polifenoller açısından oldukça zengin olduğunu belirtti. Kahve, günlük hayatta en fazla tüketilen içeceklerden biri olduğu için, ortalama bir kişinin antioksidan ihtiyacının büyük bölümünü karşılayabiliyor. Klorojenik asitlerin, vücutta oksidatif stresin azaltılmasına yardımcı olduğu, serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı koruma sağladığı ifade ediliyor. Bu nedenle, kahve yalnızca enerji vermekle kalmıyor, aynı zamanda antioksidan yönünden de önemli bir kaynak olarak öne çıkıyor.</p><h3>Nar suyu ve hibiskus çayı: Antioksidan oranı ile öne çıkan ikili</h3><p>Nar suyu, son yıllarda popülerliğini hızla artıran bir içecek olarak öne çıkıyor. Araştırmalar, nar suyunun içerdiği antioksidan bileşenlerin, vücudu serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı koruduğunu ve kronik hastalık riskini azaltmaya yardımcı olduğunu gösteriyor. Aynı şekilde, hibiskus çayı da antioksidan bakımından zengin bir alternatif olarak dikkat çekiyor. Hibiskus bitkisinin kurutulmuş yapraklarından elde edilen bu çay, polifenoller ve diğer antioksidanlar sayesinde kardiyovasküler sağlığı destekleyebiliyor. Yapılan bazı çalışmalar, hibiskus çayının kan basıncını düşürmede ve kötü kolesterol seviyesini azaltmada etkili olabileceğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu iki içeceğin düzenli olarak tüketilmesiyle antioksidan alımının ciddi şekilde artırılabileceğine işaret ediyor.</p><h3>Meyve suları ve sıcak kakao: Antioksidan çeşitliliği artıyor</h3><p>Antioksidan içeriği yüksek olan bir diğer grup ise meyve suları. Özellikle acai, maqui ve yaban mersini gibi koyu renkli meyvelerden elde edilen sular, antosiyaninler bakımından zengin. Bu bileşikler, kalp ve damar sağlığını koruma potansiyeliyle dikkat çekiyor. Uzmanlar, şeker eklenmemiş ve minimum düzeyde işlenmiş meyve sularının tercih edilmesini öneriyor. Sıcak kakao ise, içeriğindeki flavanoller sayesinde antioksidan deposu olarak öne çıkıyor. Bitter çikolata ve kakao tozu, sağlıklı bir diyetin parçası olarak önerilirken, şekersiz kakao ürünlerine yönelmek antioksidan faydasını artırıyor. Sıcak kakao ile birlikte, kahve ve nar suyu gibi içeceklerin düzenli tüketimi, vücudun antioksidan kapasitesini yükseltiyor.</p><p>Sonuç olarak, antioksidan alımını artırmak isteyenler için kahve, nar suyu, hibiskus çayı, çeşitli meyve suları ve sıcak kakao gibi içecekler güçlü seçenekler olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu içeceklerin düzenli tüketimiyle vücudun oksidatif strese karşı korunabileceğini ve genel sağlığın desteklenebileceğini belirtiyor. Yeşil çayın yanı sıra, bu içecekler de günlük beslenmeye dahil edilerek antioksidan çeşitliliği artırılabilir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/yesil-caydan-daha-fazla-a-845_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290611</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/klima-binlerce-hayat-kurtariyor-ama-kuresel-isinmayi-da-hizlandiriyor-290611</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:43:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Klima binlerce hayat kurtarıyor ama küresel ısınmayı da hızlandırıyor]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[ABD ve BM kaynaklarına göre, klima kullanımı küresel ısınmayı hızlandırırken, elektrik talebini ve karbon salımını da rekor seviyelere taşıyor. Uzmanlar, klima alışkanlıklarının hem hayat kurtardığını hem de gezegen için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Klima binlerce hayat kurtarıyor ama küresel ısınmayı da hızlandırıyor]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de ve dünya genelinde artan klima kullanımı, hayat kurtarıcı etkisinin yanı sıra küresel ısınmayı ve elektrik talebini ciddi oranda yükseltiyor. Bilim insanları, sıcak hava dalgalarının neredeyse tüm kıtalarda etkili olmasıyla birlikte klimanın hayati öneme sahip olduğunu, ancak bu alışkanlığın gezegenin geleceği için büyük bir tehdit oluşturduğunu açıkladı. Nature Health dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, 2010-2020 yılları arasında yalnızca ABD'de klimayla yaklaşık 58 bin kişinin yaşamının kurtarıldığını ortaya koydu. Buna karşılık, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Enerji Ajansı'nın verileri, soğutma amaçlı elektrik talebinin küresel ölçekte üç katına çıkacağını ve karbon salımının önümüzdeki 25 yıl içinde 7,2 milyar tona ulaşacağını öngörüyor. Bu miktar, ABD ve Avrupa'nın mevcut karbon salımıyla aynı seviyede. Uzmanlar, klima kullanımındaki artışın, iklim değişikliğini daha da hızlandırdığına dikkat çekiyor.</p><h3>Kai Chen: 'Klima hayat kurtarıyor, iklim için risk artıyor'</h3><p>Yale Üniversitesi epidemiyoloji profesörü Kai Chen ve araştırma ekibi, 11 yıllık süreçte 30 milyon ABD ölüm kaydını analiz etti. Sıcaklıkların tehlikeli seviyelere ulaştığı dönemlerde, klima sayesinde en çok hayat kurtarılan bölgelerin Arizona, Florida, Texas, Louisiana ve Nevada'nın güney kesimleriyle Alabama ve Mississippi olduğu belirlendi. Araştırmanın sonucuna göre, klima kullanımı her yıl ortalama 5.267 kişinin hayatını kurtarıyor. Chen, "Klimanın sağladığı fayda tartışılmaz, ancak aşırı kullanım karbon emisyonunu artırıyor ve iklim değişikliği riskini büyütüyor," dedi. Ayrıca, birçok bölgede klima için makul bir sınır olarak 75 derece Fahrenheit belirlendi. Chen, aşırı sıcakların giderek yaygınlaşmasıyla birlikte klima kullanımının daha da artacağını, bunun da küresel ısınma sorununu derinleştireceğini vurguladı.</p><h3>BM: Karbon salımı 25 yılda 7,2 milyar tona çıkacak</h3><p>Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Enerji Ajansı'nın raporlarına göre, dünya genelinde klima kullanımı hızla yükseliyor ve elektrik ihtiyacı rekor seviyelere ulaşıyor. Soğutma için harcanan enerjinin büyük bölümü fosil yakıtlardan sağlandığı için, atmosfere salınan karbon miktarı da artıyor. BM, önümüzdeki çeyrek yüzyılda klima kaynaklı karbon salımının 4,5 milyar tondan 7,2 milyar tona çıkacağını öngörüyor. Bu artış, küresel ısınmayı tetikleyen başlıca unsurlardan biri olarak gösteriliyor. Uzmanlar, klima alışkanlıklarının hem yaşam kalitesini artırdığını hem de iklim değişikliğiyle mücadelede yeni riskler yarattığını belirtiyor.</p><h3>Küresel enerji krizi ve iklim adaleti tartışmaları</h3><p>Klima kullanımı, aynı zamanda küresel enerji krizi ve sosyal adalet tartışmalarını da gündeme taşıyor. BM yetkilileri, İran savaşı sonrası tetiklenen enerji krizinin, Bangladeş, Kamboçya, Ürdün, Malezya, Filipinler, Seyşeller, Singapur ve Sri Lanka gibi ülkelerde klima kullanımına sınırlama getirilmesine yol açtığını açıkladı. Bu ülkelerde kamu binalarında klimanın ne kadar serinleteceği sınırlandı veya haftada bir gün kapalı kalma uygulaması başlatıldı. Uzmanlar, dünyadaki savunmasız nüfusun önemli bir kısmının klimaya erişimi olmadığını ve iklim değişikliğinden en fazla etkilenenlerin bu gruplar olduğunu vurguladı. Eylül ayında Singapur'da toplanacak Küresel Soğutma Taahhüdü toplantısı öncesinde, klima alışkanlıklarının küresel ısınmaya etkisi ve enerji adaleti konuları yeniden tartışılıyor.</p><p>Klima kullanımı, bir yandan aşırı sıcaklarda can kayıplarını önlerken, diğer yandan karbon salımını artırarak küresel ısınma sorununu büyütüyor. Uzmanlar, iklim değişikliğiyle mücadele için klima alışkanlıklarının gözden geçirilmesini ve enerji verimliliği yüksek çözümlerin yaygınlaştırılmasını öneriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/klima-binlerce-hayat-kurt-933_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290610</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/yasam/kotu-uyudugunuzu-hissediyorsaniz-saatiniz-aksini-soyleyebilir-290610</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:42:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kötü uyuduğunuzu hissediyorsanız saatiniz aksini söyleyebilir]]></title>
      <category><![CDATA[Yaşam]]></category>
      <description><![CDATA[Duke Üniversitesi ve Mayo Kliniği'nden bilim insanları, uyku izleyicisi kullanan bireylerin cihaz verilerine tamamen güvenmemesi gerektiğini vurguladı. Özellikle uykusuzluk çekenler ve yaşlılar için, bu cihazların sunduğu verilerin uyku kalitesiyle ilgili yanıltıcı olabileceği belirtildi. Araştırmanın sonuçları, uyku izleyicisi kullanımında dikkatli olunması gerektiğini ortaya koyuyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kötü uyuduğunuzu hissediyorsanız saatiniz aksini söyleyebilir]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, Duke Üniversitesi ve Mayo Kliniği'nin ortak çalışmasında, popüler uyku izleyicisi cihazlarının sunduğu verilerin güvenilirliği konusunda önemli bulgulara ulaştı. Fitbit ve Apple Watch gibi giyilebilir teknolojilerin, kullanıcıların gerçek uyku kalitesini ve ertesi gün hissettikleri yorgunluk düzeyini tam olarak yansıtamadığı ortaya çıktı. Sleep Medicine dergisinde yayımlanan bu kapsamlı inceleme, yaklaşık 2.000 katılımcının verilerini analiz ederek, uyku izleyicisi ile kullanıcıların öznel uyku deneyimi arasındaki farkları gözler önüne serdi. Özellikle uykusuzluk çekenler ve yaşlı bireyler için, cihazların sunduğu bilgiler ile gerçek uyku tatmini arasında ciddi bir uyumsuzluk olduğu belirtildi.</p><h3>Duke Üniversitesi'nden Srivali: 'Uyku izleyicisi verileri yanıltıcı olabilir'</h3><p>Duke Üniversitesi'nden pulmonolog Dr. Narat Srivali ve Mayo Kliniği'nden Dr. Wisit Cheungpasitporn'un yürüttüğü sistematik inceleme, uyku izleyicisi kullanan bireylerin cihazlardan elde ettikleri verilerin, öznel uyku kaliteleriyle sık sık çeliştiğini gösterdi. Araştırmada, Fitbit ve Apple Watch gibi cihazların uyku süresi ve düzeni hakkında makul geri bildirimler sunabildiği ancak uyku tatmini ve ertesi gün hissedilen yorgunluk gibi kişisel deneyimleri ölçmekte yetersiz kaldığı vurgulandı. Özellikle uykusuzluk şikayeti olan bireylerde, uyku izleyicisi verileri ile kişinin kendi değerlendirmesi arasındaki uyumun zayıf olduğu saptandı. Dr. Srivali, "Sağlıklı bireylerde uyku izleyicisi verileri genel sağlık takibinde yararlı olabilir; ancak uykusuzluk ya da ruh sağlığı sorunları yaşayanlarda bu cihazlar yanlış güven hissi yaratabilir" dedi.</p><h3>Fitbit ve Apple Watch'ta uyku kalitesi ölçümünde ciddi sapmalar</h3><p>İnceleme kapsamında değerlendirilen beş çalışmanın dördünde Fitbit, birinde ise Apple Watch kullanıldı. Araştırmaya göre, uyku izleyicisi ile kullanıcıların öznel uyku kalitesi değerlendirmeleri arasındaki uyum genellikle zayıf ile orta düzeyde kaldı. Özellikle uykusuzluk çekenlerde, Fitbit cihazlarının toplam uyku süresini yaklaşık yarım saat fazla tahmin ettiği ve uyku verimliliğini yüzde 8 oranında olduğundan fazla gösterdiği belirlendi. Buna karşılık, laboratuvar ortamında yapılan polisomnografi (PSG) testlerinde, katılımcıların uyku süreleri ve verimliliği normal seviyede ölçülse bile, birçok kişi sabahları yorgun ve dinlenmemiş hissederek uyanıyordu. Bu bulgular, uyku izleyicisi cihazlarının yalnızca nesnel parametreleri ölçebildiğini, ancak öznel uyku tatmini ve psikolojik iyi oluş gibi önemli unsurları yakalayamadığını gösterdi.</p><h3>Uyku izleyicisi verileriyle klinik değerlendirme arasındaki kopukluk</h3><p>Uyku izleyicisi ile hasta algısı arasındaki ilişki, bilim insanları tarafından "kötü tanımlanmış" olarak nitelendirildi. Araştırmacılar, klinik ortamlarda giderek daha fazla hastanın uyku izleyicisi verilerini doktorlarıyla paylaştığını, ancak bu verilerin uygun klinik müdahaleyi geciktirebileceğini belirtti. Özellikle depresyonu olanlar ve yaşlı yetişkinler için, cihazların sunduğu uyku kalitesi ölçümlerinin kişinin gerçek deneyimini yansıtmakta başarısız olduğu vurgulandı. Srivali ve Cheungpasitporn, uyku izleyicisi verilerinin zaman içindeki uyku süresi değişimlerini izlemek için faydalı olabileceğini, ancak doğrulanmış öznel değerlendirme araçlarının yerine geçmemesi gerektiğini ifade etti. Araştırmacılar, "Uyku izleyicisi verileriyle çelişen uyku şikayetleri olan bireyler, yalnızca cihaz sonuçlarına göre değerlendirilmemeli, daha kapsamlı klinik incelemelerden geçirilmelidir" uyarısında bulundu.</p><h3>Uykusuzluk ve depresyonu olanlarda uyku izleyicisi verileri ne kadar güvenilir?</h3><p>Analiz edilen çalışmalarda, uyku izleyicisi kullanan uykusuzluk hastalarında cihazların gece boyunca yaşanan uyanmaları yeterince tespit edemediği ortaya çıktı. Fitbit'in, iyi uyuyan bireylerde laboratuvar ölçümleriyle yüzde 82 oranında uyum sağladığı, ancak uykusuzluk çekenlerde bu oranın yüzde 39'a düştüğü belirtildi. Bu sonuç, uyku izleyicisi cihazlarının özellikle uyku bozukluğu yaşayanlarda yanılma payının oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Ayrıca, depresyonu olan kişilerde öznel uyku deneyimi ile cihaz verileri arasında daha da büyük bir kopukluk tespit edildi. Araştırmacılar, psikolojik iyi oluşun, cihazların ölçebileceği hareket ve kalp atış hızı gibi parametrelerin ötesinde, kişinin öznel deneyimiyle yakından ilişkili olduğunu belirtti. Bu nedenle, uyku izleyicisi kullanıcılarının cihaz sonuçlarını tek başına yeterli bulmaması gerektiği vurgulandı.</p><h3>Uzmanlardan uyku izleyicisi kullanıcılarına önemli tavsiyeler</h3><p>Norveç'te yapılan bir ankette, uyku izleyicisi kullanan veya kullanmış olan 461 kişinin büyük çoğunluğunun, cihazların uyku kalitesini artırdığına dair net bir fayda görmediği ortaya çıktı. Uykusuzluk çeken katılımcılar ise cihaz kullanımının, uykuya ilişkin olumsuz düşünceleri ve endişeleri artırabildiğini bildirdi. Araştırmacılar, uyku bozukluğu şüphesi olan bireylerin, uyku izleyicisi verilerinden ziyade, doktorlarına düzenli tuttukları uyku günlüklerini sunmalarının daha anlamlı olacağını belirtti. Ayrıca, depresyonu olanlarda uyku izleyicisi "çok fazla uyuma" gibi bazı belirtileri gösterebilse de, diğer depresyon semptomlarını tespit etmede yetersiz kaldığı ifade edildi. Sonuç olarak, bilim insanları, uyku izleyicisi kullananların cihazların sunduğu verilere aşırı güvenmemesi ve uyku kalitesini değerlendirmede daha bütüncül bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurguladı.</p><p>Uyku izleyicisi teknolojisi her geçen gün gelişse de, mevcut bulgular bu cihazların uyku kalitesi ve tatmini konusunda tek başına belirleyici olmadığını gösteriyor. Özellikle uykusuzluk veya ruh sağlığı sorunları yaşayan bireylerin, cihaz verilerine dayanarak yanlış güvenceye kapılmaması ve uzman görüşüne başvurması önem taşıyor. Uyku izleyicisi verileri, zaman içindeki değişimleri izlemek için yararlı olabilir; ancak öznel deneyimin ve klinik değerlendirmelerin önemi göz ardı edilmemeli.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kotu-uyudugunuzu-hissediy-417_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290609</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/ekonomi/borsa-haftaya-yukselisle-1401875-puandan-basladi-290609</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:41:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Borsa haftaya yükselişle 14.018,75 puandan başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 7 Eylül 2026 Pazartesi haftasına yüzde 0,05 yükselişle 14.018,75 puandan başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Borsa haftaya yükselişle 14.018,75 puandan başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>7 Eylül 2026 Pazartesi borsaya bakış... Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,57 değer kazanarak 14.012,42 puandan tamamlamıştı.</p><p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 6,34 puan ve yüzde 0,05 artışla 14.018,75 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,06 artarken, holding endeksi yüzde 0,05 geriledi.</p><p>Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 0,71 ile metal eşya makina, en çok gerileyen yüzde 2,58 ile bilişim oldu.</p><p>Küresel piyasalarda, ABD'de güçlü gelen tarım dışı istihdam verisinin ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artışı ihtimalini artırmasına karşın, yapay zeka alanındaki olumlu gelişmeler risk iştahını destekliyor.</p><p>Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Avro Bölgesi'nde büyüme verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.200 puanın direnç, 13.900 ve 13.800 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/borsa-haftaya-yukselisle--191_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290608</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/egitim/okullarda-uyum-egitimi-basladi-290608</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Okullarda uyum eğitimi başladı]]></title>
      <category><![CDATA[Eğitim]]></category>
      <description><![CDATA[Okul öncesi, ilkokul 1'inci sınıf ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerine yönelik "Okula Uyum Haftası" başladı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Okullarda uyum eğitimi başladı]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığınca, 2026-2027 eğitim öğretim yılında okul öncesi, ilkokula ve ortaokul 5'inci sınıfa başlayan öğrencilere yönelik Uyum Haftası, 11 Eylül'e kadar sürecek.</p><p>Uyum Haftası, okul öncesi eğitim ve ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri için 5, ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri içinse 3 gün olarak uygulanacak.</p><p>Bu kapsamda hazırlanan "Okul Öncesi Eğitim Okula Uyum Rehberi"nde 5 günlük uygulama çizelgesinin yanı sıra paydaşların sorumluluklarına, dikkat edilmesi gereken hususlara, oyun ve etkinlik örneklerine yer verildi.</p><p>Okul öncesi eğitim ile ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerini kapsayan programlar, eğitim öğretim yılı boyunca her ay uygulanacak şekilde planlandı.</p><p>Oyun temelli ve yaşantıya dayalı olarak tasarlanan modüller, okul-aile işbirliği çerçevesinde okul dışı öğrenme ortamlarını da kapsayacak şekilde eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/1-0709202612ad864a.jpg"/><p><b>İSTANBUL'DA 2 MİLYON 689 BİN 493 ÖĞRENCİ YENİ EĞİTİM DÖNEMİNE BAŞLIYOR</b></p><p>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre yeni eğitim öğretim yılı, uyum haftasıyla başlıyor.</p><p>2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesi İstanbul genelinde okul ve derslik yatırımları, bakım ve onarım çalışmaları, eğitim programları, okul güvenliği, dijital eğitim uygulamaları ve öğrenci gelişimini destekleyen projelere yönelik hazırlıklar gerçekleştirildi.</p><p>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli başta olmak üzere Milli Eğitim Bakanlığının yeni eğitim öğretim yılına ilişkin politikalarının İstanbul'daki tüm eğitim kurumlarında etkin biçimde uygulanması hedefleniyor.</p><p>Yeni eğitim öğretim yılında 216 bin 341 öğrenci 1. sınıfa, 239 bin 946 öğrenci 5. sınıfa, 227 bin 996 öğrenci de 9. sınıfa başlayacak. Bu üç kademeye yeni başlayacak toplam öğrenci sayısı 684 bin 283 olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/2-070920269048079e.jpg"/><p><b>82 YENİ OKUL VE 2 BİN 202 YENİ DERSLİK HİZMET VERECEK</b></p><p>Yeni dönem itibarıyla İstanbul'da 82 yeni okul ve 2 bin 202 yeni derslik hizmete alınacak. Bunların 8'i anaokulu, 23'ü ilkokul, 29'u ortaokul, 16'sı lise ve 6'sı özel eğitim okulundan oluşuyor.</p><p>Yeni dersliklerin 74'ü anaokullarında, 670'i ilkokullarda, 814'ü ortaokullarda, 532'si liselerde ve 112'si özel eğitim okullarında öğrencilerin kullanımına sunulacak.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığınca sağlanan bütçeyle İstanbul genelindeki 313 okulun bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştirildi.</p><p>İstanbul için planlanan 41 milyon 104 bin 163 ders kitabının 22 milyon 130 bin 381'inin ulaştırıldığı, kalan kitapların teslimat sürecinin devam ettiği belirtildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/3-070920268d660843.jpg"/><p><b>TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ UYGULANACAK</b></p><p>Yeni dönemde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencilerin akademik bilgilerinin yanı sıra beceri, değer, sosyal-duygusal gelişim ve hayatla ilişki kurma kapasitelerinin desteklenmesi hedefleniyor.</p><p>İstanbul'daki eğitim kurumlarında zümre çalışmaları, ölçme ve değerlendirme süreçleri, beceri edinimi ve gelişim raporları ile eğitim öğretim faaliyetlerinin model doğrultusunda yürütülmesine yönelik planlamalar gerçekleştirilecek.</p><p>Öğrencilerin öğrenme süreçlerinin sınıf ortamıyla sınırlı kalmaması amacıyla "okul dışı öğrenme ortamları" çalışmalarına da ağırlık verilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/5-07092026218ece28.jpg"/><p><b>ÇOCUKLARIN GELİŞİMİNE YÖNELİK ÇALIŞMALAR SÜRDÜRÜLECEK</b></p><p>"Maarifin Kalbinde Oyun", "Yaşam Becerileri Projesi", "Ailemle Eğitim Yolculuğum Projesi", "Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi" ve "Türk Dünyası Yolculuğu" çalışmaları, İstanbul'daki okullarda uygulanacak.</p><p>Okul ve çevre güvenliğine yönelik tedbirler, ilgili kurumlarla işbirliği içinde sürdürülecek. "Okulumda Sağlıklı Besleniyorum" çalışmaları ile Fiziksel Uygunluk Karnesi uygulaması da devam edecek.</p><p>Öğrencilerin eğitim süreçlerinden kopmalarının önlenmesi amacıyla devamsızlık takibi sürdürülecek. Özel eğitime ihtiyaç duyan öğrenciler için "Eğitsel Tarama ve Değerlendirme Bataryası" ile bireyselleştirilmiş eğitim programı süreçleri planlanacak ve takip edilecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/6-070920262118af0c.jpg"/><p><b>DİJİTAL PLATFORMLARIN KULLANIMI YAYGINLAŞTIRILACAK</b></p><p>EBA, MEBİ, OGM Materyal, HEMBA, Velivizyon, DİLİM, ÖBA ve Haberiniz Olsun platformlarının kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p><p>Akıllı tahtalarda Pardus işletim sistemine geçiş çalışmalarının tamamlanması ve Bakanlık Yönetim Sistemi veri girişlerinin etkin şekilde yürütülmesine yönelik tedbirler de yeni dönemin çalışma başlıkları arasında yer alıyor.</p><p>Mesleki ve teknik eğitimde işletmelerde beceri eğitimi ve staj süreçleri yakından takip edilecek. Destekleme ve yetiştirme kursları ihtiyaçlar doğrultusunda planlanacak.</p><p>Veli Randevu Sistemi uygulaması sürdürülürken ailelerin eğitim süreçlerine daha etkin katılım göstermeleri teşvik edilecek.</p><p>İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile ilçe milli eğitim müdürlüklerinin saha ziyaretlerinin artırılması planlanıyor.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, "İstanbul hazır. Okullarımız hazır. Öğretmenlerimiz hazır. Ve en önemlisi, çocuklarımızın geleceğini bugünden kurmaya hazırız. Çocuklarımızın zihnini bilgiyle donatırken kalbini değerlerimizle buluşturmayı, akademik başarısını yükseltirken şahsiyetini, iradesini, merhametini ve sorumluluk duygusunu geliştirmeyi önemsiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Öğretmenlerin eğitim sistemindeki belirleyici rolüne dikkati çeken Yentür, şunları kaydetti:</p><p>"Binalar yapabiliriz, teknolojiyi yenileyebiliriz, programlar hazırlayabiliriz fakat bütün bunları çocuğun hayatında anlamlı hale getiren öğretmendir. İstanbul'da 157 bin 418 öğretmenimiz, Türkiye'nin yarınlarını yetiştirmek üzere sınıflarının başında. Köklerinden güç alan, çağın imkanlarını kullanan, dünyayı okuyabilen, ülkesine güvenen, değerleriyle barışık, bilgili, becerili ve erdemli bir nesil yetiştirmek istiyoruz.</p><p>Türkiye Yüzyılı'nın eğitim vizyonunu İstanbul'un her okuluna, her sınıfına, her sırasına ve her çocuğuna ulaştırmak için çalışmaya devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/okullarda-uyum-egitimi-ba-730_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290607</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kolombiyada-askeri-birlige-ihali-saldiri-3-asker-hayatini-kaybetti-290607</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:37:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kolombiya'da askeri birliğe İHA'lı saldırı! 3 asker hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kolombiya'nın kuzeydoğusundaki Norte de Santander bölgesinde, ELN tarafından düzenlenen insansız hava aracı saldırısı sonucu üç asker yaşamını yitirirken, dört asker de yaralandı. Olay, Venezuela sınırındaki stratejik bölgede güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kolombiya'da askeri birliğe İHA'lı saldırı! 3 asker hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kolombiya'nın kuzeydoğusunda yer alan Norte de Santander bölgesindeki Ocaña kentinde, Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) tarafından düzenlenen insansız hava aracı saldırısında üç asker hayatını kaybetti, dört asker ise yaralandı. Saldırı, Cuma akşamı askeri bir tesisi hedef aldı. Kolombiya ordusu, patlayıcı yüklü insansız hava araçlarının kullanıldığı saldırının ardından bölgede çatışmaların yaşandığını açıkladı. Olayda iki asker olay yerinde yaşamını yitirirken, ağır yaralanan bir asker ise kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı. Yaralı dört askerin tedavisi ise sürüyor.</p><h3>Kolombiya ordusu: ELN saldırılarına karşı önlemler artıyor</h3><p>Kolombiya ordusu, saldırının ardından bölgede güvenlik önlemlerini artırdı. Yetkililer, saldırının ELN tarafından organize edildiğini ve askeri birliğin hedef alınmasının tesadüf olmadığını belirtti. Uzmanlara göre, ELN'nin insansız hava aracı kullanması, örgütün teknolojik kapasitesini ve stratejik hedeflere yönelik tehdit seviyesini yükseltiyor. Kuzeydoğu Kolombiya, Venezuela sınırına yakınlığı ve koka üretimiyle bilinen Catatumbo bölgesinin bir parçası olması nedeniyle, silahlı grupların sık sık çatıştığı bir bölge olarak öne çıkıyor. Son saldırı, bu bölgede güvenlik güçlerinin karşı karşıya olduğu riskleri bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Cumhurbaşkanı Espriella: 'Devletin gücüyle karşılık vereceğiz'</h3><p>Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella, saldırıya sert tepki gösterdi. Espriella, hayatını kaybeden askerler için başsağlığı dilerken, "Her bir polis ve askerin öldürülmesine karşı devletin tüm meşru gücünü suçluların üzerine yönlendireceğiz" ifadelerini kullandı. Espriella'nın açıklamaları, ELN'nin son dönemde artan saldırılarına karşı devletin kararlılığını vurguladı. Güvenlik uzmanları ise, ELN'nin bölgede varlığını sürdürmesinin ve FARC'ın eski üyeleriyle iş birliği yapmasının, sınır bölgelerinde istikrarsızlığı derinleştirdiğine dikkat çekiyor. Ağustos ayında Cucuta'da yaşanan polis karakolu saldırısı ve bu hafta başında gerçekleşen araç bombalı saldırı, ELN'nin bölgedeki faaliyetlerinin sürdüğünü gösteriyor.</p><p>Kolombiya'nın kuzeydoğusunda artan ELN saldırıları, hem askeri personel hem de siviller için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Güvenlik güçleri, insansız hava aracı saldırılarına karşı yeni önlemler alırken, bölgedeki istikrarsızlık ve şiddet riski endişe yaratmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kolombiyada-askeri-birlig-339_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290606</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/avustralyada-sosyal-medya-algoritmalarina-yeni-duzenleme-kullanicilar-akislarini-kapatabilecek-290606</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:35:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Avustralya'da sosyal medya algoritmalarına yeni düzenleme! Kullanıcılar akışlarını kapatabilecek]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Avustralya hükümeti, sosyal medya platformlarında algoritma kullanımına yönelik tarihi bir adım atmaya hazırlanıyor. İletişim Bakanı Anika Wells'in öncülüğünde hazırlanan yasa taslağı, kullanıcıların algoritmaları kapatma hakkını gündeme getirirken, teknoloji devlerine ağır yaptırımlar öngörüyor.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Avustralya'da sosyal medya algoritmalarına yeni düzenleme! Kullanıcılar akışlarını kapatabilecek]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya hükümeti, sosyal medya kullanıcılarının algoritmalar üzerinde kontrol sahibi olmasını sağlayacak yeni bir yasa taslağını bu hafta sunmaya hazırlanıyor. İletişim Bakanı Anika Wells'in liderliğinde hazırlanan düzenleme, Meta, Google ve TikTok gibi dev teknoloji şirketlerinin, algoritmaları kapatma seçeneğini kullanıcılarına sunmasını zorunlu kılıyor. Tasarı, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen platformlara ciddi cezalar öngörüyor. Avustralya, geçen yıl 16 yaş altı bireyler için sosyal medya kullanımına yönelik kısıtlamalarıyla dünya çapında dikkat çekmişti. Şimdi ise, algoritmaların kullanıcı deneyimi üzerindeki etkisini tartışmaya açarak, sosyal medya alanında bir ilke daha imza atmayı hedefliyor.</p><h3>Anika Wells: 'Kullanıcıya daha fazla seçenek sunacağız'</h3><p>İletişim Bakanı Anika Wells, yeni yasa taslağıyla sosyal medya algoritmalarına yönelik temel güvenlik standartları getirilmesini amaçladıklarını açıkladı. Wells, Avustralyalıların sosyal medya akışlarında ne göreceklerine dair daha fazla kontrol sahibi olmalarını istediklerini vurguladı. Bakan, algoritmanın bazı kullanıcılar için faydalı olabileceğini, örneğin yerel işletmelerin tanıtımı gibi avantajlar sağladığını belirtti. Ancak, büyük teknoloji şirketlerinin kullanıcıya algoritmaları kapatma hakkını sunmasının şart olduğunu dile getirdi. Bakan Wells, bu adımın sansür değil, risklerin tanımlanması ve platformların kendi içeriklerinde güvenliği artırması için gerekli bir önlem olduğunu ifade etti. Ayrıca, yasa tasarısının detaylarının oluşturulmasında uzman görüşlerinden de yararlanacaklarını kaydetti.</p><h3>Muhalefetten 'ifade özgürlüğü' ve sansür tartışması</h3><p>Yeni düzenleme, siyasi arenada da tartışmalara yol açtı. Liberal Parti lideri Angus Taylor, hükümetin bu adımını 'sosyal medyada sansür girişimi' olarak nitelendirdi. Taylor, İşçi Partisi'nin öncelikle mevcut sosyal medya yasaklarındaki eksiklikleri gidermesi gerektiğini savundu. Muhalefetten bazı isimler ise algoritma düzenlemesini prensipte desteklerken, ifade özgürlüğünün kısıtlanabileceği endişesini dile getirdi. Bakan Wells ise, bu düzenlemenin sansür amacı taşımadığını, esas hedefin teknoloji firmalarının riskleri tanımlayarak önlem almasını sağlamak olduğunu belirtti. Şu ana kadar hiçbir platformun yaş yasağını ihlal nedeniyle cezalandırılmadığına dikkat çeken Wells, algoritma konusunda ise daha net ve bağlayıcı kurallar getirmeyi amaçladıklarını söyledi.</p><h3>Algoritma tartışmasında cinsel şiddet ve zararlı içerik vurgusu</h3><p>Geçtiğimiz hafta Avustralya Ulusal Basın Kulübü'nde konuşan ünlü onay savunucusu Chanel Contos, algoritmik sosyal medya akışlarının gençleri zararlı içeriklere maruz bıraktığını öne sürdü. Contos, algoritmaların cinsel şiddetin yaygınlaşmasına ve kadın düşmanı içeriklerin gençler arasında yayılmasına katkı sağladığı uyarısında bulundu. Bu nedenle, algoritmaların devre dışı bırakılması için kullanıcıya net bir seçenek sunulmasının önemine dikkat çekti. Hükümetin hazırladığı taslak, yalnızca algoritmalarla sınırlı kalmıyor; sosyal medya platformlarının illegal pornografi ve düzensiz yeme davranışlarını teşvik eden videolar gibi zararlı içeriklerin yayılmasını engelleme yükümlülüğünü de içeriyor. Tasarının önümüzdeki günlerde parlamentoya sunulması bekleniyor.</p><p>Avustralya'nın sosyal medya algoritmalarına yönelik bu yeni adımı, hem kullanıcıların dijital haklarını hem de platformların sorumluluklarını yeniden tanımlayacak gibi görünüyor. Tasarının yasalaşması halinde, teknoloji şirketlerinin Avustralya'daki faaliyetlerinde köklü değişiklikler yaşanması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/avustralyada-sosyal-medya-933_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290605</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/delhide-yurt-binasi-faciasi-6-ogrenci-hayatini-kaybetti-290605</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:34:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Delhi'de yurt binası faciası! 6 öğrenci hayatını kaybetti]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Hindistan'ın başkenti Delhi'de, Satya Niketan semtindeki bir yurt binasının çökmesi sonucu en az altı kişi hayatını kaybetti. Olayda çok sayıda öğrencinin mahsur kaldığı bildirildi. Kurtarma ekipleri enkaz altında kalanlara ulaşmak için yoğun çaba harcıyor. Delhi Başbakanı Rekha Gupta, çöküşün nedenine ilişkin açıklamalarda bulundu ve bölgedeki risklere dikkat çekti.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Delhi'de yurt binası faciası! 6 öğrenci hayatını kaybetti]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan'ın başkenti Delhi'de, üniversite öğrencilerinin yoğun olarak yaşadığı Satya Niketan semtinde bulunan beş katlı bir yurt binası pazar günü öğle saatlerinde aniden çöktü. Olayda en az altı kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda öğrencinin ise enkaz altında mahsur kaldığı belirtildi. Kurtarma çalışmaları hızla başlatılırken, yetkililer binada bulunanların sayısının tam olarak bilinmediğini açıkladı. Delhi Üniversitesi'nin Güney Kampüsü'ne yakın konumda yer alan yurt binasında çöküş anında iki ila dört düzine kişinin bulunduğu tahmin ediliyor. Görgü tanıkları, binanın çöküşü sırasında büyük bir gürültü ve yoğun toz bulutu oluştuğunu ifade etti. Olayın ardından bölgeye çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Delhi Başbakanı Rekha Gupta, çöküşün nedeninin bodrumdaki onarım çalışmaları ve su birikintisi olduğunu vurguladı. Enkazdan şu ana kadar 12 kişi kurtarıldı; altı kişi hayatını kaybetti, diğer altı kişi ise hastanede tedavi altına alındı. Yetkililer, mahsur kalanlara ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor.</p><h3>Başbakan Gupta: 'Enkazın %80'i temizlendi, risk devam ediyor'</h3><p>Olayın ardından açıklama yapan Delhi Başbakanı Rekha Gupta, kurtarma operasyonunun büyük bölümünün tamamlandığını, ancak bodrum katında hâlâ enkaz bulunduğunu belirtti. Gupta, "Şu ana kadar 12 kişi kurtarıldı; altı kişi hayatını kaybetti, diğer altısı ise stabil durumda. Tüm ailelerle iletişim halindeyiz ve mağduriyet yaşanmaması için her türlü çabayı gösteriyoruz. Çocuklar uygun tıbbi tedavi alıyor," dedi. Başbakan, çöküşün temel nedenleri arasında binanın bodrum katındaki onarım çalışmaları ile su birikintisinin yapının zayıflamasına yol açtığını söyledi. Ayrıca, önlem olarak bitişikteki binanın da tahliye edildiği ve bu binanın yıkılmasının planlandığı açıklandı. Yerel medya, kurtarma ekiplerinin enkaz altında kalanlara ulaşmak için zamana karşı yarıştığını, mahsur kalan bazı öğrencilerin ise telefonla yardım çağrısında bulunduğunu aktardı.</p><h3>Satya Niketan'da öğrenci yurtları tehlikede: Denetim eksikliği ölümlere yol açıyor</h3><p>Satya Niketan, Delhi Üniversitesi'nin Güney Kampüsü'ne yakınlığı nedeniyle binlerce öğrencinin barındığı bir bölge olarak biliniyor. Uygun fiyatlı yurtlar ve misafirhaneler, kampüs yetersizliği nedeniyle öğrenciler için ilk tercih olurken, bu binaların çoğunun yapısal güvenliği tartışmalı durumda. Görgü tanıkları ve bölgedeki öğrenciler, çöken binanın uzun yıllardır öğrencilere ev sahipliği yaptığını ve aylık kira bedellerinin uygun olması nedeniyle tercih edildiğini söyledi. Ancak, yurt binasının bodrumunda yapılan kazı çalışmaları ve sürekli yağışların binanın dayanıklılığını azalttığı belirtildi. Birçok öğrenci, Satya Niketan'daki binaların "aşırı yüklü" olduğunu ve herhangi bir denetimden geçmediğini vurguladı. Olay sırasında odasında bulunan bir öğrenci, kurtarıldıktan sonra hastaneye kaldırıldı. Bölgedeki yurtların çoğunun benzer riskler taşıdığı, önceki yıllarda da Delhi'de çok sayıda bina çöküşü yaşandığı ifade edildi. Son üç yılda Delhi'de binin üzerinde bina çöküşü kayıtlara geçti ve bu olaylar onlarca kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı.</p><h3>Polis ve yetkililer sorumluların peşinde: Soruşturma başlatıldı</h3><p>Delhi polisi, çöken yurt binasının sahibine karşı dava açıldığını ve arama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Binanın yaklaşık 40-50 yıllık olduğu, ancak 100 yıllık bir kiralama sözleşmesiyle kullanıldığı belirtildi. Kiracının binayı genişletmek ve gelir elde etmek amacıyla bodrumda izinsiz kazı yaptığı iddia edildi. Belediye yetkilileri, son dönemde binada yapılan yapısal değişikliklerin çöküşte etkili olabileceğini, ancak kesin nedenin henüz belirlenemediğini ifade etti. Sürekli yağmurun ve olası su sızıntılarının binanın temelini zayıflatmış olabileceği üzerinde duruluyor. Hindistan Ulusal Öğrenci Birliği, hükümetten olayın detaylı biçimde araştırılmasını ve sorumluların cezalandırılmasını talep etti. "Öğrencilerin ve halkın güvenliği konusundaki ihmal hiçbir şekilde tolere edilmeyecek," açıklamasında bulunuldu. Delhi'de yaşanan bu son facia, öğrenci yurtlarının yapısal güvenliği ve denetim eksikliği konusunu yeniden gündeme taşıdı.</p><h3>Geçmişteki çöküşler ve öğrenci güvenliğine yönelik çağrılar artıyor</h3><p>Delhi'de son yıllarda yaşanan bina çöküşleri, kentteki yapı güvenliği sorununu gözler önüne seriyor. Geçen yıl kuzeydoğu Delhi'deki bir konut binasının çökmesi sonucu 11 kişi hayatını kaybetmişti. 2024'te ise bir sınav koçluk merkezinin bodrumunda mahsur kalan üç öğrenci boğularak yaşamını yitirdi. Uzmanlar, zayıf temel, yetersiz inşaat malzemesi ve niteliksiz işçilik gibi faktörlerin bu tür facialara davetiye çıkardığını belirtiyor. Satya Niketan'daki yurt binası çöküşü, öğrenci barınma koşullarının acilen iyileştirilmesi ve denetimlerin sıklaştırılması gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu. Olay, hem öğrenciler hem de aileleri arasında büyük endişe yarattı. Yetkililer, kurtarma çalışmalarının tamamlanmasının ardından detaylı teknik inceleme ve yasal süreç başlatılacağını bildirdi. Öğrenci temsilcileri ise, güvenli barınma hakkı için hükümete çağrıda bulundu.</p><p>Delhi'de yaşanan yurt binası faciası, kentteki yapı güvenliği sorunlarının ve denetim eksikliğinin acil olarak ele alınması gerektiğini bir kez daha gösterdi. Olayda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyen yetkililer, benzer faciaların önlenmesi için kapsamlı önlemler alınacağını açıkladı. Öğrenciler ve aileleri, Satya Niketan başta olmak üzere tüm yurt binalarında denetimlerin sıklaştırılmasını ve sorumluların adalet önünde hesap vermesini talep ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/delhide-yurt-binasi-facia-522_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
    <item>
      <guid isPermaLink="false">news.290604</guid>
      <link>https://www.yirmidort.tv/dunya/kuzey-kore-ikinci-deniz-destroyerini-hizmete-soktu-kim-jong-un-nukleer-caydiriciligi-gucle-290604</link>
      <pubDate>2026-09-07T10:25:00+03:00</pubDate>
      <title><![CDATA[Kuzey Kore ikinci deniz destroyerini hizmete soktu! Kim Jong Un nükleer caydırıcılığı güçlendirme sözü verdi]]></title>
      <category><![CDATA[Dünya]]></category>
      <description><![CDATA[Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Wonsan limanında düzenlenen törenle ikinci deniz destroyerini donanmaya kattı ve daha güvenilir bir nükleer caydırıcılık sistemi kurulması gerektiğini vurguladı. ABD, Güney Kore ve Japonya ise aynı dönemde Jeju açıklarında beş günlük Freedom Edge tatbikatını başlattı.]]></description>
      <subtitle><![CDATA[Kuzey Kore ikinci deniz destroyerini hizmete soktu! Kim Jong Un nükleer caydırıcılığı güçlendirme sözü verdi]]></subtitle>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, ülkesinin ikinci deniz destroyerini resmi törenle hizmete aldı ve düşmanlarına karşı daha güçlü, daha güvenilir bir nükleer caydırıcılık altyapısı oluşturulması çağrısında bulundu. Devlet medyası bu gelişmeyi Pazartesi günü duyururken, tam da aynı zaman diliminde ABD, Güney Kore ve Japonya üçlü bir askeri tatbikat başlattı. Kim'in bu tatbikatı doğrudan bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirdiği biliniyor. Bölgede artan gerilim, hem deniz kuvvetleri yarışını hem de diplomatik çıkmazı derinleştiriyor.</p><h3>Kang Kon destroyeri Wonsan'da törenle donanmaya katıldı</h3><p>Kang Kon adlı destroyer, Pazar günü doğu liman kenti Wonsan'da gerçekleştirilen kapsamlı bir törenle Kuzey Kore donanmasına dahil edildi. Törene bizzat Kim Jong Un'un yanı sıra, Güney Kore istihbarat servisi tarafından muhtemel varis olarak tanımlanan genç kızı da katıldı. Devlet medyasının yayımladığı fotoğraflarda, beyaz elbise ve blazer ceket giyen kızın kırmızı halıda babasının yanında yürüdüğü, savaş gemisini gezdiği ve denizcilerle birlikte poz verdiği görüldü. Bu görüntüler, Kuzey Kore'nin iktidar geçişine dair verdiği sinyaller açısından uluslararası gözlemcilerin dikkatini çekti. Kızın bu denli yüksek profilli bir askeri etkinlikte boy göstermesi, rejimin geleceğe yönelik planlarını açıkça sergilediği şeklinde yorumlandı.</p><h3>Kuzey Kore'nin destroyerleri nükleer silah taşıma kapasitesine sahip</h3><p>Yeni hizmete giren Kang Kon ve Haziran ayında donanmaya katılan Choe Hyon, her biri 5.000 tonluk iki destroyer olarak Kuzey Kore'nin en büyük ve en gelişmiş savaş gemileri kabul ediliyor. Devlet medyası, bu gemilerin hem konvansiyonel hem de nükleer silah taşıma kapasitesine sahip olduğunu duyurdu. Uzmanlara göre her iki destroyer büyük olasılıkla Rus teknik desteğiyle inşa edildi. Temmuz ayında Kuzey Kore, Kang Kon destroyerinden nükleer kapasiteli seyir füzelerini başarıyla test ettiğini açıkladı. Bu test, geminin yalnızca sembolik değil, operasyonel açıdan da ciddi bir tehdit unsuru olduğunu ortaya koydu. Destroyerlerin silah ve radar sistemlerinin hem saldırı hem de savunma yeteneklerini önemli ölçüde artıracağı dış uzmanlar tarafından vurgulandı.</p><h3>Kim Jong Un: 'Düşmanların endişeleri kesinlikle derinleşecek'</h3><p>Törendeki konuşmasında Kim Jong Un, art arda gelen gemi ilavelerinin düşmanlara korku saldığını ifade etti. Kim, Kuzey Kore donanmasının nükleer silahlanmasının, nükleer caydırıcılığı daha çeşitli ve pratik biçimde kullanılabilir hale getirdiğini söyledi. "Düşmanların endişeleri kesinlikle derinleşecek" diyen Kim, "Nükleer savaş caydırıcımızın çeşitli ve etkili operasyonunu uygulamaya koymak, deniz savunması ve savaş caydırıcılığı için askeri faaliyetlerimizi daha da güçlendirmek amacıyla daha güçlü ve güvenilir bir nükleer savaş caydırıcısı daha net bir şekilde kurmalıyız" dedi. Bu sözler, Kuzey Kore'nin nükleer donanma stratejisini ne denli ciddiye aldığını bir kez daha gözler önüne serdi.</p><h3>Kim, donanma modernizasyonunu öncelikli hedef haline getirdi</h3><p>Yıllarca balistik füze geliştirme programına ağırlık veren Kim Jong Un, son dönemde odağını giderek artan biçimde donanmanın modernizasyonuna çevirdi. Pazar günkü konuşmasında Kim, birkaç yıl öncesine kadar Kuzey Kore donanmasının görevine uygun savaş gemilerinden yoksun olduğunu açıkça kabul etti. Bu itiraf, yaşanan dönüşümün boyutlarını anlamak açısından dikkat çekici bir ayrıntı olarak değerlendirildi. Kim ayrıca sekiz ay içinde kamuoyuyla paylaşılacak başka bir "önemli" deniz ilerlemesinin peşinde olduklarını duyurdu. Pek çok gözlemci, bu projenin Kim'in daha önce hedef olarak belirlediği nükleer güçle çalışan bir denizaltı edinme planıyla doğrudan bağlantılı olabileceğini öne sürdü. Böyle bir denizaltının hizmete girmesi, bölgedeki stratejik dengeleri kökten değiştirebilecek bir gelişme olarak nitelendiriliyor.</p><h3>ABD, Güney Kore ve Japonya Freedom Edge tatbikatını başlattı</h3><p>Pazartesi günü ABD, Güney Kore ve Japonya, Güney Kore'nin güneyindeki Jeju adasının açıklarındaki sularda beş günlük Freedom Edge tatbikatını resmen başlattı. Güney Kore ordusu, tatbikatın doğası gereği savunma amaçlı olduğunu ve Kuzey Kore'nin nükleer tehditlerine karşı ortak müdahale kabiliyetini güçlendirmeyi hedeflediğini açıkladı. Tatbikata üç ülkenin önemli deniz ve hava askeri varlıklarının katıldığı belirtildi. Bu üçlü tatbikat, bölgedeki askeri iş birliğinin derinleştiğinin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi. Kuzey Kore ise bu tür tatbikatları her seferinde doğrudan kendisine yönelik bir provokasyon olarak nitelendiriyor.</p><h3>Kuzey Kore, ABD'yi çatışmacı tutumla suçladı</h3><p>Geçen hafta Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı, ABD'yi Kuzey Kore'ye karşı çatışmacı duruşunu daha açık biçimde ortaya koymakla suçladı. Bakanlık, Freedom Edge tatbikatını ve ABD yetkililerinin Kuzey Kore'nin tamamen nükleerden arındırılmasına kararlı kalmaya devam ettiğine dair açıklamalarını kanıt olarak gösterdi. Bu sert tepki, Pyongyang'ın Washington ile arasındaki güven bunalımının ne kadar derin olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Kuzey Kore, ABD'nin söylem düzeyinde uzlaşma sinyalleri verse bile eylemlerinin tam tersini yansıttığını savunuyor.</p><h3>Trump'ın tatbikat kısıtlaması Kim'i yumuşatamadı</h3><p>21 Ağustos'ta ABD ve Güney Kore orduları, yıllık Ulchi Freedom Shield tatbikatını başlangıçta planlanandan altı gün önce sonlandırdı. Bu karar, Başkan Trump'ın Pentagon'a tatbikatı "önemli ölçüde azaltma" talimatı vermesinin ardından geldi. Trump, tatbikatı bir işgal provası olarak gören Kim Jong Un ile kurduğu iyi ilişkiyi gerekçe gösterdi. Ancak Kim'in kız kardeşi ve üst düzey yetkilisi Kim Yo Jong, Trump'ın bu uzlaşma girişimini küçümsedi. Kim Yo Jong, tatbikatı yalnızca kısaltmanın onun "provokatif ve saldırgan doğasını" değiştirmeyeceğini açıkça ifade etti. Kuzey Kore, ABD-Güney Kore tatbikatına yanıt verme tehdidini de yerine getirerek denize doğru yaklaşık 10 kısa menzilli balistik füze fırlattı. Bu füze denemeleri, Pyongyang'ın sözlerinin arkasında durduğunu ve askeri kapasitesini sergilemekten çekinmediğini gösterdi.</p><h3>Diplomatik çıkmaz derinleşiyor, Kim'in eli güçleniyor</h3><p>Kim Jong Un daha önce, ABD'nin Kuzey Kore'ye karşı "düşmanca politikasını" terk etmesi ve Kuzey Kore'nin nükleer devlet statüsüne saygı göstermesi halinde müzakerelere geri dönebileceğini belirtmişti. Ancak Kim ile Trump arasındaki önceki diplomasi süreci, Kuzey Kore'nin sınırlı bir nükleerden arındırma adımı karşılığında ne kadar ekonomik fayda elde etmesi gerektiğine dair derin anlaşmazlıklar yüzünden 2019'da çöktü. Aradan geçen sürede Kuzey Kore nükleer programını önemli ölçüde ilerletti, Rusya ve Çin ile bağlarını belirgin biçimde derinleştirdi. Uzmanlar, Kim'in şu anda geçmişe kıyasla çok daha güçlü bir pazarlık konumunda olduğunu değerlendiriyor. Nükleer caydırıcılık kapasitesinin deniz kuvvetlerine de yayılması, bu kaldıracı daha da artıran kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillendiği bu süreçte, hem askeri hem de diplomatik cephede gerilimin tırmanmaya devam edeceği öngörülüyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://mediacdn.yirmidort.tv/Documents/yirmidorthaber/images/2026/09/07/kuzey-kore-ikinci-deniz-d-465_2.jpg" type="image/jpeg" width="1200" height="700" expression="full">
        <media:credit role="author" scheme="urn:eb"><![CDATA[Yirmidört]]></media:credit>
      </media:content>
    </item>
    <author><![CDATA[Yirmidört]]></author>
    <dc:creator><![CDATA[Yirmidört]]></dc:creator>
  </channel>
</rss>